2-10: ZİNA SUÇU VE CEZASI
Bu girişten sonra ayetler, doğrudan doğruya sosyal bir pislik olan zinayı gündeme getiriyor. Hem de zina edenlere verilmesi gereken cezayı ilk başta zikrederek.
“Zina eden kadın ve zina eden erkeğin her birine yüz değnek vurun. Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsanız, Allah’ın dini konusunda sizi bir acıma tutmasın. Onlara verilen cezaya da mü’minlerden bir grup şahit olsun.” (ayet: 2)
Cezanın caydırıcılık özelliği taşıması için halkın gözü önünde yapılması gerekiyor. Vurulacak sopanın “değnek” ifadesi ile ne çok kalın ne de çok ince olmaması, öldürme veya sakat bırakma gayesi olmadan, suçun önemi göz önünde bulundurularak, acı verecek şekilde uygulanması gerekir.
Bu konu gibi ceza hukukunu ilgilendiren hükümlerin uygulaması, fertlerin insiyatifinde değildir. İslam devletinin ilgili kurumlarının yetkisindedir.
Allah, İslam toplumunun ahlaki temellerinin sağlam olmasını istiyor. Toplumsal fesadın körükleyicisi olan zinanın kökünün kazınması için zinakârları dışlıyor. Onları toplumun gözünde alçaltıyor ve mü’minlere zinakarlarla evlenmeyi yasaklıyor.
“Zinakâr adam ancak zinakâr veya müşrik kadınla evlenebilir. Zinakâr bir kadın da ancak zinakar ve müşrik bir erkekle evlenebilir. Bu mü’minlere haram kılınmıştır.”(ayet: 3)
Toplumumuzda yaygın kanaate göre, erkek, zina ettiği zaman, bunun adı, kaçamak ve çapkınlıktır; Kadın zina ettiği zaman “fahişe”. Erkeğin yaptığı erkekliğini ispatlamak olarak algılanır, kadının ise kötü yola düşmek şeklinde yorumlanır. Oysa Allah katında kadın ile erkeğin, işlediği günah yönünden hiçbir fark yoktur. Kadın ne kadar kötüleniyorsa, erkek de o kadar kötülenir.
Mü’min bir aile, kızını zinakâr bir erkekle evlendiremez. Mü’min bir erkek de bir fahişe ile evlenemez. Ancak tevbe etmiş ve halini düzeltmiş olanlar hariçtir.
Allah, zinakârlık ile müşrik özellikleri taşıyanlarla evlenmeyi yasaklayarak, zina ile şirk arasında bir bağ kuruyor. Zinanın şirk kadar tehlikeli bir pislik olduğunu vurguluyor.
Zina İftirası: Allah zinayı haram kıldığı gibi; iffetli, namuslu kadınlara zina iftirası atmayı da büyük bir suç olarak görüp, böyle iftiralarla İslam toplumunun temelini oluşturan ailenin güvenini sarsıcı hareketlerin cezalandırılmasını istiyor.
“Namuslu kadınlara iftira atan sonra da dört şahid getiremeyen kimselere seksen değnek vurun. Ve bir daha onların şahitliklerini kabul etmeyin. İşte onlar fasıklardır.”(ayet: 4)
Namussuz kadınlara zina iftirası atmanın hükmü değil, namuslu kadınlara iftira atmanın hükmü veriliyor. Bu hüküm, iftira edip de sonra bu iftirasını ispatlayamayan iftiracıya 80 değnek vurulması ve bir daha şahitliklerinin geçerli olmamasıdır. Allah, onları fasık olarak nitelendiriyor. Çünkü onlar, bozgunculuk yapıyorlar, yuva yıkıyorlar.
“Ancak bundan sonra, tevbe edenler ve hallerini düzeltenler hariçtir. Şüphe yok ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir.” (ayet: 5)
Daha önce zinakar iken veya namuslu bir kadına zina iftirası atmış iken daha sonra tevbe edip, halini düzelten kimse fasıklıktan kurtulur ve Allah onu bağışlar. |