| .
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 1.653
Teşekkür etti: 577
Teşekkür aldı: 597 konuda 1.300 kere
| Namazda ve dışında Takke ve Sarık
Takke
Yarım küre biçiminde ince, hafif, siperliksiz başlık.
Takke kelimesi Arapçadır. Aslı "takiyye"dir. Takiyye'nin kök harfleri "v-k-y"dir. O da korumak, düzene k****k demektir. Takke, başı terden koruduğu için, bu isimle isimlendirilmiştir .
Namaz için kullanılan takkeye namaz takkesi dendiği gibi, yatarken kullanılan takkeye de, yatak takkesi ya da şeb takkesi denir. Eskiden külah, fes, kavuk vb. başlıkların içine, başlığın terden kirlenmesini önlemek için kullanılan takkelere de, arakçin ya da terlik denirdi.
İslâm aleminin çeşitli yerlerinde, değişik takkeler kullanılmaktadır. Genelde beyaz renk tercih edilmekle beraber, diğer renklerden de takkeler kullanıldığı olur. Ekseriyetle takkeler iplikten örme olurlar. Bununla berâber, çeşitli kumaşlardan dikilerek yapılanları da vardır. Bunun en güzel görünümü, hac mevsiminde Mekke, Medine, Arafat vb. mukaddes topraklarda meydana gelmektedir. Değişik renk ve yapıda olan takkeler, oralarda bir arada görülmektedirler.
Dinî kaynaklarda adı geçen kalensöve hem takke ve hem de fes, kalpak, külah gibi başa giyilen diğer bazı giysiler için de kullanılır.
Sarık takkeden daha faziletlidir. Herhangi bir başlıkla namaz kılmak, başı açık kılmaktan daha faziletlidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bedir’de, Huneyn’de sarıklı melekler yardım etti. Sarık, müminle, kâfiri ayırt edici bir alamettir.) [Deylemi]
(Takke üzerine sarık sarmak, müşriklerle aramızdaki farktır. Sarığın her dolaması için bir nur ihsan olunur.) [İ.Maverdi]
(Sarıkla kılınan iki rekat namaz, sarıksız kılınan 70 rekat namazdan daha efdaldir.) [Ebu Nuaym]
İbni Asakir’in bildirdiği hadis-i şerifte, (Resulullah, sarığın altına ve sarık sarmadan da takke giyerdi) buyurulmaktadır.
Müslim’in bildirdiği hadis-i şerifte, (Resulullah, sarık sardığında, ucunu iki küreği arasına [iki karış kadar] uzatırdı) buyurulmaktadır. (Mevahib-i Ledünniyye)
Ayrıca Şafii mezhebinde de başı sarık veya takke ile örtmek sünnettir. (Fetava i kübra c.1, s.169)
Dört mezhepte de takke sarığın yerini tutmaz, ama takke başı kapattığı için namazı mekruh etmekten korur. Sarıkla kılmak elbette daha faziletlidir.
Semavi dinlerin tamamında başın örtülmesi gibi bir gelenek olduğuna göre bunun dinen tercih edildiğini söyleyebiliriz. Ancak bilindiği gibi bu durum İslam’da bir zorunluluk/farz ya da vacip değildir. Ayrıca namazda olmakla namaz dışında olmak arasında da bir fark yoktur. Bunun sünnet olduğu söylenebilir. Fakat sünnetin de örfi sünnet ve dini sünnet olanı bulunduğu için, bazı alimler, mesela İmam Şatıbî şöyle söylemiştir: “Bu mesele örfi bir sünnettir, dolayısıyla örften örfe değişir
Sonuç olarak diyebiliriz ki, İslam’da erkek için başın örtülü olması açık olmasından iyidir.
Hz. MUHAMMED (s.a.v.)'in kalensöveyi kullandığı, çeşitli hadis kaynaklarında geçmektedir. Takke de bu kalensövenin kapsamına girmektedir (Bak. Buhârî, el-Amelu fi's-Sala, 1; Salat, 23; Tirmizî, Libâs, 10, 42; Fedâilu'l-Cihâd, 14; Müslim, Cenâiz 13; Ebû Davud, Salat, 102, 173; Libâs, 22, 51).
İslam Fıkıh Ansiklopedisi |