| Rabbimizi bize tarif eden üç büyük küllî muarrif var.
Birisi:
şu kitâb-ı kâinattır (...)
birisi :
şu kitâb-ı kebîrin âyet-i kübrâsı olan Hâtemü’l-Enbiyâ Aleyhissalâtü Vesselâmdır;
biri de Kur’ân-ı Azîmüşşandır.
Şimdi, şu ikinci bürhan-ı nâtıkî olan
Hâtemü’l-Enbiyâ Aleyhissalâtü Vesselâmı
tanımalıyız, dinlemeliyiz.
Evet,
o bürhanın şahs-ı mânevîsine bak:
Sath-ı arz bir mescid,
Mekke bir mihrab,
Medîne bir minber;
o bürhan-ı bâhir olan Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm bütün ehl-i imâna imam,
bütün insanlara hatip,
bütün enbiyâya reis,
bütün evliyâya seyyid,
bütün enbiyâ ve evliyâdan mürekkeb bir halka-i zikrin serzakiri;
bütün enbiyâ hayattar kökleri,
bütün evliyâ tarâvettar semereleri
bir şecere-i nurâniyedir ki,
herbir dâvâsını,
mu’cizâtlarına istinad eden
bütün enbiyâ ve kerâmetlerine itimad eden
bütün evliyâ tasdik edip imza ediyorlar.
Zîrâ, o " La İlahe İllallah der ", dâvâ eder.
Bütün sağ ve sol,
yani mâzi ve müstakbel taraflarında
saf tutan o nurânî zâkirler,
aynı kelimeyi tekrar ederek, icmâ ile mânen "Sadakte ve bil haggı natakte" derler. |