12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 33 (6 Kayıtlı ve 27 Misafir) bulunmaktadır.

Online   HamS, ikez, koylu, ogrenci, okyanus
Tekil Mesaj gösterimi
Ayşe Reşad
.................
(Konuyu Başlatan)
 
Ayşe Reşad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 15.408




Teşekkür etti: 27.013
Teşekkür aldı: 12.010 konuda 43.316 kere
kucult  büyük
Efendimizin İnfak Anlayışı


Efendimiz aleyhisselam, tasavvur edilemeyecek kadar bir infak sahibi idi. Düşünülemeyecek derecede infak zevki yaşardı. Hiçbir şeyi bir dostuyla paylaşmadan yemezdi. O kadar maruf olmuştu ki, bir tek hurma gelse, “Bir mü’min gelse de hurmayı paylaşarak yesek” derdi…

Tek başına yemek yemeyi kendisine ve dostlarına yasaklamıştı. Bu infakın basit gibi görünen, ama önemli bir ilkesidir.

Onun ardından Efendimizin devamlı tebessümü vardır… Fahr-i Kâinat Efendimiz yüksek sesle gülmezdi, ama tebessümünü bir an için terk etmezdi. Bunu Efendimizin genel infak hadisesi içerisinde mütalâa etmemiz lazım.

Ama, asıl mühimi Efendimizin bütün malını infak etmesidir. Hz Hatice’den Efendimize intikal eden servet bugünün değeriyle eşsiz bir servetti. Efendimiz bu serveti sırf Mekke çölüne sürülen yetmiş-seksen kadar mü’min kardeşimize karaborsadan su ve ekmek almak için harcadı ve bu harcama o kadar şiddetli oldu ki, Hz Hatice Annemiz dünyasını değişmesinden sonra aşağı yukarı bu servet sıfırlanmış oldu.

Yani Efendimizin infak tarzı tasavvurun çok ötesinde bir dağıtıştır…

Efendimiz, gözbebeği olan Hz. Fatıma’yı Medine’de evlendirirken, bir düğün yemeği hazırlayacak kadar maddi gücünün olmaması sıkıntısını yaşamıştır. Hayır zevk yaratmıştır. Çünkü o infak zevkini dağıtarak yaşamıştır. O infak, Efendimizin kalbinin bütün evrenlere açılma tarzıdır.

Onun için infak, Efendimizin en büyük özelliğidir ve insanların infak yaparak Efendimize benzeme çabası da en kıymetli çabadır. Çünkü Efendimizin Kur’an âyetinde emredilen, “O sizden hiçbir gayb sırrını gizlemedi” sırrı çok önemlidir.

Bu gaybdaki sırları yalnız insanlara değil, meleklere, cinlere kadar Allah’tan aldığının tümünü varlıklara yansıttı. Eğer fahr-i Kâinat Efendimiz, Cenab-ı Haktan aldığını yansıtmamış olsaydı, insanlar hiçbir şey öğrenemez, bilemezlerdi.

Onun için, Efendimiz bir anlamda zevklerini, gönlündeki Allah sevgisini bütün kâinata infak etmiştir.

Miraç’ta Allah, “Benden ne istiyorsun? ” dediği zaman , “Bana verdiğin bu nimeti salih olan mü’minlere de ver” demiştir.

Binaenaleyh, Fahr-i Kâinat Efendimizin huyu, kalb-i Muhammedî’yi kâinatın merkezine koyup bütün varlıklara ve evrenlere infak etmektir.

Efendimizin sırrı içerisinde Cenab-ı Hak BİR KULA BAKARKEN, ONDA MEZİYET ARAMAK İÇİN EFENDİMİZE BENZEYİŞİ ARAR, BU BENZEYİŞİ BULMAK İÇİN İNFAKTA PARALELLİK ŞARTTIR..

Hiç kimse Efendimiz gibi infak edemez.
Ne gönlünü infak edebilir, ne malını infak edebilir.

Efendimizin infak sırrını taklit ederek ancak bir çıkış noktasına varabiliriz.

Aksi takdirde kulluğun ezikliğini, dünyaya bağlılığın pisliğini atamazlar.

İnfak bu bakımdan hem süper bir kurtuluş çaresi, hem de insanları tasnif eden büyük bir laboratuvardır. İNSANLARIN İNFAKLARIYLA ANCAK HESAP GÖRÜLÜR.

DR. HALUK NURBAKİ
eski 27.08.2006, 22:04 Ayşe Reşad isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #5
Ayşe Reşad isimli üye'ye teşekkür eden 9 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:56 .