| Başkaları Üşürken sen ısınamazsın… Sevgili Hocamız -Haluk Nurbaki -sohbetlerinde mutlaka infaktan bahseder ve bizlerin infaktan kaçma bahanelerimizin bütün kapılarını kapatırdı… "Arkadaşlarınızla ne zaman biraraya gelseniz, aranızda para toplayıp, topladıklarınızla hemen mutlaka bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını karşılayın, tembel tembel oturmayın, fakir arayın" derdi sürekli.
Mevlana hazretlerinin " Yemek yemeğe başlarken aç kalanları düşünmekten hiçbir zaman doyamadım, ısınmak için ocağın başına geçtiğimde üşüyenleri düşünmekten, hiçbir zaman ısınamadım" dediğini, hocamız anlatırken "sıcacık odanızda otururken, hiç olmazsa balkon varsa balkonda, yoksa dışarı çıkıp en az yarım saat soğukta kalmalısınız…
Ve "ben zaten infak yapıyorum/ şimdi yaptım ve başka gibi" sözünden hoşlanmazdı.
Her zaman öğrencilerine "Yaptığınız bir evvelki infakı unutun, infakı hiç yapmamış gibi, önünüze yeni gelen infak fırsatlarına iştiyakla koşun, ve bilin ki sizin bilemediğiniz ama Allah'ın bildiği, takdirinizde bir zorluğun halli ve gönül kapınızın açılması için o fırsat doğmuştur" derdi.
Yetim ve öksüzlerin üzerinde de çok duruyordu…
Bir defasında da beni arayıp yetiştirme yurduna gidip çocukları ziyaret etmek, ve eğer mümkünse bütün çocuklarla bir arada olup onlarla oturmak, konuşmak istediğini söyledi. Beraberce Mersin'de yetiştirme yurduna gittik.
Bütün çocuklar oradaydı. Onlarla Nurbaki hocamızın çok güzel bir konuşması oldu. Bu konuşmayı çoğu çocuğumuz gözyaşlarıyla dinlediler. Haluk Nurbaki hocamızın bu konuşmasının sonrasında tüm çocuklar tek tek hocamızın elini öpmek için sıraya girdiler..
Ve hepsi tek tek hocamızın elini öptü… O gün hocam çok ama çok mutlu olmuştu…
Hocam Allah senden razı olsun…
Allah bizlerin, hepimizin infak kapılarını daha da açsın, gayretlerimizi, çalışmalarımızı çoğaltsın inşallah…
AYŞE KAZAK BOZKUŞ MERSİN
Allah rahmet eylesin Nurbaki Hocamız'a.. |