| Gast
Mesajlar: n/a
| Doğru Yolda Yürümek Ümmetin Başarısının Tek Yoludur Doğru Yolda Yürümek Ümmetin Başarısının Tek Yoludur
Şeyh Salâh el-Budeyr
10.08.1422 hicri
Muhakkak ki hamd Allah'adır. O'na hamdeder, O'ndan yardım ve bağışlanma dileriz. Nefislerimizin şerrinden ve kötü amellerimizden Allah'a sığınırız. Allah kimi hidayete erdirirse onu saptıracak yoktur. Kimi de saptırırsa ona hidayet verecek yoktur. Şehadet ederim ki, Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki Muhammed O'nun kulu ve rasulüdür. Allah O'na, ailesine ve ashabına salât ve çokça selam eylesin. "Ey iman edenler! Allah'dan hakkıyla korkun ve ancak Müslümanlar olarak can verin.(3/Âl-i Imran/102) "
"Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan ve ikisinden bir çok erkekler ve kadınlar üretip yayan Rabbinizden sakının. Adını kullanarak birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık haklarına riayetsizlikten de sakının. Şüphesiz Allah sizin
üzerinizde gözetleyicidir.(4/en-Nisâ/1) " "Ey iman edenler! Allah'dan korkun ve doğru söz söyleyin ki, Allah işlerinizi düzeltsin ve günahlarınızı bağışlasın. Kim Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur.(33/el-Ahzâb/70-71) "
Bundan sonra.
Ey müslümanlar!. Allahın kullar üzeerindeki nimetleri çoktur. Kullarına ihsanı büyük ve boldur.Bu büyük nimetlerden ve bol ihsanından biri de bizleri, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet kılmasıdır. Hiçbir karışıklık olmayan bu dinin temel işaretlerini bizlere göstermiştir.
Kâmil bir din, şamil bir şeriat, kesin bir söz ve adil bir hüküm. Ona sarılan, övünç verici menkıbelere sahip olur. Dünya ve ahirette mutluluk onun olur. Ondan sapan ve yolun dışına çıkan içinse mutsuzluk, ızdırap ve sıkıntı vardır.
Sağlam din budur. Onun âdâbı yücedir. Öğretileri yüksek ve değerlidir. Hikmetleri derindir ve delilleri kesindir. Her hayra ve olgunluğa çağırır, her kötülük ve fesattan meneder. "Kim İslam'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden bu asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır. (3/Âl-i Imrân/85) "Yer yüzünde İslam dininden başka kendisiyle Allah'a ibadet edilen hak bir din yoktur.
İslam dini; son dindir, kendinden önceki dinlerin ve şeriatların hükmünü ortadan kaldırmıştır. İslam dinine girmeyen herkes kafirdir, Allah'ın, Rasulü'nün ve mü'minlerin düşmanıdır. Ve o, cehennem ehlindendir.
Ebu Hureyre (r.a), Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder:
"Muhammed'in nefsi elinde olan (Allah)'a yemin olsun ki, bu ümmetten beni işiten bir yahudi veya hristiyan benimle gönderilene iman etmeden ölürse mutlaka cehennem ashabından olur." Bu hadisi, İmam Müslim rivayet eder. Ey Müslümanlar!.
İslam düşmanları ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, İslam'ı ve Müslümanları başarısızlığa uğratmak için ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar Allah'ın nurunu söndüremeyeceklerdir. "Onlar ağızlarıyla Allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kafirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır. (61/es-Saf/8) "
Temim ed-Dâri (r.a), Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'den şunu duyduğunu rivayet eder:
"Bu din gece ve gündüzün ulaştığı her yere mutlaka ulaşacaktır. Allah,yerleşik hayat süren veya göçebe olan hiçbir ev bırakmadan bir azizin izzetiyle ya da bir zelilin zilletiyle, Allah'ın İslam'ı üstün kılacağı bir izzetle ve küfrü zelil kılacağı bir zilletle bu dini sokacaktır. " Bu hadisi, İmam Ahmed rivayet eder.
Sevbân (r.a), Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'in şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Allah benim için yeryüzünü topladı da doğusunu ve batısını gördüm. Ümmetimin mülkü benim için toplanan yere kadar ulaşacaktır." Bu hadisi, Müslim rivayet eder.
Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem ayrıca şöyle buyurur: "Ümmetimden bir topluluk Allah'ın emrini ayakta tutmaya devam edecektir. Allah'ın emri gelene kadar onları terk eden ya da onlara karşı çıkan kimse onlara zarar veremeyecektir ve onlar insanlara üstün olacaklardır." Bu hadisi, Müslim rivayet eder. Ey Müslümanlar!.
Müslümanlar ne kadar da ihtiyaç içinde oldukları bir zamandadırlar! Bu zamanda musibet büyümüş ve kritik durumlar ortaya çıkmıştır. İslam alemini kendisini çekemeyenlerin ve düşmanlarının elleri kapıp almış. Şerefi sökülüp alınmış, hakları gasbedilmiş, toprakları işgal edilmiş. Bu olaylar ve musibetler zamanında Müslümanlar dinlerine dönmeye, eksik ve bozuk yönlerine bakmaya ne kadar da muhtaçlar!. Bozulanı ıslah etmek ve bir vücut gibi bütün olmak için, zillet ve aşağılık kirini temizlemek için, baskı ve zulmün eziyetlerini ortadan kaldırmak için, bağımlılıktan ve öldürücü sığınmacılıktan kurtulmak için bunu yapmalılar.
İbni Ömer ( r.a)’ dan şu rivayet edilir: Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'i şöyle buyururken işittim: "Vadeli satıp sattığınızı peşin olarak geri aldığınızda, ineklerin kuyruklarına yapışıp ziraate razı olduğunuzda ve cihadı terkettiğinizde Allah sizin üzerinize, dininize dönünceye kadar kaldırmayacağı bir zillet musalat eder." Bu hadisi Ebu Davud rivayet eder. Ey Müslümanlar!.
Şer'i gerçeklerin sulandırıldığı ve sabit değerlerin kaybedildiği bir zamanda; zehirli fikirler, şeytani tanımlar, kısır içtihatlar, dinle ve akıla bağdaşmayan hastalıklı görüşler arasında ümmet ne kadar da muhtaç!. Böyle bir zamanda çağdaş meseleler ve etrafını saran fitneler konusunda Kur'an ve Sünnet'in
hükümlerine, ümmetin geçmiş alimlerinin üzerinde birleştiği görüşlere başvurmaya ne kadar da muhtaç!. Problemlerin çekirdeğini, belaların ve musibetlerin nedenlerini anlamalıdır. Değişken durumları okumalı, bunlara açıklık ve yorum getirmelidir. Ortaya çıkacak yenilikleri beklemeli ve güvenilir alimlere başvurmalıdır. Yalanla kirlenmemiş bir doğrulukla, riya karışmamış bir samimiyetle, şirkin ve şüphenin bulandırmadığı bir tevhid inancıyla ve Allah celle ve alâ'ya güvenerek sorumlulukları ve ödevleri üstlenmelidir. Dedikoducuların iftiraları ve problem çıkaranların çıkardıkları problemler onu sarsmamalıdır ki ümmet korkulan duruma düşmesin ya da bir hata işlemesin.
Allah celle ve alâ şöyle buyurur: "Kendilerine güven veya korkuya dair bir haber geldiğinde onu hemen yayıverirler. Halbuki bunu Rasul'e veya içlerinden emir sahiplerine döndürmüş olsalardı, içlerinden işin iç yüzünü araştırıp çıkaranlar, onun ne olduğunu elbete bilirlerdi. Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı pek azınız müstesna, şeytana uymuş gitmiştiniz.(4/en-Nisâ/83)" Ey Müslümanlar!.
Belalar ve musibetler şiddetlendikçe Müslümanlara düşen görev; dinlerine destek olmak ve ülkelerini korumak için yardımlaşmayı kuvvetlendirmek ve birbirlerine desteği artırmaktır. Aralarındaki düşmanlığı ve kini bir tarafa bırakıp iyilik ve takvâda yardımlaşan, kötülük ve düşmanlıkta birbirini uyaran, birbirine destek veren ve yardımlaşan tek bir saf olmalıdırlar. Böyle yapmalıdırlar ki düşman bölünme ve nifak tohumları ekme fırsatı edinemesin. "Birbirinizle çekişmeyin. Sonra korkuya kapılırsınız ve gücünüz gider. Bir de sabredin. Şüphesiz Allah sabredenlerle beraberdir. (8/el-Enfâl/46) "
Sahih-i Müslim'de Ebu Hureyre( r.a) kanalıyla, Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem'in şöyle buyurduğu rivayet edilir: "Allah sizin için üç şeyden razı olur ve üç şeyden hoşlanmaz: O'na ibadet etmenizden ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmamanızdan, topluca Allah'ın ipine sımsıkı sarılmanızdan ve parçalanmamanızdan razı olur. Dedikodudan, çok soru sormaktan ve
malı boşa götürmekten hoşlanmaz." Ey Müslümanlar!.
Şüphesiz inanç ve din bağı yüce ve büyük bir bağdır. Bu bağın gerekleri ve sorumlulukları vardır. Getirdiği yükümlülükler ve haklar Allah'ın Kitabı'nda ve Rasulü'nün sünnetinde sabittir. Bu bağ karşısında kafirlerin ve düşmanların gücü kırılır. Zalimlerin ve tağutların kuvvetleri onun önünde parçalanır.
Allah Tebârake ve Teâlâ, Aziz Kitabı'nda şöyle buyurur: "Mü'min erkeklerle mü'min kadınlar da birbirinin dostlarıdır. Onlar iyiliği emreder, kötülükten alıkoyarlar. Namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler, Allah'a ve Rasulü'ne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir. Şüphesiz Allah Aziz'dir, hikmet sahibidir. (9/et-Tevbe/71) "
Ve şöyle buyurur: "Kafirler de birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz bunu yapmazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.(8/el-Enfâl/73) "
Rasululah sallAllahu aleyhi ve selem de şöyle buyurur: "Müslümanların kanları eşittir. En düşüklerinin birini himaye altına alması geçerlidir. Onlar kendilerinin dışındakilere karşı tek bireldir." Bu hadisi Ebu Davud rivayet eder.
Ve sallAllahu aleyhi ve selem şöyle buyurur: "Mü'min mü'minin aynasıdır.Mü'min mü'minin kardeşidir. Zarara uğramasını engeller ve onu arkasından kuşatır (korur)."Bu hadisi, Ebu Davud rivayeteder.
Konu FIRAT tarafından (03.09.2006 Saat 11:25 ) değiştirilmiştir..
|