BİSMİHİ TEALA islâm ilim tarihinde tartışılıp reddedilmiş olan husus kadının erkeğe imametidir. Çok özel şartlarda kendi erkek kölesine Hz. Peygamber’den (Sallallahu aleyhi ve sellem) namaz kıldırma izni alan Nesibe bt. Ümmü Umara hadisi hiçbir müctehit nezdinde umumi bir hükme mesnet teşkil etmemiştir. Çünkü, Uhud’da 18 yerinden yara alan bu yiğit sahabi kadın, kocasına değil kölesine imamlık yapmıştır.
Kadınların tek başına cemaatle namaz kılmalarının mekruh olmasının delili Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellemden rivayet edilen şu hadis-i şeriftir: خير صلآة النسآء في قعر بيوتهن Kadınların namazlarının en faziletlisi, evlerinin içinde kıldıkları namazlardır,"
İç odadan kasıt büyük bir odadan girilerek geçilen genellikle ayrı bir kapısı olmayan, mücevherat gibi evin kıymetli eşyalarının da muhafaza edildiği küçük bir odadır.
Kadınların, namazları ile evlerini nurlandırmaları kendileri için çok büyük bir şereftir. Diğer bir hadis-i şerifte de şöyle buyurulmuştur: نورا منآزلكم بآالصلآة وقرائة القران "Oturduğunuz yerleri namazla ve Kur'an okumakla nurlandırınız."
Şafilere göre kadınların cemaatle namaz kılmaları mekruh değil, belki müstehaptır. Bu durumda imam olan kadın cemaatin ortasında durur.
İmam Ahmet b. Hanbel’den bu hususta iki rivayet nakledilmiştir. Bir rivayete göre kadınların da cemaat olması müstehaptır. Bir rivayete göre ise müstehap değildir. (İslam Fıkhı, Prof. Dr. Vehbi Zühaylî2/293)
İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam Şâfi gibi müçtehitler ile cumhur fukaha ise kadının erkeklere imamlığını caiz görmemişlerdir.
Bir müslümana düşen görev (fıkıh'ta ki ''mevaridi nass'da içtihada mesağ yoktur''
külli kaidesiyle belirtildiği gibi) peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem)'in bir emri varken dini ahkamlarda kendi aklına tabi olmamasıdır.
Konu karaşahin tarafından (24.04.2007 Saat 09:53 ) değiştirilmiştir..
|