| Tasavvuf Mevlana Celaleddin-i Rumi Hazretleri anlatıyor:
Akıllı bir zat ata binmiş gidiyordu. Yol üzerinde uyumakta olan bir adam gördü. Bu adamın ağzına doğru bir yılanın girmek üzere olduğunu gördü. Yılanı ürkütüp kaçırayım diye atını sürdü. Ama yetişemedi ve yılan adamın ağzından içeriye girdi. Atlı yapılacak tek işin adama hiçbir şey söylemeden yılanı çıkarmak olduğunu düşündü. Hemen atını ileriye sürdü. Uyumakta olan adama kamçısıyla öyle bir vurdu ki, adamcağız uyanır uyanmaz ne olduğunu anlayamadan kaçmaya başladı.
Elma ağacının altına doğru koşmaya başladı. Atlı ha bire vuruyordu. Ağacın altında dökülmüş taze ve çürük elmalar vardı. Atlı adama:
—Çürük elmalardan ye dedi.
Adam korkuya kapılmış dehşete düşmüştü. O kadar çok çürük elma yedi ki çıkacak gibi oldu. Bu arada söylenmeye başladı.
—Emirim! Ben sana ne yaptım ki bana kahredersin? Şurada ne güzel uyuyordum, şiddetli kırbaçları ve çürük elmaları yemem bana reva mı? Benim sana bir düşmanlığım varsa öldür kurtulayım, bu kadar zulüm olmaz ki…
Daha sözlerini bitirmemişti ki, kamçı şiddetle inmeye başladı. Derken adam yeniden koşmaya v e elmaları yemeye başladı. Atlı adamın peşini bırakmadı, gece vaktine kadar onu koşturdu. Sonunda adamcağız yorgun düştü. Midesi çalkalana çalkalana yediği elmalar adeta çürük haline geldi ve kustu. Kapkara yılanda hortum gibi midesinden çıkıverdi.
Adam hayretle bir yılana birde atlıya bakakaldı. Yılanın kendinden çıktığını görünce atlının ayaklarına kapandı. O anda yediği kırbaçların acısını unutmuştu. Koşturmacanın yorgunluğu da gitmişti. Önceden,”seni gördüğüm saat ne kadar uğursuz vakitmiş. Senin yüzünü görmeyen kimseye ne mutlu! Diye düşünürken, şimdi şöyle diyordu:
—sen Allahu tealanın velisi misinki, Hızır(as) gibi imdadıma yetiştin. Ben uyurken ağzıma yılanın girdiğini nereden anladın? Onu çıkarmanın usulünü nereden öğrendin? Seni gördüğüm şuan, hayatımın en güzel vakti, ne mutlu bana!...böylece adam , bu atlı kişi ile ilk karşılaştığında pişman olmuştu ama sonuçtan memnun kaldı.(TAHİRUL MEVLEVİ) MEVLANANIN ANLATTIĞI OLAYDA: Uyuyan adam; kulluğundan gafil olan insana benzer. O,hak ve hakikati bilemiyor, bir gölgelik yer bulmuş habire uyuyor. Yılan; nefsi emmareyi anlatır. Atlı kişi; mürşid-i kâmili tarif eder. Mürşid, ilmiyle amel eden, Allahu Tealaya kulluk eden samimi bir mümindir. Yılanı nasıl çıkaracağını, nefsi emmareyi nasıl ıslah edeceğini mürşid bilir. Çürümüş elmalar; dünya hayatında seyri süluk sırasındaki sıkıntıları, riyazet ve mücadeleyi temsil eder.
Kişinin nefsine boyun eğdirerek, isteklerine karşı koyması, nefsi istemeye istemeye Allahu Tealaya itaat ve ibadet etmesi, çürük elma yemek ile anlatılmaktadır. O ata binmiş emir, tatlı tatlı elmaları yemek varken neden çürük elmaları yedirdi. O adamın koşması bu uğurda yorulması ise seyru süluktur. İşte, mükâfatı cennet olan bu eğitimin adı TASAVVUFTUR.
__________________ Canını sıkma zorluğun arkası kolaylıktır Herşeyin bir vakti ve takdiri vardır Takdir sahibi halimizi biliyor Bizim tedbirimizin üstünde Allah'ın(cc)tedbiri vardır... |