| Üye
Üyelik tarihi: 17.03.2007
Mesajlar: 35
Teşekkür etti: 20
Teşekkür aldı: 21 konuda 49 kere
| ismim, celalim hakkı için bütün şehid’leri diriltirdim
Şehid’ler, mahşer yerinde altın ve elmas kürsüler üzerinde otururlar. Her şehid akraba ve ahbabından yetmiş kişiye şefaat eder. Hz. ALİ (k.v.), buyurdu ki Peygamberimiz böyle buyurunca, NEVFEL adında biri, iki oğlu ve karısı ile birlikte gelip “Ya resülullah, Ben dua edeyim, sen amin de ki, duam kabul olunsun, dedi.
Peygamber (s.a.v.) kabul etti. NEVFEL el kaldırıp “Ya rabbel - Alemin, Nevfel kuluna şehid’lik nasib eyle ve bu iki oğlunu yetim, karısını dul et.” dedi. Sonra da silahını kuşanıp atına bindi ve düşmana karşı çıktı. Bir hayli adam öldürdükten sonra atı vuruldu ve kendisi de şehid oldu.
ZÜBEYR İBNI AVAM (r.a.)da buyurdu ki, NEVFEL’in şahadetini haber verdiğim vakit, Resüli Ekrem (s.a.v.) Hz.leri, ben ve ashab ile muharebe meydanına gittik. SA’D İBN VAKKAS ok atıp düşmanları NEVFEL’in bulunduğu yer den dağıttı. Peygamber (s.a.) NEVFEL.’in başını mübarek dizi üzerine koyup “Nevfel, Allah sana rahmet eder, bunda şüphe yoktur. Hak Teala kıyamet gününde nida buyurduğu vakit, sen başın sağ elinde ve damarlarında ala miskten daha iyi kokulu kan akmakta olduğu halde, ARŞ’ın altından çıkıp, sorgusuz, sualsiz doğru CENNET’e gireceksin” buyurduktan sonra ABDURRAHMAN İBNİ AVF Hz.lerine emr buyurup, örtü getirttiler ve Nevfel’i bir örtü ile sararak namazını kılıp gömdüler. Peygamber (s.a.v.) kalkıp ayak parmakları üzerine basarak yürüdü. Neden böyle yürüdüğünü sorulduğu vakit, “Nevfel’in etrafına o kadar MELEK toplanmıştı ki ayağımı basacak yer bulamadım” buyurdular. Muharebenin sonuna kadar Peygamber (sav), her gün Nevfel’in mezarını ziyaret ederdi.
ZÜBEYR İBNİ AVAM (r.a.) der ki: Muharebeden galip çıkarak, MEDİNE’ye yaklaştığımız sırada MEDİNE halkı, Resüli Ekrem’i karşılamaya çıktı. Kadınlar ve kızlar def çalarak efendimizi övüyorlardı. NEVFEL’in karısı ise, iki gözü iki çeşme olarak geldi ve ‘Gaz mübarek olsun, dedikten sonra, Ya resülullah ALLAH (c.c.), NEVFEL’e ne yaptı?” dedi. Resülullah’ın mübarek gözlerinden yaş aktı. Yanındakiler de ağladı. Resüli Ekrem, “Ya Zübeyr, yüreğim dayanamaz ki, Nevfel’in ölüm haberini karısına bildireyim dedi. Ve mübarek eliyle geriye doğru işaret ederek geçti.
Hz. ALİ (k.v.), geçerken, kadın bu sefer ona sordu. Hz. Ali yanındaki Ammar İbni Yasere “Nevfelin haberini ben karısına nasıl söyleyeceğim” dedi. Ve o da eliyle geriye işaret ederek ilerledi. Sonra Hz. Osman (r.a.), ve daha sonra Hz. ÖMER (R.a.) geçerken, kadın ayrı ayrı onlara da sordu. Bunlarda öncekiler gibi yaptılar. En sonra Hz. EBU BEKİR (r.a.) geçerken bakın ne oldu: Muaz Ibni Cebel, Hz.lerinden rivayet olunur ki: “Ben Sıddıkın yanında yürürdüm. Geride Zübeyr’den başka kimse yoktu. Kadın sorunca, Hz. SIDDIK (r.a.), hayretle SAKALINI ağzına aldı ve parmağını dişine koydu. Kıbleye dönerek “EY BÜYÜK ALLAHIM, HABİBI EKREM, ÖMER, OSMAN ve ALİ’nin yıkmaktan çekindikleri bir gönlü, ben doğruyu söylerde nasıl yıkarım” Yarabbi bana bir söz ilham et ki söyleyeyim, yahutta bu müşkülümü gider de kadının gönlü teselli bulsun"dedikten sonra içini ALLAH’a verip, yüzünü Ka’beye döndü ve bir kere “YA ALLAH” deyince yaydan çıkan ok gibi, NEVFEL elinde kılıcı olduğu halde koşarak gelip Hz. Ebu Bekir’e selam verdi. ‘YA SIDDIK beni mi istedin?’ deyip onun mübarek elini öptü ve öndeki ashabi kirama yetişip hepsine selam vererek geçip gitti. Bu hali görenler şaşkınlıklarından ne yapacaklarını bilemediler, az kalsın atlarından düşeceklerdi.
Hz. ZÜBEYR (r.a.)den rivayet olunur ki: Resüli Ekrem (say.) muharebeden döndüğü zamanlar, doğruca gider, iki rekat namaz kıldıktan sonra, orada toplanan harbe gitmeyenlerle sohbet ederdi. Bu defada mescid’de otururlarken, kapıdaki kalabalığı yararak NEVFEL içeri girdi, selam verdi. Resüli Ekrem (s.a.v.) Nevfel’i karşıladı, selamını aldıktan sonra yerine oturarak “Bu Hakk Teala’nın gönderdiği bir ayettir. Acaba kimin eliyle geldi?” deyince Cebrail (a.s.) geldi. Hz. ZÜBEYR buyurur ki: ‘Gözlerimle gördüm ki, Cebrail’in başında sarık vardı. Kulağımla işittim ki, Cebrail Ya MUHAMMED, Allah Ümmetin içinde, Hz. ISA (a.s.) gibi, ölüyü dirilten bir kimse yaratmamıştır, bunu bil ve şükür secdesine var. Hakk Teala sana selam eder ve buyurur ki, “Benim Habibim, eğer senin mağara arkadaşın EBU BEKİR’İN SAKAL’ı ağzında iken bir kere daha “YA ALLAH” demiş olsaydı, ismim, celalim hakkı için bütün şehid’leri diriltirdim. Ya Muhammed, Ebu Bekir kuluma söyle ki, ben ondan razıyım, o da benden razımıdır? Ben onun bir sözü ile NEVEEL’İ dirilttim. Zira o islam olmadan evvelde yalan söylemezdi” dedi. Sonra Efendimiz Ebu Bekir’in SAKALINI öptü ve Cebrail’in müjdesini nakletti. Ve “Ya Ebu Bekir bunlar sana haktır, layıktır. Şükür o Allah’a ki, ben dünyadan gitmeden evvel ümmetimin içinde İSA (a.s.) gibi Hakk Teala’nın izniyle ÖLÜYÜ dirilten bir kimse yarattı.” buyurdu.
NEVFEL ise birçok yıllar daha yaşadı ve iki oğlu daha dünyaya geldi. Nihayet YEMAME cenginde ŞEHİD oldu. R. aleyhi.. |