Bayrak
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
4 Recep 1429
07 Temmuz 2008, Pazartesi
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 37 (0 Kayıtlı ve 37 Misafir) bulunmaktadır.

Online  


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Ummu Seleme
GüzellikGöreninGözündedir
(Konuyu Başlatan)
 
Ummu Seleme - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 2.983


2 Albümü var
Yarışma Puanı: 1330
Teşekkür etti: 6.145
Teşekkür aldı: 1.875 konuda 5.302 kere
Blog-Yazıları: 4
Ummu Seleme - AİM üzeri Mesaj gönder
181.
Her kim bunu işittikten ve kabullendikten sonra vasiyeti değiştirirse, günahı onu değiştirenleredir.
Şüphesiz Allah (her şeyi) işitir ve (her şeyi) bilir.
182.
Her kim, vasiyet edenin haksızlığa yahut günaha meyletmesinden endişe eder de (alâkalıların) aralarını bulursa kendisine günah yoktur.
Şüphesiz Allah çok bağışlayan hem de esirgeyendir.
183.
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.
Umulur ki korunursunuz.
184.
Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı).
Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder.
(İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir.
Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir.
Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
185.
Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır.
Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun.
Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin.
Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez.
Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir.
186.
Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım.
Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm.
O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar.
187.
Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı.
Onlar sizin için birer elbise, siz de onlar için birer elbisesiniz.
Allah sizin kendinize kötülük ettiğinizi bildi ve tevbenizi kabul edip sizi bağışladı.
Artık (ramazan gecelerinde) onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için takdir ettiklerini isteyin.
Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı), siyah ipliğinden (karanlığından) ayırt edilinceye kadar yeyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın.
Mescitlerde ibadete çekilmiş olduğunuz zamanlarda kadınlarla birleşmeyin.
Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır.
Sakın bu sınırlara yaklaşmayın.
İşte böylece Allah âyetlerini insanlara açıklar.
Umulur ki korunurlar.
188.
Mallarınızı aranızda haksız sebeplerle yemeyin.
Kendiniz bilip dururken, insanların mallarından bir kısmını haram yollardan yemeniz için o malları hakimlere (idarecilere veya mahkeme hakimlerine) vermeyin.
189.
Sana, hilâl şeklinde yeni doğan ayları sorarlar.
De ki: Onlar, insanlar ve özellikle hac için vakit ölçüleridir.
İyi davranış, asla evlere arkalarından gelip girmeniz değildir.
Lâkin iyi davranış, korunan (ve ölçülü giden) kimsenin davranışıdır.
Evlere kapılarından girin, Allah'tan korkun, umulur ki kurtuluşa erersiniz.
190.
Size karşı savaş açanlara, siz de Allah yolunda savaş açın.
Sakın aşırı gitmeyin, çünkü Allah aşırıları sevmez.
191.
Onları (size karşı savaşanları) yakaladığınız yerde öldürün.
Sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.
Fitne, adam öldürmekten daha kötüdür.
Mescid-i Haram'da onlar sizinle savaşmadıkça, siz de onlarla savaşmayın.
Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onları öldürün.
İşte kâfirlerin cezası böyledir.
192.
Eğer onlar (savaştan) vazgeçerlerse, (şunu iyi bilin ki) Allah gafûr ve rahîmdir.
193.
Fitne tamamen yok edilinceye ve din (kulluk) de yalnız Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın.
Şayet vazgeçerlerse zalimlerden başkasına düşmanlık ve saldırı yoktur.
194.
Haram ay haram aya karşılıktır.
Hürmetler (dokunulmazlıklar) karşılıklıdır.
Kim size saldırırsa siz de ona misilleme olacak kadar saldırın.
Allah'tan korkun ve bilin ki Allah müttakîlerle beraberdir.
195.
Allah yolunda harcayın.
Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın.
Her türlü hareketinizde dürüst davranın.
Çünkü Allah dürüstleri sever.
196.
Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.
Eğer (bunlardan) alıkonursanız kolayınıza gelen kurbanı gönderin.
Kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin.
Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir.
(Hac yolculuğu için) emin olduğunuz vakit kim hac günlerine kadar umre ile faydalanmak isterse, kolayına gelen bir kurban kesmek gerekir.
Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç, memleketine döndüğü zaman yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür.
Bu söylenenler, ailesi Mescid-i Haram civarında oturmayanlar içindir.
Allah'tan korkun.
Biliniz ki Allah'ın vereceği ceza ağırdır.
197.
Hac, bilinen aylardadır.
Kim o aylarda hacca niyet ederse (ihramını giyerse), hac esnasında kadına yaklaşmak, günah sayılan davranışlara yönelmek, kavga etmek yoktur.
Ne hayır işlerseniz Allah onu bilir.
(Ey müminler! Ahiret için) azık edinin.
Bilin ki azığın en hayırlısı takvâdır.
Ey akıl sahipleri! Benden (emirlerime muhalefetten) sakının.
198.
(Hac mevsiminde ticaret yaparak) Rabbinizden gelecek bir lütfu (kazancı) aramanızda size herhangi bir günah yoktur.
Arafat'tan ayrılıp akın ettiğinizde Meş'ar-i Haram'da Allah'ı zikredin ve O'nu size gösterdiği şekilde anın.
Şüphesiz siz daha önce yanlış gidenlerden idiniz.
199.
Sonra insanların (sel gibi) aktığı yerden siz de akın.
Allah'tan mağfiret isteyin.
Çünkü Allah affedici ve esirgeyicidir.
200.
Hac ibadetlerinizi bitirince, babalarınızı andığınız gibi, hatta ondan daha kuvvetli bir şekilde Allah'ı anın.
İnsanlardan öyleleri var ki: Ey Rabbimiz! Bize dünyada ver, derler.
Böyle kimselerin ahiretten hiç nasibi yoktur.
201.
Onlardan bir kısmı da: Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver.
Bizi cehennem azabından koru! derler.
202.
İşte onlar için, kazandıklarından büyük bir nasip vardır.
(Şüphesiz) Allah'ın hesabı çok süratlidir.
203.
Sayılı günlerde (eyyam-ı teşrikte telbiye ve tekbir getirerek) Allah'ı anın.
Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönmek isterse, ona günah yoktur.
Bunlar günahtan sakınanlar içindir.
Allah'tan korkun ve bilin ki hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.
204.
İnsanlardan öyleleri vardır ki, dünya hayatı hakkında söyledikleri senin hoşuna gider.
Hatta böylesi kalbinde olana (samimi olduğuna) Allah'ı şahit tutar.
Halbuki o, hasımların en yamanıdır.
205.
O, dönüp gitti mi (yahut bir iş başına geçti mi) yeryüzünde ortalığı fesada vermek, ekinleri tahrip edip nesilleri bozmak için çalışır.
Allah bozgunculuğu sevmez.
206.
Böylesine "Allah'tan kork!" denilince benlik ve gurur kendisini günaha sevkeder.
(Ceza ve azap olarak) ona cehennem yeter.
O ne kötü yerdir! 207.
İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah'ın rızasını almak için kendini ve malını feda eder.
Allah da kullarına şefkatlidir.
208.
Ey iman edenler! Hep birden barışa girin.
Sakın şeytanın peşinden gitmeyin.
Çünkü o, apaçık düşmanınızdır.
209.
Size (Kur'an ve Sünnet gibi) apaçık deliller geldikten sonra, eğer barıştan saparsanız, şunu iyi bilin ki Allah azîzdir, hakîmdir.
210.
Onlar, ille de buluttan gölgeler içinde Allah'ın ve meleklerinin gelmesini mi beklerler Halbuki iş bitirilmiştir.
eski 04.09.2006, 14:33 Ummu Seleme isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #23
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:32 .