15 Şevval 1429
15 Ekim 2008, Çarşamba
15 Şevval 1429
15 Ekim 2008, Çarşamba
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 47 (16 Kayıtlı ve 31 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Almula, beyza, dilara92, erdal, hatibbA, hattat, ilayda, KapaSite, kasif_gnc, mesentr, siyahsancaktar, yekru Hak-dilaram
Tekil Mesaj gösterimi
Hak-dilaram
Hademe
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.741




Teşekkür etti: 11.191
Teşekkür aldı: 5.066 konuda 25.892 kere
kucult  büyük
EF'AL-i MUKELLEFiN

Ef’âl-i Mükellefîn

Allah Teâlanın emir ve yasaklarına muhatap olan kimselere mükellef denir. Allah Teâlânın kuluna yönelik emir ve yasaklarına ahkâm yahut hükümler adı verilir. Bu hükümlerin, yapılması gerekenlere meşrû adı verilmektedir ki bunlar: Farz, vâcib, sünnet, müstehâb (mendûb) ve mübâh olanlardır. Yapılması kat’i olarak yasak olan, ya da hoş karşılanmayanlara da gayr-ı meşrû diyoruz ki, bunlar da: farza karşılık haram, vâcibe karşılık tahrîmen mekrûh, sünnete karşılık tenzîhen mekrûh ve bir de farz yahut vâcibi bozan müfsîd olanlardır. Meşrû işler sevap, gayr-ı meşrû işler ise günah kazandırır.

1. FARZ. İki çeşit farz vardır. Her mükellefin yapmakla yükümlü olduğu farzlar ki, bunlara farz-ı ayn denilir. Namaz kılmak, oruç tutmak.. gibi. Bir de müslümanlardan bir kısmının yapması ile bütün müslümanların sorumluluktan kurtulduğu farzlar vardır ki, bunlara da farz-ı kifâye denilmektedir. Kur’ân okunurken dinlemek, cihad etmek, selâm almak, Kur’ân’ı hıfzetmek, cenaze namazı kılmak.. gibi.

2. MÜFSİD. Farzı bozan şeylerin adıdır. Farzı işlerken, farzı bozucu şey yapmak, farzı yapmamak veya terk etmek gibi haramdır! Meselâ, namazda konuşmak namazı bozar. Bunu yapmak haramdır. Buna benzer müfsidleri işlemek haramdır. Amma zaruri bir ihtiyaç olarak tuvalete gidenin abdesti bozulur. Bu tür müfsidler ise meşrûdur. Demek ki, müfsidin helâli de, haram olanı da vardır.

3. VÂCİB. Amel yönünden yani yapmak bakımından vâcibin hükmü farzın hükmüyle aynıdır. Yani, işleyen sevap kazanır, işlemeyen farzın terkinden daha az azabı hak eder. Ancak, itikad olarak farz gibi değildir. İnkâr eden kâfir olur. Hükmünü inkâr eden, meselâ "vâcib değil, sünnettir “ diyen kâfir olmaz. Kurban kesmek, yakın akrabaya bakmak, vitir ve bayram namazı kılmak .. gibi. Vâcib de farz gibi, vâcib-i ayn ve vâcib-i alel kifâye olmak üzere iki türlüdür. Meselâ vitir kılmak, sehiv secdesi yapmak vâcib-i ayn ve Şaban ve Ramazan hilallerini gözetlemek de vâcib-i alel kifâyedir. Vâcibin a’lâ tarafı farz ve farzın ednâ tarafı da vâcibtir.

4. SÜNNET. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ya da Hulefâ-i Raşidîn’in farz ve vacibin dışında, vazife edindikleri, ender olarak terk ederek işledikleri şeylerdir. Bunlara sünnet-i müekkede adı verilir. Ender denmeyecek şekilde ara sıra terk ettikleri sünnetler ise sünnet-i gayrı müekkede adını alır. Sünneti hafife almak küfürdür. Hafife almaksızın işlememek küfür değildir. Ancak, sünneti terk eden azaba değil, itaba müstehak olmuş olur. Müeekked sünnetler devamlı terk edilirse günahkâr olunur. Namazlara bağlı olarak kılınan sünnetlere sünnet-ül-hüdâ denir ki, farz ve vâciblerin tamamlayıcısı olduğundan bunlara özen göstermek gerekir. Bunlara revatip sünnetler de denilir. Sünnetin de alel kifaye olanı vardır. Meselâ itikâf yapmak.. gibi.

5. MÜSTEHÂB. Müstehâba mendub da denildiği gibi, sünnet-üz-zevâid de denilmektedir. Kuşluk namazı kılmak.. gibi. Terkinde günah yoktur, yapılmasında ise sevap vardır.

6. MÜBÂH. Farz, vâcib, sünnet ve müstehâbın dışında kalan şeylerdir. Bunlara helâl de diyebiliriz. Bu tür şeylerin yapılması da, yapılmaması da caizdir. Meselâ, helâl bir yiyeceği yemek veya yememek gibi.
Bir şey bazan beş hüküm alabilir. Zinaya mahkûm ve iktidarlı biri için evlilik farz veya vâcib, nefsinden emin olup zinadan korunmaya güç bulana sünnet veya mübâh, iktidarsız olana haram veya tahrimen mekrûh olur. İktidardan kasıt nafaka ve yatak hakkıdır.

7. HARAM. Yapılması kesin olarak yasaklanmış olan şeydir. Harama helal demek küfürdür. Haramlar da iki çeşittir. Herkese haram olan şeylere liaynihi haram denir. Şarab içmek, akan kanı içmek.. gibi. Aslında helal olmasına rağmen, başkasının hakkından dolayı haram olan şeylere de ligayrihi haram diyoruz. Başkasına ait malı veya yemeği kendisinden izinsiz olarak almak.. gibi.

8. MEKRÛH. Yapılması istenmeyen, hoşa gitmeyen ve terk edilmesi güzel görülen şey manasına gelir. İki türlü mekrûh vardır. Birincisi, tenzîhen mekrûh ki, helâle yakındır. İşlenmesi hoş görülmez. Yapıldığı takdirde azabı da gerektirmez. Terk edilmesi durumunda ise sevap kazandırır. Meselâ, sağ elle sümkürmek.. gibi. İkincisi ise tahrîmen mekrûh ki, harama yakındır. Mesela, güneş tam tepede iken namaz kılmak.. gibi.Terkinde sevap olmakla birlikte, yapılması günahtır ve azabı gerektirir. İmam Muhammed’e göre tahrîmen mekrûh ifadesi ΄haram΄ manasında kullanılır. Fıkıh kitaplarında sadece ΄mekrûh΄ denildiğinde ise tahrimen mekrûh kast edilir.

Şer’î deliller ÂYET, HADÎS, İCMA’ ve KIYAS olmak üzere dörttür. İkinci. Üçüncü ve dördüncü deliller ya icma veya kıyas ile bilinir. “Allah Teâlâdan başkası ΄ŞU HELÂLDİR, ŞU HARAMDIR΄ diyemez” diyenler, ehl-i sünnet mezheplerinin tümünün dışına çıkmış olurlar. Bunlar mezhebsiz değilse bile, mezheb icad edenlerdir! Müctehid, şer’î delillerden hareket ederek ΄Şu haramdır, şu helâldir΄ diyebilir. Aslında müctehidin bu hükmü de şer’î delildir. Çünkü müctehid kendi keyfine göre değil, âyet ve hadîse yani şer’î delile dayanarak bu hükmü çıkarır. Yani kıyas yapar. Kıyastan amaç ise, aklî kıyas değil, şer’î kıyastır.
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 05.07.2007, 11:41 Hak-dilaram isimli üye şuan Sisteme bağlidır (Online)  
Alıntı ile Cevapla   #1
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:53 .