| Bence de hazım mes'elesi.. Kardeşim, sana cevap yazayım dedim şöyle tek tek..
Fakat işin içine nefs girecek bıraktım.
Ben ulema değilim, ilmim de yok..
Olsaydı zaten, içinde yaşadığım ve hergün karşılaştığım ve her zaman sorulan bu mes'eleyi, getirip burada sizlere sormazdım.
Ben Suudi Arabsitan'da yaşıyorum..Burada kadınlar namazlarını hep cemaatle kılarlar..Daha önce yazdığım gibi buna her fırsatta teşvik te ederler, ecrin daha fazla olması için..
Burada biz Türk hanımlar, hep onların arasına girmekten sakındık son ana kadar..
"Aman namazımız mekruh olmasın" diyerek, cemaate uymadık birlikte olduğumuz zaman ve mekanlarda..
Sonra "Neden?" sorusu takıldı kafama..
Neden?
Bir İslam Ülkesi istisnasız bunu benimsemişken, uygularken ve dahi bu uygulamalarına delil de getirirken ve sevabın daha çok olması umudlarıyla herkesi de buna teşvik ederken.....
Neden bizde böyle, onlarda öyleydi? Öğrenmek istediğim bu!
Yoksa iddia edilenler gibi yeni bir çığır açmak, marjinallik(!) yapmak, dinde olmayanı getirmek, mezhep imamlarını küçük görmek aşağılamak vs.vs gibi bir gayem hiç olmadı, bundan ve hakkımda edilen zanlardan Allah'a sığınırım!
Madem ki kardeşim, senin ilmin var, buyur açıkla bize:
Mezhep İmamları tek tek ne demişler bu konuda? (Ama uzun alıntılar yapmadan, anlaşılacak basit şekilde- dedim ya ilmimiz yoktur-)
İhtilaf var mı aralarında bu konuda?
"Kılsınlar"diyenlerin delili nedir, "kılmasın"diyenlerin delili nedir?
Hz.Peygamber'in aleyhissalatu vesselam, bu konuda bir men'i söz konusu mudur? Ya da teşviki?
Asr-ı Saadet devrindeki bu konuda uygulamalar nasıldır?
Hanefi'de "Tahrimen mekruh" deniyor..Bu harama yakın mekruh demektir.
Yani cemaatle kılacağız ama hiçbir sevap alamayacağız bu durumda..Bu çok ağırdır eğer öyleyse..
Dediğim gibi madem ilmin var ve bu konularda ehliyetlisin, sen açıkla kardeşim, büyük ecir de alacaksın..
Çünkü ben bir süredir hem kendi cemaatime bu şekilde kıldırıyorum hem de soran tereddütlü Türk hanımlarına "Kılabilirsiniz" diye fetva veriyorum ve kılıyorlar.
İnşaAllah Hakk'a teslim olmuşuz, hak olanı kabul ederiz, O da şahidtir.
Umarım mes'ele, şimdi daha net anlaşılmıştır. |