| Üyeliği kapalı (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 23.07.2007
Mesajlar: 237
Teşekkür etti: 282
Teşekkür aldı: 182 konuda 533 kere
| MASONLUK İDEOLOJİSİ
İdeoloji, her muayyen ictimâî veyâ siyâsî cereyânın aslî unsurudur. Çünkü ideoloji, bu tür cereyânlara bir ma’nâ, âzâları arasında kuvvetli bir râbıta ve bir miktar da meşrûiyet sağlar.[42] Bununla birlikte mahrem bir ictimâî cereyânın ideolojisini temyîz etmek, dolayısıyla da yorumcuların bu cereyân ile ilgili görüşlerine dayanan farklı fikirleri genişçe ortaya koymak zordur.
İdeoloji, masonların Mısırlıları farklı fikrî cereyânlara da’vetinde teşvîk edici ciddî bir rol oynamıştır. Mısır masonluğu ondokuzuncu asrın âhirinde iki temel fikrî cereyânın te’sîri altındaydı: Fransızların inkılâbcı Aydınlanma an’anesi ve İngilizlerin kamu işbirliği rûhu an’anesi. Mısır’daki muhtelif mason localarının ideolojileri, buradaki birçok loca 1876 Mayısında federal bir meclis altında toplanınca, GONE’in nizamnâmesi dâhilinde cem’ edilmiştir.[43] Hakîkatde ise bu iki temel cereyân, evvelce de zikredildiği gibi, diğer farklı ideolojilere üstün gelmiştir.
Makâlemizin müteâkip kısmında Fransız ve İngiliz cereyânlarının Mısır masonluk zihniyetinin teşekkülü husûsunda nasıl birbirleriyle rekâbet etdikleri tedkîk edilecektir.
Fransız Cereyânı
Mısır masonluğunda Fransız cereyânını, 1897’de İdris Râgıb [Paşa] liderliğindeki Millî Mısır Maşrıq-ı A’zamlığı (İngiliz Mısır Millî Büyük Locası’na muhalif olarak) temsîl ediyordu. İdris Râgıb 15 Nisan 1897’de (12 Zilka’de 1314, Y.H.) Fransız Maşrıq-ı A’zamlığı’na yazdığı mektubda şöyle diyordu:
La Grande Loge Nationale d’Egypte suit le rite des Maçons Libres Anciens et Acceptés (le Rite Anglais) qui est un peu clérical... J’ai cru dans l’intérêt de notre Institution d’introduire et d’étendre le Rite Francais dans la vallée du Nil, étant plus philosophique et libéral en principe et point du tout sacerdotal dans ses cérémonies et serait plus agréé: par ces motifs je viens de fonder et constituer un Grand Orient pour les hauts degrés travaillant du 4e grade et sous le titre distinctif du “Grand Orient National d’Egypte” en base du dit “Rite Français.”[44] (te’kîdler bana âit).
Masonluk an’anesinin üç temel ritinden biri olan Fransız Riti (diğer ikisi İskoç ile Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Riti’dir), veyâ masonluğun Fransız te’sîrindeki şekli, 1786’da Fransa’da teşekkül etmiş çok daha liberal, felsefî ve antiklerikal bir fikrî cereyândır. Fikirlerinin kâhir ekseriyetini, kahramanları Ansiklopedistler olan Fransız Aydınlanmasından alır. Umûmiyetle Mirabeau’nun başını çektiği Ansiklopedistler, Aydınlanma efkârını neşretmek ve “hürriyete hizmet” için (Hazreti) İsâ Cem’iyyeti’ni (Society of Jesus) taklit etmek ve “samîmi bir dernek” kurmak istemiş ve nitekim bir asır sonra da les Jésuites rouges٤ olarak tanınır olmuşlardır.
Bu fikrî cereyânın Mısırlı liberal entellektüeller ve siyâsî liderler üzerinde mühim bir te’sîri oldu. Bunlar, ondokuzuncu asrın âhirinde, Mısır’ın İngiliz işgâline karşı (1882) siyâsî bir mayalanma ile çalkalandığı bir sırada, ya Fransa’da ya da Kâhire’deki Ecole de Droit’de tahsîl görmüş kimselerdir. 1919 ihtilâlinde çarpışanlar, bu seküler, liberal ve kavmiyyetçi fikirler uğrunda çarpışmış olan Saad Zağlul’un [Paşa] (masondur) yolundan gidiyorlardı. Bunların nihaî zaferleri ilk Mısır kânûn-i esâsîsinin resmen ilânıyla (1923) taçlanmıştır.[45]
Binâenaleyh siyâsî tahkîkat ve ayaklanma, Fransızların Mısır dâhilinde ve hâricinde destekledikleri İngiliz işgâli aleyhtârı kampanya ile birlikte, Fransız te’sîrindeki speculative masonluğun alâmet-i farîkası olmuştur. 1789 Fransız ihtilâlcilerinin (en çok da Diderot, Voltaire ve Montesquieu) prensiplerinin te’sîrinde kalan Mustafa Kâmil ve Saad Zağlul gibi kimi masonlar Mısır masonluğunun Fransız te’sîrindeki grubunun bel kemiğini teşkîl ediyorlardı. Bunlar, tıpkı bir asır önceki Avrupalılar gibi, “kendini asrın bâriz bir irfânî hakîkati olarak inşâ etmekte olan Aydınlanma tavrından unsurlar ihtivâ eden”[46] mezkûr masonluk türünün te’sîrinde kalmışlardı. Kâhir ekseriyeti mason olan 1789 ihtilâlcileri, meşhûr ihtilâlci “hürriyet, müsâvât ve uhuvvet” sloganını uydurup onu Encyclopédie yoluyla neşredenlerdendiler. Hürriyet onlar için hem şahsî hem de müşterek hitâb etme, fikir, ifâde ve dernekleşme hürriyeti ma’nâsına geliyordu. Bu liberal yorum, çok daha an’anevî olan Jansenist٥ hatta eksistansiyalist hürriyet ve serbestlik anlayışlarında bir kırılma olduğunu açıkça gösteriyordu. Mamafih müsâvât onlar için, daha fazla iktisâdî müsâvât yönündeki daha büyük bir talebin aksine, ictimâî imtiyaz ve peşin hükümlülüğe karşı mücâdele ma’nâsına geliyordu. Hâsılı uhuvvet, hayat için bir ma’nâ, beşerî bir ma’nâ bulması lâzım gelen Malraux tarzındaki tesânüdü temsîl ediyordu. Hümanist düşünce an’anesini tâkib eden Fransız masonları, beşerî tesânüd ve uhuvvet yoluyla dünyalarını güzelleştirmenin yolunu araştırıyorlardı.
İngiliz işgâline karşı mücâdele eden Mısırlı kavmiyyetçiler, Fransız düşüncesinin bu cihetini kendilerine mâl etmek istediler.[47] Bunlar Bonaparte’ın mirâsı olan o gizli düstûru yeniden uyandırdılar ve mason localarında, daha önce Fransız masonlarının “yeni bir hümanizm ve rasyonalizm tarzı” ihdâs etdikleri gibi bir tarz kavmiyyetçilik geliştirdiler.[48] Fakat belki daha da mühimmi, bunlara münâsib siyâsî fırkalar içerisinde, husûsiyle de Hizbü’l-Vatanî’de kristalize olma imkânını veren teşkilatlanmış bir topluluğu mason localarında bulabilmiş olmalarıdır.
Fransız masonluğu aynı zamanda antiklerikalizmiyle de bilinir. Bu durum, Mısır’daki masonların ondokuzuncu asrın ana locası Fransız Maşrıq-ı A’zamlığı ile olan yazışmalarından açıkça anlaşılıyor. Le Nil locasının üstâdı Louis Deleschamps, Fransız Maşrıq-ı A’zamlığı’na takdîm edilmiş yıllık bir raporda, Cizvitlerin Mısır’da artan te’sîrlerini ve mekteblerini takbîh ediyordu. Onları cem’iyyetin bütün tabakalarına sızmak, rüşvetle çok ucuza arâzi kapmak ve ülke çapında dînî mektebler açmakla ittihâm ediyordu. Deleschamps 6 Şa’bân 1314 (10 Ocak 1897) târihli bir mektubunda şunları yazıyordu:
“...Il est donc temps de lutter sérieusement contre les agissements du parti Jésuite en Egypte, et je crois que nous arriverions à un premier résultat en obtenant du gouvernement francais... la fondation d’une école laïque sous la dépendance du Ministère de l’Instruction Publique à Paris.”[49]
Ondokuzuncu asrın ortalarında Mısır’a birtakım Hıristiyan misyonerleri geldiler. Bunların en şöhretlisi Cizvitlerin imkânlarına sâhip idi ve ülkenin her yerinde mektebler açtı, insan ilimlerini tedrîs ederek güzîdegân sınıfından olan talebelerinin bakış açısını şekillendirdi. Bu durum masonları öfkelendirmişti. Onları insanlara dînî telkînâtda bulunmak, yerli ahâlînin za’fını aşırı bir şekilde istismâr etmekle ittihâm etmişlerdi. Bu durum seküler liselerin kurulmasını teşvîk etmiştir.[50]
Binâenaleyh Mısırlılar ve Fransız te’sîrindeki masonlar özellikle misyonerleri sâdece emperyalizmin araçları olarak görüyorlar ve “Hıristiyan güçleriyle emperyalizm güçlerinin birbirlerinin müterâdifi olduklarını” iddiâ ediyorlardı[51]; bu nedenle de daha bir seküler eğitim sistemi için mücâdele ediyorlardı.
İngiliz Cereyânı
İngiliz masonlar Fransız meslekdaşlarını sürekli an’aneden ve speculative masonlukdan sapmakla ittihâm etmişlerdir: “Fransız Uhuvveti, Masonluk Uhuveti’nin (the Craft) hakîki gâyesine, veyâ târih ve menşe’ine dâir asla vâzıh bir fikre sâhib olmamış, (ve) bu zavallı hâline düşene kadar da bütün hududları tedrîcen yok etmiştir.”[52] İngiliz masonları bu yüzden Fransız Maşrıq-ı A’zamlığı’nın sekülarizm telkînine ve düşüncenin herhangi bir dînin, âmentünün veya akîdenin üzerinde olması gerektiği inancına kızıyorlardı.
İngiliz masonluk an’anesinin temeli, onsekizinci asır İngilteresinin dînî ve siyâsî düşünce cereyânlarına uzanır.[53] Masonluk İngiltere’de, 1688 ihtilâlinin prensipleri hâkim olduğu bir sırada inkişâf etdi: “Newton ve Locke’un memleketi İngiltere, aynı zamanda dînî müsâmahanın da kalesiydi [ve] İngilizler yarım asırlık bir keşmekeşten sonra istibdâda mürâcaat etmeksizin âhenk içinde yaşamayı öğrendiler... Bu İngiltere hayranlığını ta’rîf eden yeni bir kelime zuhûr etmişti: anglomania.”[54] İmparatorluk dâhilinde İngiliz te’sîrindeki masonluğa hâkim olan bu anglomani, âzâlar beyninde ictimâî işbirliğini ve tesânüdü, müsâvât ve ideolojik hoşgörüyü amaçlıyordu. Bu nedenle söz konusu İngiliz ideolojisi Fransız ideolojisine nazaran çok daha muhâfazakâr idi; ve İngiliz ritini tâkib eden Mısır masonluğu, âzâlarına göre, Fransız masonluğunun hayli ihtilâlci efkârına muhâlif olarak dînî izler de taşıyan, bir yardımlaşma ve cömertlik müessesesi idi.
Onsekizinci asrın sonunda İngiliz işgâli altındaki Mısır’ı dünya ekonomisine zirâî hammadde sağlayan bir ülke hâline getirmeye mâtuf çabalarda göze çarpan bir artış vardı. Nakit zirâî mahsul ihrâcâtına dayalı bu yeni ekonomiden sürekli büyüyen yerli bir tüccar sınıfı doğdu.[55] Bu sınıf ondokuzuncu asırda pamuk ticâretine girmişti ve Mısır piyasası, aslî emtiada, dünya spot piyasasına her zamankinden daha fazla bağlanmıştı. Bu ticârî sınıf yirminci asra gelene kadar hatırı sayılır bir servet ve refah seviyesi yakalamış ve tedrîcen âhenkli bir güzîdegân hâline gelmişdi. Birçok kişi Mısır’da (Fransız veya İngiliz aristokrasisine benzer) hakîkî bir aristokrasinin hiçbir zaman doğmadığını iddia eder; fakat ondokuzuncu asırda doğan mezkûr güzîdegân, “bir aristokrasi, dâimî bir güzîdegân, cem’iyyet içerisindeki mevki’lerinin idâmesi için mücâdele eden bir nesil”[56] olma husûsiyetini hâiz idi.
1860’ların sonlarında, gittikçe artan pamuk bolluğunun –Amerikan Sivil Savaşı’nın bitişinin sebeb olduğu düşük pamuk fiyatları dolayısıyla– ilk durgunluk dönemine girdiğini gösterir açık bir alâmet vardı.[57] Pamuk piyasasındaki dalgalanmaların ve üzerinde spekülasyon yapılan diğer dünya emtia fiyatlarındaki depresyonun sebep olduğu korku, mezkûr yeni tüccar ve toprak sâhibi sınıfın mason localarına giderek artan bir şekilde girmelerini intâc etmiştir. Şâyet bir felâket olacaksa onu berâberce göğüsleyeceklerini kararlaştırmışlardı... aynen 1920’lerde pamuk piyasasının çöküşünde olduğu gibi. Her bir âzâ diğerinin kurtarılmasına yardım edecek ve böylece herkesin yüklendiği büyük riskleri hafifletmiş olacak. Bu nedenledir ki İngiliz te’sîrindeki localar pamuk tüccarları için, “sâdece âzâlar arasında yardımlaşmaya ihtiyâç duyulduğu durumlarda”[58], bir nev’i gayr-i resmî lonca hüviyeti kazanmıştır.
Kimi toprak sâhibi aileler, en çok da yukarı Mısır’dakiler, İngiltere’de veya İngiliz menşe’li mekteplerde tahsil görmüşlerdi. Bu mekteblerde ictimâî işbirliğinin ve tesânüd rûhunun, tahsîlin fons et origosu [menşe’i, Y.H.] olması gerektiğini öğrendiler. Bu aile ferdleri bilâhire İngiliz te’sîrindeki mason localarına intisâb etmişler ve buraları hayır işleri için bir vâsıta olarak kullanmışlardır. Bu hayır işleri meyânında mekteb, hastahâne ve yetimhâne inşâsını zikredebiliriz. Diğer yandan, mason locası müntesiblerinden (yüksek miktarlarda âzâlık bedeli ödeyen diğer âzâlara nisbetle) zengin olmayanları, pamuk piyasası çöktüğünde veya zirâî ürünler zâî olup satılamadığında zengin toprak sâhiplerinin koruma ve yardımından istifâde edebiliyorlardı.
Bu vâkıa o sıralar Mısır üzerinde artan İngiliz te’sîriyle de birleşiyordu. Hidiv İsmâil ve Caisse de la Dette Publique (1870’lerde Mısır mâliyesi üzerindeki ikili Fransız-İngiliz kontrolü) idâresinde, İngiliz te’sîri Fransız rakîbinin aksine tartışılmaz bir şekilde artıyordu. Ahmed Şefik [Paşa] baş nâzır olduğu sıralarda hâtırâtına şunları yazmış: “La crise financière sous Ismail nous montre les deux influences marchant de pair, mais dans certaines occasions nous pouvons constater l’empressement des Anglais à se mettre en avant.”[59] İngilizler vilâyetlerde mülk sâhibi bir Mısırlı sınıfın (Â’yân) teşekkülünü teşvîk etmişlerdir. Cromer zamânındaki istikrarlı iktisâdî durumdan en çok nasiplenenler bu Â’yân sınıfı olmuştur. Lord Cromer bu çok ılımlı yeni güzîdegân için, rakib durumdaki Fransız te’sîrini dengelemek amacıyla, yeni bir parti kurmaya çalıştı: Millet veya Ümmet Partisi. Ümmet Partisi yeni fırsatı iyi değerlendirdi ve partinin sözcüsü olan el-Cerîde’yi eski düzenin altını oymak için kullandı. Mahallî siyâsî gücün “eski Türk-Mısır aristokrasisi ve dîn sınıfından yeni profesyoneller, çiftçiler ve idâreciler grubuna... Â’yân sınıfına” geçtiği çok âşikâr idi.[60]
Bununla birlikte İngiliz te’sîrindeki bu localar, Mısır aristokrasisini ve havvâsını cezbetmeye devâm etdiler. Bunlar, aslında farklı locaları ictimâî bir kulüp olarak değerlendirmeye başlamışlardı; ve çok geçmeden Gezira Sporting Club gibi ba’zı localar güzîdegânın buluşma yeri hâline gelmişti |