7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
7 Şevval 1429
07 Ekim 2008, Salı
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 71 (9 Kayıtlı ve 62 Misafir) bulunmaktadır.

Online   ceylin, DuaLar, fatihlerin_nesliyiz, karduası, siyahsancaktar, yahya Ummu Seleme
Tekil Mesaj gösterimi
Ninja Kedi
Kayıp Yolcunun Şehri:)
 
Üyelik tarihi: 10.08.2007
Mesajlar: 699




Teşekkür etti: 39
Teşekkür aldı: 613 konuda 2.171 kere
kucult  büyük
Bismillah...

"Dinler arası diyalog diye bir şey yoktur"...

Bu sözün zahirine göre bu ifade oğrudur...Zira din mefhumu konuşacak,iletişim kuracak somut bir mefhum değildir. Lakin bu müteşabih bir sözdür. Anlamı ise din müntesipleri arasındaki diyalog yani iletişimdir.

"İbrahimi dinler" kavramı...

Bu kavram Hz.İsa,Hz.Musa ve Rasulullah'ın aynı atadan yani Hz.İbrahimden gelmelerine atfen kullanılmaktadır. Birilerinin iddia ettiği gibi "dinleri birleştirme" gibi sapıkça bir girişim değildir. Zira böyle bir durum ne islam perspektifinden ne de diğer dinlerin müntesipleri perspektifinden kabul edilebilir birşey değildir.

"müslümanlar arası diyalog kurulmalı"...

Doğru bir sözdür. Lakin hedefi yanlıştır. Acaba müslümanlar arasında diyalog yok mudur? Acaba dinine,diline,ırkına bakmaksıznın insanları kendi konumunda kabul edip, onlarla iletişim kuran insanlar müslümanlardan kaçıyor mu? Acaba bu insanlar hangi islami cemaati,tarikatı,topluluğu tenkit ve tahkir ederek müslümanlar arası diyalogtan uzaklaşmışlar? Kendilerini en ağır şekilde eleştiren, hatta eleştiri buudunun ötesinde tahkir ve tekfir eden insanlara dahi takındıkları üslub nedir? Hal ve ahval böyle iken müslümanlar arası diyalogun istenilen seviyede olmamasının sebebi kimlerdir? İslam adına yapılan en ufak bir şeyi -kim yaparsa yapsın- alkışlayan destek veren bu insanlar mı yoksa "bizim elimizle olmadıysa hiç olmasın" düşüncesinde cenneti tekellerine alıp cehennem postacılığı yapan müslümanlar(!) mı???

"müslümanlar arası diyalog" nasıl olmalı?Bu ne demektir?

Müslümanlar arası diyalog ferdlerin cemaat,tarikat vs gibi local isimleri ikinci plana atmaları ile mümkündür. Her ferde öncelikle "müslüman" sıfatı ile bakması ile mümkündür. Her ferdin kendi takip ettiği çerçevede islama hizmet için cehd gösterip, diğer cemaatlere, tarikatlere ilişmeyerek onlarında hizmetlerinde muvaffak olmaları için dua etmesi ile mümkündür. Üstad'ın 15 günde bir okunsun dediği "İhlas risalesindeki" kaideler ile mümkündür. Evet, her ferdin mesleğini,meşrebini beğenmesi ve "mesleğim haktır" demesi hakkıdır. Lakin başka mesleklerin batıllığını ifade eden "hak olan benim mesleğimdir" şeklinde bir düşünce hakkı değildir. Hak,hiçbir cemaatin hiçbir tarikatın hiçbir zümrenin tekeli altında değildir.

"dinlerarası diyalog samimi midir?"

Bu ve benzeri görüşmelerde,iletişimde her zümrenin kendisine göre çıkarları,beklentileri,amaçları,hedefleri vardır. "samimiyet" mefhumu ile sorgulanmak istenen kimdir?Müslümanlar mı?Hristiyanlar mı?Veya diğer din mensupları mı? "Diyalog" ve bu isim çerçevesinde gerçekleşen görüşmeler ferdlerin birbirlerine dinlerini teşri etme çabaları değildir. Herkesi kendi konumunda kabul edip dinine,diline,inancına,ibadetine saygı göstermektir. Bu çerçevede herkesin dinini anlatma özgürlüğü vardır.

Meselenin laf kalabalığına boğulan kısmı es geçilerek alıntılanan yazılara değinilicek olunursa....

vesselam
eski 05.09.2007, 09:26 Ninja Kedi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
  #10
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:25 .