Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 36 (4 Kayıtlı ve 32 Misafir) bulunmaktadır.

Online  hafsa, kebirulcady06, kır çiçeği, yaralıyurek


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
monaroza
ADMİN
(Konuyu Başlatan)
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 14.226


1 Albümü var
Yarışma Puanı: 490
Teşekkür etti: 24.620
Teşekkür aldı: 10.637 konuda 35.962 kere
iklimya´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Malesef gençler ne sevgilerinden vazgeçebiliyorlar

ne ailelerine söz geçirebiliyorlar ne de günah işlemeye gönülleri el veriyor....

Bu üçgenin içinde hapsolmuşlar çıkış bulmaya çalışıyorlar....


Akılları çok sonra başlarına gelir ve "şimdiki aklım olsaydı" derler..

Ama iş işten geçmiş olur maalesef.



Gizli nikâh ve evlenme soruları

“Tanıştığım kız arkadaşımla birbirimize çok uyumlu durumda olduğumuzu anladık. Her geçen gün artan ilgimiz sebebiyle de evlenmeye karar verdik.

Ancak ailelerimiz bir gerekçe göstermediler, sadece zamanı değildir, okulunuzu bitirin, ekmeğinizi elinize alın.. diyerek bizi ayıplayıp engellediler...

Biz ise şimdiden birbirimize bağlanmış olmak için gizli dini nikah yapmak istiyoruz. Kimileri bu dini nikaha olur diyor, kimileri de olmaz diye uyarıyorlar. Siz ne diyorsunuz, ailelerimizden gizli dini nikah yapmaya?..”

***

Önce sizin mühimsemediğiniz baş engelinizi hatırlatmak isterim. “Ailelerimiz bir gerekçe gösteremeden engellediler...” diyorsunuz; ama basit görülemez gerekçeler gösterdikleri de anlaşılıyor sözlerinizden.


Bana kalırsa en başta ailenizin gösterdiği bu engelleri dikkate almalısınız.

Yani önce tahsilinizi tamamlayacaksınız. Arkasından da münasip iş bulup, ailelerinizin ifadesiyle ekmeğinizi elinize alacaksınız. Bundan sonra sıra mutlu bir yuva kurmanıza gelecek. Hayatı kazanmak, aile sorumluluğu yüklenmek basit bir olay değildir... Bunun için gerekli hazırlıklar şarttır...

Tahsil bitmemiş, bir işe girilip ekmek ele alınmamış, ailenin desteği de ayrıca garanti edilmemiş...


Bunca olumsuzluklara rağmen gizli nikahla evlenmeyi göze almanın gerekçesi ne ola ki?..

Ailelerinizin çok yerinde gerekçelerine rağmen sizi böyle bir teşebbüse zorlayan şeyin ne olduğunu hiç düşündünüz mü?

-Alevlenen hisleriniz, kabaran gençlik duygularınız değil mi?..


Şunun altını çizerek hatırlatmalıyım ki, insan alevlenen gençlik hislerinin peşine takılırsa, göze almayacağı yanlış yoktur.

Gençliğinde hislerine tabi olup da böyle zamansız kararlar alanlar, ömür boyu aldıkları bu vakitsiz kararların pişmanlığını duymuşlardır.

Hatta, “Neden tecrübe sahibi yaşlılarımız bizi uyarmadılar da gençlik duygularımızla baş başa bıraktılar bizi?.. diye yaşlıları itham da etmişlerdir. İ

İşte şimdi, ben de böyle bir ithama maruz kalmamak için hoşa gitmese de (her zaman yaptığım gibi) bu hatırlatmaları yapıyor, bu devreleri yaşamış bir yaşlı olarak gençleri düşündürmek istiyorum.

-Böylesine vakitsiz kararlara zorlayan gençlik duyguları olunca, bu duyguları ayaklandıran görüntülerden, tahrik ve teşhir ortamlarından uzak kalma gereği de kendiliğinden meydana çıkmaktadır...


Aksi halde, her fırsatta bu duyguları ateşleyecek karşı cinslerle yüz yüze, göz göze gelinmesi, baş başa kalınması halinde, alevlenen duyguların yanlış kararlar aldırması kaçınılmaz olacaktır.

Bundan dolayı bir erkek yabancı bir bayanla baş başa tenha yerlerde şaibeli şekilde kalmamalıdır, ikazı yapan hadisler, bu ikazlara kulak asmayan ikilinin üçüncülerinin şeytan olacağı yolunda hatırlatmada da bulunmaktadır.

Çünkü iki ikiye şaibeli şekilde baş başa kalınması halinde (herkeste olmasa da ekseriyetle) ayaklanan duygular, evlenmek için normal zamanı bekleme sabrını yok eder, hemen teşebbüse zorlar, ömür boyu da pişmanlık duyacakları davranışların sorumlusu haline gelebilirler...

Sonra ne tahsil tamamlama imkanı, ne istikbal kazanma fırsatı kalır ortada. Burada bir başka kutsi sözün ikazını da şöyle ifade edebiliriz:

-Cinsel duyguları mahremiyet sınırları içinde korunmayıp da tahrik ortamında ayaklandırılan kimse, aklının ya tümünü, ya da üçte ikisini kaybetmiş kimse gibi delice kararlar alabilir!..

Neden sonra aklı başına gelen genç, bunun kendisine nelere mal olacağını hesap eder ama iş işten geçmiş, ateşlenen silah hedefini vurmuştur... Artık pişmanlığın hiç faydası kalmamıştır...

***

Çare, tahrik atmosferlerine yaklaşmamaktır!


Mahremiyet sınırlarını aşmamaktır.

Yabancılarla yüz yüze, göz göze gelerek şaibeli laubaliliğe düşmemektir.

Yani, mutlu evliliğin şartlarını aile büyükleri ile birlikte hazırlayıncaya kadar kendini bu gibi tahrik ortamlarından korumaya almaktır...

Yoksa cinsellik ateşine giren yanar, duygu seline kapılan boğulur...

Elektrik çarpması ani olur fakat tedavisi uzun sürebilir...


AHMED ŞAHİN






__________________
“Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından bir şey kaybetmez"

http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 11.09.2007, 02:50 monaroza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #32
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:04 .