15 Şevval 1429
15 Ekim 2008, Çarşamba
15 Şevval 1429
15 Ekim 2008, Çarşamba
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 56 (17 Kayıtlı ve 39 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Almula, beyza, dilara92, erdal, hatibbA, hattat, KapaSite, kasif_gnc, siyahsancaktar, TeK_ÇaReM Hak-dilaram, mesutizm
Tekil Mesaj gösterimi
root
ıııooıoııoııııııoıııııııo
 
Üyelik tarihi: 26.08.2006
Mesajlar: 2.570




Teşekkür etti: 3.406
Teşekkür aldı: 1.515 konuda 4.653 kere
kucult  büyük
Ramazan ile ilgili Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i Şerifler

Ayet-i Kerimeler

Ey îman edenler! Sizden önceki (ümmet)lere yazıldığı gibi, sizin üzerinize de oruç tutmak yazıldı (farz kılındı). Olur ki bu sâyede takvâya erersiniz.
Bakara - 183

(Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (oruç) tutar. (İhtiyarlığından veya tedâvisi mümkün olmayan bir hastalıktan dolayı) oruç tutmaya gücü yetmeyenlere, (her güne karşılık) bir yoksulu (sabah-akşam) doyuracak bir fidye vermesi (gerekli)dir. Kim de gönülden gelerek (daha fazla) bir ihsanda bulunursa, bu, onun için daha hayırlıdır. Bununla beraber (zor da olsa), (işin önemini) bilirseniz, oruç tutmanız, sizin için daha hayırlıdır.
Bakara - 184

(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, Kur'ân; insanlara hidâyet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi. Sizden kim (mâzereti olmaksızın) bu ay(ın ilk hilâlin)e erişirse/görürse hemen orucunu tutsun, kim de hasta veya seferde (olup da yer) ise, tutmadığı günler sayısınca (câiz olan) başka günlerde (orucunu kazâ etsin). Allah sizin hakkınızda kolaylık ister, zorluk istemez. Bu da, o sayıyı (kazâ ile) tamamlamanız ve size yol göstermesine karşılık Allah'ın yüceliğini tanımanız içindir. Olur ki (düşünür de) şükredersiniz.
Bakara - 185

Oruç (günlerinin) gecesinde eşlerinizle cinsî ilişki kurmanız size helâl kılındı. (Haramdan korunmak ve sükûnete kavuşmanız için) onlar sizin için bir elbise, siz de onlar için bir elbisesiniz. Allah (onlara yaklaşmamakla) nefislerinizin arzularına karşı zâfiyet göstereceğinizi bildi de tövbelerinizi kabul edip, sizi bağışladı. Artık bundan böyle onlara yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazdığı (takdir ettiği) şey (nesl)i isteyin. Beyaz iplik siyah iplikten (fecrin aydınlığı, gecenin karanlığından) seçilinceye (tanyeri ağarıncaya) kadar yiyin, için, sonra da orucu akşam oluncaya (iftar vaktine) kadar tamamlayın. Fakat, mescidlerde i'tikâfa (ibâdete) çekilmiş iken kadınlarınıza yaklaşmayın. Bu (hükümler) Allah'ın sınırlarıdır; sakın sınırlara yaklaşmayın! Allah, sakınıp korunsunlar diye âyetlerini insanlara böyle açıklar.
Bakara - 187

Haccı da, umreyi de Allah (rızâsı) için yapın. Eğer (bir engelle hac ve umreden) alıkonulsanız, o zaman kolayınıza gelen bir kurban (gönderin). Kurban, yerine (Minâ'ya) varıncaya kadar başlarınızı traş etmeyin. Aranızda hasta olan veya başından bir rahatsızlığı bulunan (traş olan) varsa ona fidye gerekir ki, o (fidye) de ya (üç gün) oruç tutmak, ya sadaka (altı fakire fitre) vermek, ya da bir kurban kesmektir. Güven içinde olduğunuz vakit hac zamanına kadar, umre ile faydalanmak isteyen kimseye (Hacc-ı Temettü yapana), kolayına gelen kurbanı kesmesi; kurban bulamayana da hac günlerinde (ihramlı olarak) üç gün, döndüğünüz zaman da yedi (gün) oruç tutması gerekir; bunlar tam on (gün) dür. Bu, ailesi Mescid-i Haram (civârın)da oturmayanlar içindir. Allah'ın emirlerine uygun olmayan davranışlardan sakının ve bilin ki, Allah'ın cezâsı çok şiddetlidir.
Bakara - 196

(O mü'minler;) tövbe edenler, ibâdet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten vazgeçirmeye çalışanlar ve Allah'ın sınırlarını (koyduğu hükümleri) koruyanlardır. (İşte, böyle) mü'minlere (cenneti) müjdele!
Tevbe - 112

Şüphesiz ki, müslüman olan (Allah'ın emirlerine teslim olan) erkeklerle, müslüman kadınlar; îman eden erkeklerle, îman eden kadınlar itaat (ve ibâdet)e devam eden erkeklerle; itaat (ve ibâdet)e devâm eden kadınlar; doğru erkeklerle, doğru kadınlar; sabreden erkeklerle, sabreden kadınlar; alçak gönüllü (ve saygılı) erkeklerle, alçak gönüllü (ve saygılı) kadınlar; sadaka veren erkeklerle, sadaka veren kadınlar; oruç tutan erkeklerle, oruç tutan kadınlar; mahrem yerlerini (haramdan) koruyan/hayâlı erkeklerle, mahrem yerlerini (ve görünümlerini haramdan) koruyan/iffetli kadınlar; Allah'ı çok anan erkeklerle (Allah'ı çok) anan kadınlar (var ya, işte) Allah, onlar için mağfiret ve büyük bir mükâfât hazırlamıştır.
Ahzab - 35

__________________
Profesyonellik, % 20 yetenek ve % 80 alıştırma ile elde edilir; eğer disiplin yoksa ikisinin de değeri yoktur.


BazaarDesigns.com
eski 14.09.2007, 23:44 root isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:08 .