Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 37 (4 Kayıtlı ve 33 Misafir) bulunmaktadır.

Online  hafsa, kebirulcady06, kır çiçeği, yaralıyurek


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Hak-dilaram
Hakkperest
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.229


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.873
Teşekkür aldı: 4.485 konuda 21.327 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
Ankara'da baran efendi var. üstaz'a bizimle bir kilo kadar lokum hediye göndermişti. ısparta'ya vardığımızda, üstaz'ı sevenleri ile sohbette bulduk. müsaade ile hediyeyi arz ettiğimizde 'dağıtın' dediler. oturduk, sohbetlerini bölmediler, devam ettiler, dinliyoruz. takriben içerde yüz kişi kadar var. yarım saat sonra, biz unuttuk dağıtım işini, arka taraftan bir ses geldi. 'arttı kurban!' oturanlar heyecanlandı, cezbeye tutulanlar oldu. çünkü altı üstü içinde onbeş yirmi kadar lokumun olduğu bir kutu ve yüzden fazla kişi lokumdan almış oluyor, 'arttı' sözü lokum ikram edilenleri ne hale soktu, siz düşünün.

üstaz dedi ki: bu, baran'ın kerametidir!

ankara'dayız. talebelik zamanımız, gider geliriz baran efendi'nin yanına. kendileri kadiri meşayıhındandır. baran efendi'nin küçük bir odun sobası var gündüzleri misafirlerini ağırladığı küçük mekanda. kış zamanları, odayı ısıtmak için sürekli odun atarak ateşi canlı tutuyorlar. dikkatimi çekti: onun 'çavuş' dediği tecrübeli sofileri, sobanın odun atmak için üstte bulunan kapağı kor halinde olmasına rağmen çıplak elleri ile tutuyorlar ve odunu sobaya bırakana kadar, o kor halindeki kapak ellerinde!

'ben de yaparım bunu!' , 'kadiri ya bunlar, onların ateş kerametleri meşhur, bana nazire yapıyorlar, ne var da üstaz da hem nakşi hem kadiri nisbeti var' dedim kendi kendime. serde gençlik var tabi. deliliğin dik alası zamanlarım. fırsat kolladım. tam oduna yöneldiğini gördüğümde birinin atak yaptım ve odunu ondan önce aldım. kor halindeki kapağı tuttum ve kaldırdım! kapak elimde! kapağın tutacağı kıpkızıl kor! parmaklarımda buzdolabının buzluğundaki dolaba yapışmış buza parmaklarınız değdiğinde ne hissediyorsanız o his! kapağı çavuşlara çevirdim ve baran efendi'ye kendimce farkettirmeden, hepsi sakallarını göğüslerine yapıştırdılar tebessüm ettiler. odunu koydum, kapağı kapattım, sohbet devam etti.

bir zaman sonra üstaza anlattım bunu. 'meğer efendim! kapak soğukmuş, aynı buzdolabının buzluğu gibi' deyince ben:

'soğuk muymuş? kim soğutmuş?' dedi ve gülümsedi.

o anki utancımı anlatamam
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 02.11.2007, 20:29 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #49
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 15 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:04 .