| ankarada'yız. 90'lı yıllar... bir kardeşimizin evine misafir üstaz ve gençler çoğunlukta.
üstaz gençlere dayanamaz, onların birbirinden ilginç akıl dolusu sorularından yüzünde güller açar, inci dişleri görünesiye tebessüm eder ve gözleri parıldar.
soruldu: efendim! amerika'da bazı insanlar kendilerini donduruyorlar, dondurma teknolojisi tamammış; ama çözme teknolojisi henüz keşfedilmemiş, keşfe kadar vucud donmuş halde bekleyecek ve sonra dondurulduğu yaştan hayat tekrar başlayacakmış, ne dersiniz, bu mümkün mü?
dedi ki:
bu yeni bir şey değil malum. ashab ı kehf'in hikayesini hatırlayınız. onların uykuya daldıkları mağaranın hava yapısı çok farklıydı ve bir prizma gibi idi mağaranın şekli.
mucizeler, kerametler ilme de esasen birer ışıktır.
hem bundan dahasını da yapabileceklerdir.
mesela insana benzeyen insan gibi yiyen içen yürüyen, normal insanların ayırd edemeyecekleri robotlar yapacaklar. onları ancak firaset ehli farkedecek, zira onlarda ruh olmayacak. |