| üstaz eserinde der ki: Eser yazan sûfîler iki taifedir: Bir taife Hakk’ın vâridâtından yani kuluna bağışlamış olduğu keşif, keramet gibi şeylerden bahseden muradlardır. Şeyh Muhyiddîn Arabî, Celâleddîn- i Rûmî’nin eserleri bu kabildendir.
İkinci taife vird ve âdablardan bahsederler. Vâridâtın kazanılması için usuller, kaideler yazan müridlerdir; İmam Ğazâlî gibi. Benim kitablarım da böyledir. Mesela “ Edeble Varış Lütufla Dönüş” kitabını kırk altı tane şeyh okuyup faidelendiklerini bana bildirdiler. Elhamdu Lillah, bu benim ğayretimle, parayla, silahla olmadı; Allah Teâlâ’nın bana verdiği nimetlerindendir. Fakirdim. Babam öldüğünde kefen giydirecek param yoktu. 1980’e kadar halkın fitre zekatlarını yedim. Kimi zaman istiyordum, kimi zaman istemiyordum. Ne vakit istediysem sırtüste düştüm. Sonra Şeyh Abdulhakk karşıma çıktı, dua etti. O gün bu gündür kimseden istemedim. Sırtım yere gelmiyor. |