| hacer-ül esved'i öpmek BİSMİHİ TEALA
Hacerü’l-Esved konusunda aktarılan şu rivâyette, yanlış bir kanaat oluşumuna katkı sağlayan ve Müslümanları olumsuz anlamda etkileyen bir haberdir.
“Kim Hacerü’l-Esved’i öpse, kıyâmet gününde Hacerü’l-Esved ona tanıklık verüp, ‘geldi beni öptü’ diye ve ona şefaat ede.”[1]
Günümüze gelinceye kadar Müslümanların çoğu bu şefaate nâil olmak maksadıyla kıyasıya bir mücâdele içerisinde olmuşlardır. Ve bu mücâdele bugün de aynen devam etmektedir. Gerek hac ve gerekse umre döneminde birbirlerini hırpalayıp kalp kıran, iten, ezen ve Hacerü’l-Esved’i öpmeyi çok büyük bir şeref zanneden çoğu Müslüman, bu rivâyetlere olan inançlarının tabîi bir sonucu olarak böyle davranmaktadırlar.
ALLAH’a ve Rasûlüne (Sallallahu aleyhi ve sellem) bağlılıklarını göstermek ve Hacerü’l-Esved’in şefaatine nâil olmak amacıyla hareket eden Müslümanlara, diğer din kardeşlerine zarar vererek haram işledikleri, Hacerü’l-Esved’in esas fonksiyonunun bu olmadığı, onun sadece tavafın başlangıcına işâret eden farklı bir taş olduğu,[2] güzel bir şekilde anlatılıp öğretilmiş olsaydı, durum belki de çok daha farklı olacak, inananların huzur içerisinde bir tavâfı gerçekleştirmeleri mümkün olabilecekti.
Nitekim, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem), Vedâ haccının tavâfı esnasında izdihâm nedeniyle, Hacerü’l-Esved’i öpmemiş, elindeki değnekle işâret ederek istîlâm etmiştir.[3]Hz. Ömer’de, insanlara eziyet edilmemesi gerekçesiyle uzaktan istîlâm konusunda Müslümanları uyarmıştır.[4]Tavaf esnâsında Hacerü’l-Esved’e dokunulması ve onun öpülmesi yönündeki rivâyetlerden bu taşın kutsallığı veya Kâbe’nin kutsiyetini temsil ettiği şeklinde bir sonuç çıkarmak ve bu uygulamayı bizzat Hacerü’l-Esved’e karşı bir saygı ifâdesi olarak görmek doğru değildir.[5]
Hac ibâdetindeki birçok şekil ve merâsim gibi bunun da Hz. İbrâhim’in ve Resul-i Ekrem’in (Sallallahu aleyhi ve sellem) hatırasını canlandırma, haccı önemsemeyi ve ALLAH’ın (Celle cellauhu) bu konudaki emrine boyun eğmeyi vurgulama, kulluk ve itaat gibi rûhî ve derûnî halleri zâhirî bazı davranışlarla ifâde etme gibi sembolik ve taabbudî bir anlam taşıdığı söylenebilir.[6]
------------------------------------------------------------
[1] AHMED BÎCAN, s. 326.
[2]KIRBAŞOĞLU, Alternatif Hadis, s. 289, 294-296. Bu taşın cennetten geldiği ile ilgili rivâyetlerin mitolojik ve efsanevî unsurlar ihtivâ ettiğini söylemektedir.
[3]BUHÂRÎ, 25/Hac, 58 (II, 162); MÜSLİM, 15/Hac, 42 (I, 926).
[4] İBN HANBEL, I, 28.
[5] Hacerü’l Esved, Câhiliyye Arapları tarafından da kutsal kabul edilen ve derin bir saygı duyulan, hatta bazı Araplar tarafından put edinilip tapınılan bir taştır. Bkz. ÇELİK, Ali, İslâm’ın Kabul veya Reddettiği Halk İnançları, Hicaz Bölgesi, Beyan Yay., İst., 1995, s. 117-119.
[6] ÖĞÜT, Sâlim, “Hacerülesved”, DİA, XIV, 434-435, İst., 1996.[/i] |