8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
Ayet
Tövbe edenler, ibadet edenler, hamd edenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secdeye kapananlar, iyiliğe özendirip kötülükten sakındıranlar, Allah'ın sınırlarını koruyanlar.Müjdele o müminleri!
(Tevbe-112)
hadis
Oruçlunun susması tesbih, uykusu ibadet, duası makbul, ameli de çok sevaptır.Oruçlu iken çirkin konuşmayın! Birisi size sataşırsa, “Ben oruçluyum” deyin!
Deylemi-Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 22 (4 Kayıtlı ve 18 Misafir) bulunmaktadır.

Online   mustafaorhan, ta-ha, yahya Dagistan
Tekil Mesaj gösterimi
karaşahin
Tecrübeli Üye
 
karaşahin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 13.01.2007
Mesajlar: 185




Teşekkür etti: 63
Teşekkür aldı: 157 konuda 568 kere
kucult  büyük
BİSMİHİ TEALA

Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve sellem) evleneceğini söyleyenlere, kızı görüp görmediklerini sormuş ve görmelerini tavsiye ederek: «bu anlaşıp mutlu olmanız için daha uygundur.»

(Nesâi, K. en-Nikâh, 17; Tirmizi; K. en-Nikâh, 5.) buyurmuştur.

Bu konudaki diğer hadisleri de göz önüne alan fıkıh bilginleri, bakmanın caiz olduğunda ittifak etmişlerdir. Ancak bakmanın şekli ve sınırı üzerinde görüş ayrılığı vardır. Sınırı çok geniş tutanlar yanında cumhur:

«yalnızca eline ve yüzüne bakabilir.» demişlerdir.

Evzâî ve Ahmed b. Hanbel orta bir yol tutarak baş, kollar, dize kadar ayakların da görülebileceğini ifâde etmişlerdir. Cumhura göre kızın veya velisinin haberi olmadan gizlice bakmak da caizdir. (İbn acer, Fethu'l-Bâri, C. XI, s. 86; eş-Şevkânî. Neyl, C. VI, s. 117-118.)

Burada, aracı kadın, dönüşte dünür gönderilmesi düşünülen kızın niteliklerini damat adayına anlatır. Bu caizdir. Delil, Enes b. Malik''in (radıyallahu anh) naklettiği şu hadistir:

"Hz. Peygamber Ümmü Süleym'yı (r. anha), bir kadına görücü olarak göndermiş ve onun bacaklarına bakmasını ayrıca ağız kokusunun olup olmadığını anlamaya çalışmasını bildirmiştir." (Ahmed b. Hanbel, III, 231; eş-Şevkanî, Neylü'l-Evtar, VI, 110.) (Bu hadis için bazı eleştiriler yapılmıştır. İbn Hanbel hadise «münker» derken, yaygın olan «mürsel» oluşudur.)

Kadın da, kendisine talip olacak erkeğe bakması için birisini gönderebileceği gibi, bizzat erkeği kendisinin görme hakkı da vardır.

Erkeğin bir aracı koymaksızın, evlenmek istediği kızı bizzat görmesi

Onun, yüz ve beden güzelliğini anlaması için yüz, eller ve boya bakması yeterlidir. Yüz güzelliğe, eller de bedenin zarafetine delalet eder.
Cabir b. Abdillah'ın (radıyallahu anh) naklettiği bir hadiste şöyle buyurular:

"Sizden biriniz bir kadınla evlenmek istediği zaman, onun evlenmesini teşvik edecek niteliklerine bakabilirse baksın." Cabir şöyle diyor: "Bir cariye ile evlenmek istiyordum. Gizlice onu gözetledim ve evlenmemi teşvik eden bazı özelliklerini gördüm. Sonra da onunla evlendim." (Ebu Davud, Nikah, 18; Tirmizî, Nikah, 5; A.b. Hanbel, III, 334, 360, II 286, 299, V, 324.) (Hadisin ravileri sika (güvenilir) olup, Hakim, hadisin sahih olduğunu ortaya koymuştur.)


Mugîre b. Şu'be (r.a) bir kadınla evlenmek istiyordu. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) ona; "Git ve onu gör. Çünkü görmek, birbirine ısınmanız için daha iyidir" (Müslim, Nikah, 74,75; Tirmizî, Nikah, 5; İbn Mace, Nikah, 9; Darimî, Nikah, 5; A.b. Hanbel, IV,245,246.) buyurdu.

Ebu Humeyd'in (Radıyalahu anh) naklettiği bir hadiste, evlenme niyetiyle kadına bakılabileceği ve kadının durumu bilmemesinin de sonucu değiştirmeyeceği belirtilmiştir. (bk. Ebu Davud, Nikah, 18; eş-Şevkanî, a.g.e., VI, 110.)

Diğer yandan Hz. Ömer (radıyallahu anh), devlet başkanlığı sırasında Hz. Ali'den (radıyalahu anh) kızı Ümmü Gülsüm'ü istemişti. Hz. Ali (radıyallahu anh) kızının küçük olduğunu hatırlatarak; "Onu sana göndereyim, eğer razı olursan eşin olsun" dedi.

Hz. Ali (radıyallhu anh) kızını Ömer'e (radıyallahu anh) gönderdi. Hz. Ömer (radıyallahu anh) kızı (Ümmü Gülsüm'ü radıyallahu anha) gördü ve onunla konuştu. (bk. Ebu Davud, Nikah, 18; eş-Şevkani, a.g.e., VI, 110)
Bu durum ashab-ı kiram'ın evlilik konusunda birbirine ne kadar samimi davrandıklarını göstermektedir.

Bakmanın ölçüsü ve sınırı:

Çoğunluk müctehitlere göre, erkek evlenmek istediği kadının yalnız yüz ve ellerine bakabilir. Çünkü yüz ve ellerin görülmesi kadının güzelliğini ve bedeninin arzu edilene uygun olup olmadığını anlamak için yeterlidir. Ebü Hanîfe (rahmetullahi aleyh) ayakları da görülebilecek yerler kapsamında saymıştır.

Hanbelîlere göre, evlenilmek istenen kadının günlük işleri yaparken açık kalabilen yerlerine bakmak caizdir. Bunlar altı tane uzuv olup şunlardır: Yüz, boyun, baş, el, ayak ve bacaktan (topuk diz kapağı arası) ibarettir. Çünkü bir kadının fizik yönünün bilinmesi için belirtilen bu yerlerin görülmesine ihtiyaç vardır. Delil; yukarıda zikrettiğimiz Cabir ve Mugîre'nin naklettiği hadislerdeki "ona bak veya ona baksın" ifadelerinin genel anlamı ile Hz. Ömer'in ve Cabir'in bu konudaki uygulamalarıdır.

Diğer yandan el-Evzaî "bedenin etli kısımlarına bakar" derken Davud ez-Zahirî "ona bak." hadisinin açık anlamını dikkate alarak "vücudunun tamamına bakmak caizdir" demiştir. (ez-Zuhaylî, el-Fıkhu'l-İslamîye Edilletüh, Dimaşk 1305/1985, VII, 23)

Evlendikten sonra ise eşler birbirinin vücudunun tamamına bakabilir. Bununla birlikte karı-kocanın birbirinin cinsel organına bakması mekruh sayılmıştır.

Şafiîlere göre, bakmanın, kızın ve ailesinin haberi olmaksızın yapılması gerekir. Aksi durumda, kız tercih edilmezse ailesi incinmiş olur. Delil; kızın izni olsun veya olmasın, bakmanın caiz olduğunu bildiren hadislerin açık anlamıdır.
Malikîlere göre ise, erkeğin bakışından kızın ve ailesinin haberli olması gerekir. Çünkü kızın, kendisine bakıldığından haberli olmaması mekruhtur. (ez-Zühayli, a.g.e., VII, 24)

Sonuç olarak, bir erkek evlenmek istediği kıza, istemeden önce İslami ölçüler içinde bakabilir. Aynı şekilde kız da erkeğe bakabilir. Yanlarında üçüncü bir kişi bulunmak veya herkese açık bir yerde olmak şartıyla evlilik tasarlayan müstakbel eşlerin karşılıklı konuşmaları da mümkün ve caizdir.
__________________
İNSANLAR DOGRU ZAMAN VE DOĞRU YERDE DOĞRU SÖZ SÖYLERLER İSE ÖZÜR DİLEMEK ZORUNDA KALMAZLAR
http://img222.imageshack.us/img222/5...amimfu7ln3.gif
eski 14.11.2007, 13:18 karaşahin isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #9
karaşahin isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:24 .


Page generated in 0,21856 seconds with 13 queries