fabrikatör, işçiye bir maaş vaad eder. ona der ki sözleşme imzalanırken: '08.00 -17.00 arası mesai yapacaksın. punto tezgahında sana tezgahtan gelen her yuvarlak silindir saca beş punto basacaksın. bak ne dört ne de altı! tamam mı?' işçi: 'tamam' der, imzayı atar ve mesaiye başlar.
bizim işçi işinin felsefesine dalmıştır: 'neden 6 değil!? halbuki daha sağlam olurdu/neden 4 değil!? daha az masraflı olurdu'
'patrona bir kıyak geçeyim, şu işi dört punto ile bitireyim ben' der ve o akşam mesai bitiminde evine gayet huzurlu gider. işverenini çok masraftan kurtarmıştır, mutludur.
sabah işe geldiğinde patron, onu görmek ister: 'çıkışın! işin bitti bizimle!'
'neden ama, ne yaptım ben?'
'daha ne yapacaksın. bütün yaptığın malzemeler iade edildi ve bana zararın bir yıllık maaşından daha fazla! ben seninle bir mukavele imzalamadım mı? neden uymadın ona? o anlaşmadaki her husus, büyük bir tecrübe ve düşüncenin ürünüydü. sen sadece işini yapsaydın, buradan emekli olunca rahat bir hayat seni bekliyordu. şimdi bu dersi al, koltuğuna sıkıştır ve yan fabrikaya doğru marş marş' |