| Çevre, Aile, Dünya kaygısı ile dinde taviz verenlere ihtar! Yazılanlar;
Maviler:Ayettir.
Koyu yazılılar: Hadistir.
Eğik yazılar: Üstaz İSMAİL ÇETİN Hoca Efendinin kitablarından alıntıdır. İbni Abbas radıyallahu anh buyurur ki: Birgün Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu. “Ey oğlan! Allah’ın emir ve yasaklarını koru ki o da seni korusun. (Zikrini devam etmek, mahlukunda tefekkür etmekle) Allah’ın hakkını koru ki daima O’nu önünde bulasın. Bir şey istediğin zaman sadece Allah’tan iste. Yardım dilediğin zaman, Allah ile yardım dile. Bilmiş ol ki halk hepsi seni bir şeyle faydalandırmak için toplansalar dahi , Allah’ın lehinde hükmettiğinden başka bir şeyle seni faydalandıramazlar. Böylece halk hepsi, sana bir zararı dokundurmak için toplansalar dahi, Allah’ın aleyhinde hükmettiği şeyden başkasıyla sana zarar veremezler. Kalemler kaldırılmıştır, sayfalar kurumuştur.” Bu hadis-i şerifin “Ey oğlan! Allah’ın emir ve yasaklarını koru ki o da seni korusun.” cümlesinde, mudaf olan hudud kelimesi mahzuftur. Yani Allah’ın hududlarını korumuş olursan, Allah’ın güveni altına girmiş olursun. Bu takdirde dünyada sana âfattan, hoş görülmeyen şeylerden, ma’siyetten koruyacak ve bundan dolayı ahirette de, ameline mükafat olarak seni azabdan koruyacaktır. Binaen aleyh dünya ve ahiretin huzur ve saadetini kazanmak, kulun hududlarını korumasına bağlanmıştır.
Üstaz bir konuda İmam Ayni’den alıntı yapmış. “Yani Allah’a isyanda, baba olsun, eş olsun, sair amirler olsun, kim olursa olsun ona itaat yoktur. Nitekim Ebi Said’in hadisinde “Kim size ma’siyeti emrederse, ona boyun eğmeyin” buyrulmaktadır.”…”
Üstat bir konuda Ali bin Ebi Talib kerremallahu vecheh’in hikmetli şu sözünü yazmış. ” İnsanlar dünyalarının ıslahatı için dini işlerinden bir şeyi terk ederlerse, terk ettikleri zarardan dolayı, Allah Teâlâ kendilerine daha büyük zarar kapısını açar.”
Üstat bir konuda Hazreti Ali’nin şu sözlerini yazmış. (Sadece son kısmı yazılmıştır.) “ Allah Teala’nın kitabından ve onun Rasulü’nün sünnetinden size yapmış olduğum emrlerde, isteseniz de istemeseniz de bana itaat etmeniz farzdır; karşı gelmeniz haramdır. Kim olursa olsun, ben de dahil, ma’siyeti emrettiği zamanda ona boyun eğmek, teslim olmak haramdır. Taat ma’ruftadır. Taat ma’ruftadır. Taat ma’ruftadır.”
[i]Ayrıca ayette [/I]“ … Allah’ın emrine aykırı hareket eden kimseler, başlarına bir bela gelmesinden yahud kendilerine çok acıklı bir azab gelip çatmasından sakınsınlar” mealindeki En-Nur suresinin 63. ayet-i kerimesinde, emrine muhalif hareket edenleri sakındırmaktadır. Âl-i İmrân suresinin” … Her kim Allah’ın dinine sımsıkı sarılırsa, kesinlikle dosdoğru olan yola iletilmiştir.” mealindeki 101. ayetinde ve yine El- Ankebût suresinin “İnsanlar, imtihandan geçirilmeden – sadece iman ettik demeleriyle bırakılacaklarınımı sanıyorlar. Andolsun ki biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları ortaya çıkaracaktır.” mealindeki 2 ve 3 ayetlerinde Allah Teâlâ, dine sarılanlara yardım etmeyi, hidayete erdirilmelerini ve mü’minleri dünyada bazı belaya giriftar etmekle imtihan edeceklerini beyan buyurmaktadır |