| Geçmişin izleri ve gelecek kaygısı Bilgileriniz için teşekkür ederim(Allah razı olsun) Güzel bir çalışma olmuş. Benimde eklemek istediklerim var. Eğer sabır gösterirseniz(İnşaAllah)
Seksenli yıllarda basılmış bir Ansiklobedide bir konu okumuştum. Uzun yıllar oldu ama içeriğini çok iyi hatırladım. Bu gök olayları takıntısı(Bilimden öte olmuş durumda) batı toplumlarını çok fazla etkilemiş. Bu nedenle, bir kuyrukluyıldızının dünyaya yaklaştığı görülmüş ve kahinler felaket seneryoları hazırlamış. Onbinlerce insan ölüm korkusu ile kendilerini deniz ve su kenarlarına atmış. Günlerce suyun içinde, yanarak dünyaya yaklaşan alev topu kuyruklu yıldızın çarpmasını beklemişler. Nihayet kuyruklu yıldız atmosferin yakınından geçip gitmiş ama binlerce insanda zaturreden ölmüş (Cehalete bakın).
Son yüzyıl içinde büyük bilimsel keşiflerin yapıldığı ve teknolojide ilerlendiği, daha öncesinde ise insanların ilkel yaşadığı söyleniyor. İnsanlık tarihinin yaklaşık altımilyon yıldır varolduğu söyleniyor. Bunca zamandır insanların elinde mızrak ile avcılık yaptığını düşünemeyiz herhalde. Oysa gerçek ilim sahipleri bilirlerki (Kur'an-ı Kerim'de açıkça anlatılmaktadır); Allah(C.C.) Adem Peygamberi ilk yarattığında ona eşyaların ismini (Yani yedi ilimi) öğretmiştir.
Sonuç olarak, bilim adamıyım diye geçinen şarlatanların kuruntularına ve geçmişten aldıkları ve gizem diye sattıkları o günkü gündelik yaşam öğelerini abartıp felaket senaryolarını ancak kendileri gibi cahil toplumlara kabul ettirebilirler. Gerçek ilim sahipleri bilirlerki; Yüce Kitabımızdada belirtildiği gibi bu dünya hayatı gelip geçicidir ve imtihan yeridir. Zaten gerçek olmayan ve gerçek hayatın bir görüntüsü olan algılar bütünüdür. Allah (C.C.) Kıyamet veya felaket korkusunu ancak inkarcı materyalist toplumların ve onlara inanan cahil toplumların kalplerine isabet ettirmiştir. İnkarcılar için Allah (C.C.)Bakara Suresi 17,18.19.20 ve 21. Ayetler:Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakıverir.
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak hâlinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir. Ölüm korkusuyla, yıldırım seslerinden parmaklarını kulaklarına tıkarlar. Oysa Allah, kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökünce dikilip kalırlar. Allah dileseydi, elbette onların işitme ve görme duyularını giderirdi. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet edin ki, Allah’a karşı gelmekten sakınasınız.
Nahl Suresi 77.Ayet: Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Kıyamet’in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Ali İmran Suresi 185.Ayet: Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.
Saygılarımla.... |