11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 35 (13 Kayıtlı ve 22 Misafir) bulunmaktadır.

Online   Almula, Ayşe Reşad, barika, DeRCan, DuaLar, uşaklı, yolcu, _eslem_ Dagistan, Hak-dilaram, kapına_geldim
Konu: BiDATLAR
Tekil Mesaj gösterimi
Ummu Seleme
GüzellikGöreninGözündedir
 
Ummu Seleme - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 02.09.2006
Mesajlar: 3.624




Teşekkür etti: 8.168
Teşekkür aldı: 2.541 konuda 7.533 kere
kucult  büyük
«Âlemîn», âlem kelimesinin çoğuludur. İnsan, melek ve cin gibi akıl sahibi yaratıkların tamamını içine alan evrenin adıdır. Bazıları da, Allah(c.c)’ın varlığına delâlet eden her şeye âlem denildiğini söylemişlerdir.
Rahmân, iyi olsun kötü olsun, mümin olsun kâfir olsun, ayırım yapmadan dünyada nimetini herkese veren Allah(c.c) demektir.
Rahîm ise, ahirette nimetlerini sadece müminlere veren manasınadır. Cenab-ı Allah(c.c), dünyada herkese nimet verdiği halde, kendisine inananlara ahirette özel muamele yapacaktır. Kur’an’da geçen «Rahmân» ve «Rahîm» kelimeleri hep bu manada kullanılmıştır.
Ceza günü, ahirette herkesin hesaba çekilip iyinin iyi, kötünün de kötü karşılık alacağı muhakeme günüdür.
Müfessirlerin açıklamalarına göre kendilerine lütuf ve ihsanda bulunulan kimseler, peygamberler ve onların yolunda gidenlerdir. Gazaba uğramışların yahudiler, sapmışların ise hıristiyanlar olduğu rivayet edilmiştir.
Bununla beraber, doğru yoldan sapma ve Allah(c.c)’ın gazabına uğrama, yalnızca hıristiyan ve yahudilere mahsus değildir.
6. âyette Allah(c.c) Teâlâ’dan bizi «doğru yol»a iletmesi istenmiş, 7. âyette ise doğru yolun ne olduğu «örnekle eğitim» metoduna göre anlatılmıştır. Bu da başta Peygamber olmak üzere iyilerin yolunu iyi, kötülerin yolunu da kötü olarak göstermektir. İşte Kur’an’ın büyük bir kısmı, bu iki âyetin tefsiri mesâbesindedir.

İmam-ı Azam ve bazı fakıha göre bu besmelenin ayet olarak kabul edilmemesine rağmen mushafta geçmesinin nedeni "ilk defa" zikredilmesindendir...

Neml:30 da besmelenin ayet olarak kabul edilmesi vahye dahil olması evvelinde değil de ortasında olmasındandır.

Vayhe dahil olmayan besmele ayet sayılabilir mi? Bu konu da şafilerin düşüncelerinde hanefilere göre farklılık vardır. O yüzden bizim takip etmemiz gereken yol mezhep imamlarının gittikleri yoldur. Şafi iseniz ayet olarak kabul edersiniz, hanefi iseniz ayet olarak kabul etmezsiniz. Bizler müçtehit veya fakıh değiliz.
http://http://www.hayrettinkaraman.n...leler/0574.htm

BU SİTEDEN ALINTIDIR..
eski 08.09.2006, 17:50 Ummu Seleme isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
Ummu Seleme isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:36 .