Tahlil:
Birinci tarife göre herhangi bir âdet, âlet ve davranışın bidat olabilmesi için dine katılması, dinî telâkki edilmesi, iman ve ibâdet manzûmesine dahil bulunması gerekir. Meselâ bir kimsenin bedenini geliştirmek için her sabah bir müddet koşması sonra bir yerde durup belli hareketler yapması caizdir, bunlar Hz. Peygamber (sav) zamanında yapılmamış olsa dahi bidat değildir. Aynı hareketler ibâdet olsun diye yapılır veya ibâdet sayılırsa bidat olur ve caiz olmaktan çıkar. Çünkü İslâm'da ibâdetin yeri, zamanı ve şekli Allah Resûlü (sav) tarafından kesin çizgilerle açıklanmıştır. Hiçbir kimsenin bunları değiştirme, arttırma ve eksiltme selâhiyeti yoktur.
İkinci gruba göre Resûlullah'ın (sav) âhirete intikâlinden sonra ortaya çıkan herşey bidattır; ancak her bidat sapıklık olmadığı gibi günah ve kötü de değildir. Kabih (kötü) bidat vardır, hasen (iyi) bidat vardır. Birincisi caiz olmadığı ve delile dayanmadığı halde dinde ilâve veya eksiltme ifâde eden bidatlerdir. İkincisi sonradan ortaya çıkmakla beraber ya din ile alâkası olmayan veya caiz olduğuna delil bulunan bidatlerdir. Dikkat edilirse bu tarifin, "kötü bidat" diye tavsif edilen kısmının, birinci grubun bidat anlayışı içine girdiği görülecektir. "İyi ve güzel bidat" denilen kısmına ise onlar bidat dememiş, bunları bidat mefhumu içine sokmamışlardır. Bidatı iyi ve kötü diye ikiye ayıranlara göre horozu kurban olarak kesmek kötü bidattır; caiz değildir; çünkü bu âdet sonradan çıkmıştır, İslâm'ın kurban nizamına aykırıdır. Aynı âdet birinci grubun tarifine göre de bidattır. Kur'ân-ı Kerim'i bir mushaf içinde toplamak, hadîs kitapları yazmak, terâvih namazını cemaatle kılmak da sonradan olmuş şeylerdir; fakat bunlar iyi bidattır, caizdir, caiz olduğuna deliller vardır. Unu elekten geçirmek, yemekte çatal, kaşık, masa kullanmak, otomobile binmek de sonradan çıkmış şeylerdir; fakat bunlar dünya hayatı ile alâkalı mübah bidatlerdir, din ile (iman ve ibâdet, günah ve sevap mefhumu ile) alâkası yoktur.
Bu tarifleri bir neticeye bağlamadan önce bidat mevzûuna aydınlık getiren hadîslere bakmamız gerekiyor. |