Bayrak
6 Recep 1429
09 Temmuz 2008, Çarşamba
6 Recep 1429
09 Temmuz 2008, Çarşamba
Ayet
Ey iman edenler! Allah’tan korkun, herkes yarına ne hazırladığına baksın.
Haşir-18
hadis
Allah’ım! Recep ve Şâbânı hakkımızda mübarek kıl, bizi Ramazan’a kavuştur.
Müsned

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 24 (1 Kayıtlı ve 23 Misafir) bulunmaktadır.

Online  beyza


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Ebu-zer
Tecrübeli Üye
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 182


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 879
Teşekkür aldı: 161 konuda 569 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Abdulfettah Ebu Gudde (rahimehullah)

HOCAM ABDULFETTAH EBÛ GUDDE İLE

Rabbânî alim, muhaddis, fakih, usulcü, edib, muhakkik, Halep'li hocam Abdulfettah Ebû Gudde el-Hâlidî, ilmiyle âmil, zühd ve takva sahibi, mürebbî bir zattı.

Merhum hocamı önceleri kitaplarından tanıyordum. 1969-1970 yıllarında kendileriyle mektuplaşmak suretiyle tanışmıştım. 1979 yılında Riyad İmam Muhammed ibn Suud İslam Üniversitesine ziyaretçi hoca olarak gittiğimde bana "Sen Riyad'da misafirsin, buranın yabancısısın" diyerek muhterem oğlu ile otele ziyaretime gelmişti.

(Bu kendisinin ne kadar mütevazı bir kimse olduğuna açık bir delildir ) Bendenize Suudi Arabistan'da nasıl davranacağım hakkında nasihatlerde bulunmuştu. 1980 yılında mezkûr üniversite ile anlaşma yaptım. 1880-1987 yılları arası Riyad Usûlu'd-Dîn Fakültesi Hadis Bölümünde hoca-talebe birlikte çalıştık. Kendilerinden bu müddet zarfında çok istifade ettim. Hadis kürsüsünde bulunan hocalar üzerinde ağırlığı vardı; teklif ettiği konular, yapılması gereken hususlarda, ders programlarında ne demiş ise tartışmasız kabul görürdü. Mısırlı bir tefsir doçenti, Hocaefendi'nin tez münakaşasında bulunduktan sonra "Bu Hoca hiç şüphe etmiyorum 10 adet Doktora tezini hiç kaynaklara bakmadan münakaşa edebilir, değerlendirebilir." demişti.

Üniversite Rektörü Dr. Abdullah Abdul-Muhsîn et-Türkî, Üniversite öğretim üyeleriyle bir toplantıda Abdulfettah Hoca'ya "Talebelerimizde noksanlık görüyorum, ilim talebelerine yakışmayacak davranışlar müşahade ediyorum; lütfen ilim talebesinin ne gibi sıfatlarla sıfatlanacağı, terbiye ve âdâbı, hocalarına karşı ne şekilde davranacağı hususunda bir risâle yazın da fakültelerde ders kitabı olarak okutalım." demişti, ve Hocaefendi bunun üzerine Safahât min Sabril-Ulemâ; Kiymet-uz-zaman inde-l-ulemâ ; Minhâc'us-selef inde's-suâli anil-ilm min edebil-İslam; Er-Rasûl el-Muallim ve esalibuhu fit'ta'lim ; El-Ulemâ-u el-Uzzâbu ellezîne Âsâru el-ilme ale'z-zevâci adlı eserleri kaleme almıştı.

Memleketi olan Halep şehrinden mecbûri hicret ederek Suûdi Arabistan Riyad'da 30 yıla yakın Hadis profesörü olarak görevde bulunmuştu. 20 yi aşkın talebenin master ve doktora tezlerini yönetmiş, sayılarını bilmediğim kadar da tez münakaşalarına katılmıştı.

Hindistan'a ve Pakistan'a iki defa ilmî yolculuklarda bulunmuş, bu ülkelerdeki âlimlerle görüşmüş, özellikle bazılarından Hadis, hadis usûlü ve fıkıh ilimlerinden icâzet almıştır. Hindistanlı alimlerin ısrarı üzerine Allâme, muhaddis Abdu-l- Hayy el-Leknevî'nin bir çok eserini tahkîk, hadisleri tahric etmek sûretiyle nefis fihrist ve ta'liklerle eserlerini neşretmiştir.

Hocamızın Hadis tahrici, hadis ricâli, cerh ve tadil ilmi, hadis senetlerinin tenkidi, hadisin fıkhı ve sebeb-i vürudu üzerindeki vukûfiyeti büyüktü; Hocamız muhaddis, fakih sıfatlarını kendisinde meczetmişti; mücerred nakilcilikle yetinmemiş, hadisin fıkhına, sebebi vürûduna, hadiste adı geçen muhatabın durumuna vakıf olup, ictimâî, kültürel ve psikolojik durumları göz önünde bulundurarak açıklamalarda bulunurdu. Sahabe, tâbiîn, etbâut-Tâbiîn, tebei'l-etbâyı, hayatlarını çok iyi bilirdi.

Hanefî fıkhına vukûfiyeti de büyüktü, Hanefî mezhebine göre hangi hadislerin delil sayılacağını, Şafiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheblerinin delillerine mukâyese ederdi. Hanefî görüşünü ekseriyetle tercih ederdi.

Mezkur Üniversite Şeriat (İslam Hukuk) fakültesinde dört mezhebe göre (mukayeseli olarak) hadis derslerini yıllarca okutmuştu. Usûl-id-Dîn Fakültesi Hadis kürsüsünde ise cerh ve tadîl, Usûlü hadis (Tedribi-r-Râvî'den), Buhârî ve Müslim şerhlerinden aynı hadisin (mukayeseli olarak) tedrisâtını yapıyordu.

Usûlu fıkıh ilminde de söz sahibi sayılırdı. Şeriat Fakültesinde usûlü fıkıh derslerini dört mezheb üzerine mukayeseli okuttuğunu bir çok hocadan naklen işittim; bu husus gerek Suudlu ve gerekse diğer yabancı hocaları hayretler içinde bırakmıştır. Çünkü Hocamız dört mezhepten her birinin usûldeki metodlarını ve ayrıldıkları noktaları çok iyi öğrenmişti.

Kitap tahkik ve ta'liklerine gelince, müellifin asıl yazma nüshasını veya müellif nüshasından nakledilen itimada şâyan nüshayı, yahut da üzerinde, büyük muhaddislerin okuttuklarına dair semâlar bulunan nüshayı elde etme, müellifin kitabında zikrettiği kaynaklara inme, delilleri kıymetlendirme, ilmî, fıkhî ve usûlî ıstılahları açıklama, kelimelerin cümledeki yeri, irapların mahalli, fıkhî, usûlî ve itikâdî yöndeki açıklamalara önem verirdi. Tarihi hâdise ve vâkıaları, önemli şahısları, bilinmeyen yer isimlerini yeri geldikçe dipnotlarla muhtasar olarak açıklardı. Ayrıca her eserin sonunda detaylı fennî fihristlere yer vererek okuyucuya kolaylıklar sağlardı.

Ders ve konferanslarında hoca ve talebe âdâbına işaret ederek, başkalarından, bazan da kendisinden misal vererek dinleyenlerin de aynı âdab ve terbiye üzerinde olmalarını sağlardı.

İNTİBALARIM

Bir defesında evine (Bayram'da) ziyarete gittiğimde, evinde Pakistanlı, Hindistanlı, Endonezyalı, Habeşli talebeler vardı. Onlara dönerek ve bana işaret ederek "Bunun memleketi var ya (Türkiye) namaz kılmak için camilere gittiğinizde hiç bir gürültü, hışırtı işitmezsiniz, sanki namaz kılanların başlarına kuş konmuşçasına huzur içinde huşû ile namaz kılıyorlar, saflar askerî disiplin içinde tertip olunmuş, namaz başladıktan sonra boş yerleri doldurmaya hiç gerek kalmaz. " demişti.

Türk talebeleriyle ziyaretine gittiğimizde bize "Ben Zâhid el-Kevserî Hocamın üzerinde bulunan hakkını nasıl öderim; Türk talebelerine yeterli derecede faydalı olamadım, onlara özel dersler veremedim " diye hayıflanmıştı. Türk talebelerine bir müddet evinde tatil günlerinde ders vermeye başlamıştı ki, Suudlu yetkililer dersi durdurdular, sanki Hocamızı göz hapsine koymuşlardı.

Bendenizi İbnu-l-Cevzî'nin "el-Mavdûat" adlı eserini tahkik ve hadisleri tahric etmem husûsunda ısrarla teşvik etmiş, bana bir nevi sorumluluk yüklemişti; ve bana devamlı sûretle;

"Kitap ne oldu, nereye kadar tahkik yaptın, ne kadar kaldı? Şayet bitirmezsen pişman olursun, başka biri senden önce davranır yayınlarsa çok üzülürsün." derdi. Allah'a hamd olsun kitabın tahkîkinin tamamlandığı ve basılmaya hazır olduğunu mektupla haber verdiğimde çok sevindi ve dualar etti. "el-Mavdûat" adlı eserin içinde manasını anlayamadım ibâreler ve cümleler vardı.. kendisinden açıklaması için rica etmiştim. Sorulara 2 sahifeyi aşkın açıklamaları ihtiva eden mektup göndermişti. Bu bilgi ve açıklamaları aynen hocamın adıyla dipnotlarda zikrettim. Ayrıca mektubunda, kitap neşredilmeden önce Dr. Ahmed Muhammed Şâkir'in yazma eserleri tetkik hususundaki eseri dikkatle okumamı, fihristlere önem vermemi, kitapları, bablara, hadislere, eserlere ayrı ayrı baştan sona kadar numara verilmesini, cerh ve ta'dil edilen râviler fihristini yazmamı tavsiye etmişti.

1996 yazı Konya'mıza teşrif etmişler, Konya'da akdedilen Kongreye iştirak etmişlerdi. Bendenize "Yarın Sahih-i Müslim Kitabını getir sana okutacağım ve icâzet vermek istiyorum." dedi.. Bence bu, onun ölmesinden önce, şahsıma ve yanındaki arkadaşlara icâzet vermek istemesi ve kerametiydi. Sanki sevdiği Konya'ya ve Konyalılara veda ediyordu. Konuşmalarında, hareketlerinde bunu hissetmiştim. Belediye sarayına geldim, yanımızda Emin Saraç, Dr. Seyyid Bahçıvan ve Ömer Faruk Hocalar vardı. Abdest aldık diz çöktük, bendenize Sahih Müslimin'in evvelinden üç sahife kadar okuttu, "şerh et" dedi, sonra kendileri tafsilatlı bilgi verdiler, sonra yanında taşıdığı miskten hepimize eliyle sürdü, hazır olanların hepsine de icâzet verdi ve imzaladı, dualar etti.
İlim adamlarına takva ve zühd sahibi kimselere sevgisi, hürmeti fazla idi. Isparta'da ikâmet eden Diyarbakır Hazro'lu İsmail Çetin hoca sırf kendisini görmeye geldiğini söyleyince çok duygulandı. İsmail hoca kendilerine "Muhammed Zâhid Kevserî hocaya şeklen, ilmen ve rûhen çok benziyorsunuz." deyince ağlamıştı; çünkü hocasını çok mu çok seviyordu.

1994 yılında Konya Selçuk Eğitim merkezi Hocaları ve talebeleri ile Ramazan ayında Mekke'ye vardığımızda, geldiğimizi haber alır almaz, damadını ve bir talebesini göndererek Mescid-i Haram'da bizi arattırmış, nihayet üst katta terâvih namazından sonra kendisiyle buluşmuştuk. Zâtı âlilerinden bize ve talebelere nasihatte bulunmasını rica ettim, "Tabii, bu benim görevimdir." diyerek kabul ettiler. Ertesi günü teravih namazını müteakiben Diyanet İşleri Başkanlığı misafirhanesinde iki saati aşkın talebelerle ve bizlerle sohbet ve nasihatte bulundu.

Ehli sünnet vel-Cemaat itikadı üzerine her türlü ırktan talebelere dersler verdi, onları yetiştirdi, birçoklarına Hadis ve Fıkıh'tan icâzet verdi. Türkiye'yi ve Türk'leri çok seviyordu. Konya'yı ve Konyalıları da çok sevdi. daha önce Konya'yı görmediğine hayıflandı, burada gördüğü sıcak ilgi ve muhabbetten çok memnun kalmış olacak ki, gelecek yıllarda yaz tatilini Konya'da geçirmeye karar vermişti.

Burada Rabb'imize iltica ederek, hocamıza Mevla'mızdan af ve mağfiret diliyoruz. Kabri purnûr olsun, rûhu şâd olsun, kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun. Rabbim onu mahşerde Nebilerle, Sıddîklarla ve şehidlerle beraber etsin. Biz talebeleri ve dostları olarak hocamızdan razıyız, Rabb'im Sen de ondan razı ol, makamını yücelt ( Amîn ) -

Dr. Nureddîn BOYACILAR . Selçuk Eğitim merkesi Öğretim Görevlisi
eski 26.11.2007, 12:37 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #3
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:39 .