Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 54 (11 Kayıtlı ve 43 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DeRCan, devr-i alem, drkoyuncu, hafsa, kebirulcady06, mutasyon, ta-ha, yaralıyurek, zekai mesutizm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Ebu-zer
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
Ebu-zer - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 21.09.2007
Nerden: Almanya
Mesajlar: 181


 
Yarışma Puanı: 430
Teşekkür etti: 874
Teşekkür aldı: 162 konuda 576 kere
Ebu-zer - YAHOO üzeri Mesaj gönder
"BİR KEŞF-İ KADİM OLARAK BÜYÜK DOĞU ve NECİP FAZIL"

Milliyetçiliğe Bakışı

Üstat belli oranda İslam’ın payını muhafaza etmekle beraber ağırlık merkezinin Türlük’te aranmasına karşıdır. Çünkü “İslam ne pay verir, ne pay alır; topyekün ‘hep’i ister ve onu bulamadığı yerde ‘hiç’e talip olur.”[32]

İslam yekparedir ve hiçbir ideoloji ile sentez kabul etmez. Bu yüzdendir ki Üstat Türk-İslam, Arap-İslam gibi sentezleri reddeder: Tanrıdağ’ı kadar Türk, Hira dağı kadar Müslüman gibi muvazaacı bir tekerlemenin belirttiği madde ve posa Türkçülüğüne inananlar iyice bilmelidirler ki ‘Tanrıdağ’ı bir put ismidir, ‘Hira’ ise Kainatın Efendisi’ne vahyin nazil olduğu sadece bir mekan adıdır ve zıt manalar asla birleşmez. Müslüman hiçbir dağa ilahi hüviyet biçemez, sadece layık olanını mübarek bilir; Allah’ı tevhidden ve bu tevhid potasında her alakanın eriyip gittiğini takdirden gayri vazife tanımaz.[33]

Üstat’ta kavmiyetçiliğin en küçük bir tesiri yoktur. O, hadiseyi şöyle değerlendirmektedir: “Eğer gaye Türklükse, bilmek lazımdır ki, Türk, Müslüman olduktan sonra Türk’tür.”[34] Bunun ötesinde bir dava gütmek İslam’la alakalandırılamaz: “Milliyetçilik… asıl ruhtan gelen kokudur ki, maddeyi kezzapvari eritir; ve ebediyyen birlik olanlarla sonsuz aykırı olanları, istedikleri kadar maddede yakın ve uzak olsunlar, iki safa ayırır. O zaman taraflar, maddede iki kuzu olsa, mümin kuzu öbürü sırtlan görünmeye mahkumdur.”[35] Yani aynı ırka mensup iki Türk’ten biri, mümin diğeri gayri müslimse milliyetçilik, gayr-i müslim Türk’ü sırtlan gibi, başka bir ırka mensup mümini ise hakiki kardeş görmeyi gerektirir.

Üstat milliyetçilik telakkisinden ne anlaşılması gerektiğini müşahhas bir şekilde kıymetlendirirken şöyle demektedir: “Bir gün evime, Kenya’lı, kuzguni siyah bir zenci gelmişti. Odama girerken beni müslümanca selamladı ve benimle, hemde ecnebi bir lisanı vasıta ederek dertleşmeye başladı. Birkaç saat içinde bu zenciye o kadar ısınmıştım ki, siyah kehribar yüzünü bile bembeyaz görmeye başlamıştım. Düşünmüştüm ki, şimdi bu zenci Romanyalı Hristiyan bir Gagavuz Türkü olsaydı her türlü ırki ve uzvi eşlik içinde acaba bana ne kadar yabancı görünecekti?” O halde milliyetçiliği ırki ayniyette değil “ruhi muhteva eşliğinde görmek gerekir.”[36] Bu yüzdendir ki Üstat, Ziya Gökalp’in hareketini “Türk’ün İslam’dan önceki hayatını azizleştirmek ve İslam’ın yerine Türkçülüğü koymak.”[37] olarak değerlendirmektedir.

Üstad’a göre Türk’ün İslam’sız hayatının hiçbir kıymeti yoktur. Buna kıymet takdir edenlerle durdukları yerin aynı olamayacağını da kesin bir dille ifade etmiştir. Nitekim Nihal Atsız’la bir karşılaşmalarında Ona; İslam’la ilişkisinin hangi düzeyde olduğunu sorar. Atsız:

- İslam’a Türk’ün dini olduğundan dolayı saygı gösteriyorum.

- Peki ya Türk’ün dini Şamanizm olsa ne yapardınız?

- Bu durumda Şamanizm’e saygı gösterirdim.

Cevap karşısında şaşkınlığı gizleyemeyen Necip Fazıl, bu tür bir telakkinin tereddütsüz küfür olacağını söyler.

Üstat, “Milletlerarası İslam Talebe Teşekkülleri 3. Genel Konferansında” (1975) İslam Dünyasından iştirak eden alim ve münevverler topluluğunun huzurunda akdettiği “Beklenen Zuhur” başlıklı konferansında şöyle demiştir: “Irkçılık ve kavimcilik mevzuunda bir suale hedef tutulacak olursam, tereddütsüzce, dünyanın en üstün ırk ve kavim vakıasını, merkezindeki mukaddes varlık zaviyesinden (Allah Resulü s.a.v.) Arapta bulduğumu söylerim. Ama bugünkü Arap değil, dünkü Arap…”[38]

Mücadele hayatını hakiki bir inkılapla ümmetin diriliş mefküresi üzerine bina eden Necip Fazıl, Türk’ü, Büyük Doğu davasının sadık hizmetkarı görür ve bütün ırki yaklaşımlardan mücerret bir bakışla dirilişin onunla gerçekleşeceğine inanır: “ 11. asırdan 16. asra kadar Müslüman Türklerin elinde yüceltilen İslam, sonunda Türkiye’de bozuldu ve İslamlık iddiasında ki her yerde aynı hale geldi. Şimdi ancak Türkiye’de düzeltilmelidir ki, her yerde düzeltilebilsin… Bu, asırlarca İslam’ın kılıcını elinde tutmuş olan Türk’e, tarihi bir kader olarak Allah’ın verdiği bir imtiyazdır.”[39] Bu imtiyazı ırkçılık olarak telakki etmek ise ırkçılığın ne demek olduğunu bilmemek ya da Türk’e İslam’a hizmetkarlığı çok görmek anlamına gelmektedir.

Üstad’ın bu duruşuna rağmen, Türk-İslam sentezini savunan bir hareketin içerisinde teşehhüt miktarı da olsa yer alması nasıl ifade edilmelidir, diye sorulursa hadise yine Onun beyanıyla şöyle izah edilir: “Ruhun fikri kuvvetinden ziyade adale ve hareket gücüne bağlı bir gençlik” içerisinde yer almam bir takım hissi olaylardan kaynaklanmıştır.[40]

Üstad’ın milliyetçilik telakkisini O’na ait beylik bir cümle ile noktalamak gerekirse şu söylenebilir: “bütün davamızın hülasası: ‘Ne mutlu müslümanım diyene!’dir.[41]
eski 01.12.2007, 02:23 Ebu-zer isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #8
Ebu-zer isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:01 .