11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
11 Şevval 1429
11 Ekim 2008, Cumartesi
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 35 (12 Kayıtlı ve 23 Misafir) bulunmaktadır.

Online   dilerim, jadederail, keLepir kaleM, mdmd, mselim, muhakematçı, ta-ha, Tugba Hak-dilaram, kebirulcady06, mesutizm
Tekil Mesaj gösterimi
beyza
Şeref Üyesi
 
beyza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 05.08.2007
Mesajlar: 892




Teşekkür etti: 3.852
Teşekkür aldı: 850 konuda 3.619 kere
kucult  büyük
Tencerenin dibi kara,......ya benim...

Allah’ım bizler çok günahkarız, bizi affeyle!

En büyük günahımız Ahad ve Samed olduğunu bildiğimiz halde, bile bile nefsimizle yaşamaya devam etmemiz ve bu ortak koşmamızdan ise en ufak bir utanç ve pişmanlık duymamamız.

Papağan gibi bize öğretilenleri tekrar ve taklit ederken, dildeki zikrin kalbe inmediğini “gördüğümüz halde” eli kolu bağlı oturduğumuz ve bu kadar hata ve günah içinde kendi halimize ağlayacağımıza, aslında en az bizim kadar çaresiz olan yokları kınamaya nasıl yüzümüz tuttuğu da başka ayıbımız.

Tencere dibin kara,
Seninki benden kara..

Allah’ım her gün binlerce kez Senden ve Senin yanısıra edindiğim “ben”den ve buna bağlı değerlendirmelerimden çok utanıyorum.

Fakat buna rağmen gaflete düştüğüm pek çok an için neden tarafından cezalandırılmadığımı da merak ediyorum, bazen Senden ve beni cezalandırmandan gerçekten çok korkuyorum.

Bu en büyük günah kökenine (Allah yanı sıra “bir ben” yanılgım) dayalı pek çok yanlış içinde adeta boğazıma dek batmışken,

neden bana merhametinle yöneldiğini,
çoğu kez aklıma gelip tevbe bile etmediğim halde sürekli affettiğini,
kahhar, cebbar, muntakim, muktedir olup, her şeye kadir olduğun halde Sana rağmen “ben” dediğim için beni mahvetmediğini,
celalinden çok cemalinle tecelli ettiğini,
rızkımı kesmediğini,
ömrümü tüketmediğini,
sevdiklerimi bana bağışladığını,
dert ve belalara düçar etmediğini,
felaket ve afetlerle başıma taş yağdırmadığını anlayamıyorum,

ama aklıma geldikçe engin lütfun, affın ve merhametin için secdelerde şükrediyorum.

Şanın ne yüce Rabbim! Sen merhametlilerin en merhametlisisin. Ne olur Rabbim beni affeyle, bizi affeyle..!

Bizlere acı, hatalarımızı yaratılmışlığımıza, acizliğimize ve eksikliğimize ver.

Mükemmel olan Sensin, bizler sadece Senin kullarınız! Dilersen dilediğini yaparsın, affetmek veya affetmemek Senin takdirin. Ancak merhametinin gazabını geçtiği de Senin hükmün. Bu hükme sığınıp, Senden bağışlanma dileriz. Bütün kainatı aydınlatan nuruna sığınırız biricik Rabbimiz.

AMİN AMİN AMİN...
__________________
eski 01.12.2007, 08:10 beyza isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
beyza isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:24 .