| bu vesile ile söylemekten haya ediyorum; ama söylemeliyim: ben, bu aşktan nasıl utanmayayım? gözlerimden sızana nasıl mani olayım? tasavvufun açıklarını bulma adına ne olduğunu irdeleyen, şudur budurlarla ömrünü heba edenlere yüreğim sızlamasın da ne yapayım? işte tasavvuf tek kelime ile budur! bu hadisenin birincil derece şahidi üstaz'ımdır... aşk! nerede tabii kanunlar, nerede sözler... nerede efendim bu aslında şudur budurlar... aşk budur ve tasavvuf da sadece aşktır... efendi'm derken neyi efendi edindiğine inşallah bir izah olmuştur... aşk'tır onun efendisi... O'nun hediyesi, O'na yönü dönük, O'nunla manalanan aşk... o, düşünür... o, filozof... o, şu... o, bu... olmazdan çok daha belirgin bir sıfatla; o, aşıktı. |