Bayrak
16 Recep 1429
19 Temmuz 2008, Cumartesi
16 Recep 1429
19 Temmuz 2008, Cumartesi
Ayet
Mü'minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.
Hucurat-10
hadis
Kalbinde zerre kadar kibir bulunan kimse, cennete giremez.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 38 (10 Kayıtlı ve 28 Misafir) bulunmaktadır.

Online  --sena--, azadeyim, DeRCan, hafsa, HAvF & ReCa, kebirulcady06, su misali, turab iklimya


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
nurulhak
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
nurulhak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 22.11.2007
Mesajlar: 266


 
 
Teşekkür etti: 627
Teşekkür aldı: 251 konuda 904 kere
Asiye Hatun

Şehid edildi



İmanını açıkça söyleyince bu hatun,

Birden bire şaşırıp, sinirlendi Firavun.



Ve ne yapacağını bilmeyip, kızdı gayet.

Kayın validesini çağırdı en nihayet.



Dedi ki: (Kızın dahi, Maşita gibi aynen,

Kaybetti şuurunu, çare bul buna hemen.)



Sonra da Asiye’ye döndü ve dedi şöyle:

(Ey Asiye, son sözün ne ise bana söyle.



Sen şimdi ya Musa’nın ilahına söversin,

Ya da, Maşita gibi işkenceye girersin.



Haydi ver kararını, ya hayır de, ya evet.

Çabuk, bu ikisinden birisini tercih et.)



Bu tehdidi savurup, çekip gitti odadan.

Annesi, Asiye’ye şöyle dedi o zaman:



(Ey Kızım, Maşita’nın gördün akıbetini.

Dediğini söyle de, azad eyle kendini.



Sen de biliyorsun ki, yoktur bunda merhamet.

Ona yaptığı şeyi, sana da yapar elbet.)



Asiye hatun ise, dedi ki: (Anneciğim!

Hâşâ ben ilahıma hiç sövebilir miyim?



Hayır, hayır, Vallahi, bunu asla yapamam.

Öldürürse öldürsün, söylemem öyle kelam.



İmanımdan kıymetli, neyim var anacığım?

Bu uğurda bir değil, feda olsun bin canım.)



Firavun dışarıdan işitti bu sözleri.

Dört direk arasına bağlattı Asiye’yi.



Acımasız şekilde ederek çok eziyet,

Dedi ki: (Ey Asiye, beni tanrı kabul et!)



Lakin o, imanında hep sebat ediyordu.

Her cefaya sabredip, (Allah birdir!) diyordu.



Firavun, daha kızıp onun bu cevabından,

Mıhlattı bir direğe, el ve ayaklarından.



Sonra yere yatırıp, taş yığdı üzerine.

Asiye, imanından dönmedi asla yine.



O, daha sinirlenip, yaptırdı başka cefa.

Dört direk arasına çiviletti bu defa.



Sırtının üzerine yatırdı onu yine.

Bir değirmen taşını koydurdu üzerine.



Bununla da iktifa etmeyerek o mel’un,

Çok ağır bir kayayı üstüne koydu onun.



Lakin Asiye hatun yine sabrediyordu.

Rabbine, şu şekilde dualar ediyordu:



(Ya Rabbi, Cennetinde bir ev yap benim için.

Ve beni halas eyle, şerrinden bu kişinin.)



Ona ilham etti ki o zaman cenabı Hak:

(Ey Asiye, öyleyse başını kaldır da bak.)



Bu emirle, başını kaldırıp baktığında,

Gözünden de perdeler kalkmış idi o anda.



Artık Asiye hatun Cenneti görüyordu.

Ve hiç acı duymuyor, bilakis gülüyordu.



Çünkü görüyordu ki, o Cennette şimdiden,

Ona köşk yapılıyor, hem de beyaz inciden.



Çok acı işkenceler altında bu hatunun,

Güldüğünü görünce, delirirdi Firavun.



Beklerdi ki, acıdan yalvarsın kendisine.

O ise aldırmayıp, gülüyordu aksine.



Bütün bu cefalara gösterip sabır, sebat,

O da, Maşita gibi şehiden etti vefat.
Abdullatif Uyan
eski 02.12.2007, 18:19 nurulhak isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #4
nurulhak isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:28 .