necib fazıl'ın dikkat ettiği yıkama keyfiyeti şöyledir: su abdest azalarına yukardan gelir ve azaları süzerek aşağı akar. mesela yüze suyu çarpmak yoktur! suyu, avuçlarla, alından dökerek ovuşturup, sıvazlayarak akmasını temin etmek şeklinde olmalıdır.
Bugünkü tasavvuf ve aşkla ilgili yazıda bu bölüm çok dikkatimi çekmişti... Huşu duyup zevk alarak ibadet edebilmemiz için bakış açımızın boyutunu değiştirmemiz gerekiyor biraz da.Bakın üstad en ufak bir detayda dahi ne şekilde yaklaşıyor ibadete...Biz ise bir an önce bitirip diğer işlerimize dönelim telaşında nasıl kıldığımızın dahi farkına varamıyoruz çoğu kez.Bunun önüne geçmemizin bir yolu da ibadetimizi yani namazımızı en önemli amacımız haline getirebilmek... O zaman telaşa da gerek kalmayıp insanın yaratanını düşündükçe ona daha da yakınlaşacağını hissederek kılması huşuyu da beraberinde getirir diye düşünüyorum.