11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Ey iman edenler!Cuma gunu namaz icin cagrildiginizda her turlu dunyevi alisverisi birakip Allah'i anmaya yani hutbeyi dinleyip namazi kilmaya kosun.Eger bilirseniz bu sizin icin daha hayirlidir.
Cuma-9
hadis
Cuma gününde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir.
Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 50,43%
yaz: 15,38%
sonbahar: 23,93%
kış: 10,26%
Katılımcı sayısı: 117. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 72 (12 Kayıtlı ve 60 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, BEYAZ, jenerator, kebirulcady06, Ninja Kedi, tayyibe, turab, YASEMEN, zeyn-eb mesutizm, Ummu Seleme


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

güzel güne güzel resimlerle
kabiliyet isimli üyenin, güzel güne güzel resimlerle Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
monaroza
.
 
monaroza - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 12.308


Yarışma Puanı: 380
Teşekkür etti: 19.509
Teşekkür aldı: 8.571 konuda 26.758 kere
Idee Şeb-i Arus’a girerken..


"Ben, canım var oldukça Kur'an'ın, hâdimiyim
Hazret-i Muhammed'in kademinin türabıyım
Kim bundan gayri bir şey naklederse benden
Biline ki, o sözden de, söyleyenden de bîzârım"


Efendim, Mevlâm! Ben eskiden işlenmiş günahlara, geçmişte yaptıklarıma tevbe ederim. Telef olmuş, yok olup gitmiş bir âşıkın özrünü kabul etmez misin?

Benim pişmanlığım, her ne kadar senin bol kereminden, merhametinden kendi varlığıma yönelmek ve cömertliğini incitmekse de, efendim, Allah'ım beni affet, beni affet, beni affet!

Ben, tevbeyi ne yapayım? Nasıl tevbe edeyim ki, benim tevbem senin sayendedir, senin lütfundadır. Huzurunda tevbeden daha büyük bir günah olmaz! Senin büyüklüğüne layık tevbe nerede?Böyle tevbeyi kim yapabilir?

Daha ne kadar zaman, işsiz güçsüz nefsinin oyuncağı olacak bedava onun angaryasını çekeceksin?Daha ne kadar zaman develer gibi, diken başları yiyeceksin?
Daha niceye dek, ekmek ve para peşinde koşacaksın?
Ey kâfir oğlu kâfir, imana gel artık!

Ey öğüt kabul etmeyen, azıcığını söylüyorum sana., bu azıcığı duy da bil ki ben biliyorum.
Gördüğün rüyaları ve başına gelecek işleri düşünmemek için kendini ölü ve kör ettin!
Ne vakte dek kaçaksın? İşte hileler düzen anlayışının körlüğü, önüne geldi, çattı!
Tövbe kapısı kıyamete kadar açıktır.
Kendine gel, bundan böyle çekin artık., çünkü. Allah keremiyle tövbe kapısı, kıyamete kadar açıktır.

Ey her ağacın, her bağın, her otun yeşilliği, tazelik ve baharı! Ey benim devletim, bahtım, yüceliğim… Ey yalnızlığım, ey semâ’im, ey ihlasım ve riyâm.. Gel, gel ki sensiz sen olmadıkça bütün bunların hepsi sevdadan ibarettir.

Eğer sen, bu hakikat diyarından, bu mana meyhanesinden bir koku alamıyorsan, gelme buraya gelme. Eğer benlikten kurtulamıyor, isteklerinden soyunamıyorsan bu aşk nehrine dalma. Ötelerde bulunan bir yön var ya, bütün yönler oradan geliyor, orada kal, bu tarafa gelme.


Kalkın ey âşıklar, göklere doğru yükselelim.
Şu yaşadığımız dünyayı gördük, anladık; bir de gideceğimiz öteki dünyaya varalım!

Aşk Burakı, Vahiy Meleğinin gayreti, kılavuzluğu olmadıkça,
Hz. Muhammed gibi, nasıl olur da o en yüksek makama yükselebilirsin?
Sen, tutuyor, fânî varlıklara güveniyorsun, sığınağı olmayanlara sığınıyorsun.
Devlet ve ikbâl sahibi padişahlar padişahına nasıl sığınacaksın?

Gel, gel de birbirimizin kadrini kıymetini bilelim.
Belli olmaz, bakarsın birbirimizden ansızın ayrılabiliriz.
Mademki Peygamberimiz “Mümin müminin aynasıdır” diye buyurdu, ne diye aynadan yüz çeviriyoruz. Garazlar, kinler dostluğu karartır, gönlü yaralar.
Ne diye garazları gönlümüzden söküp atmıyoruz?

Gel aramıza gir. Biz, Hak âşıklarıyız, gel aramıza katıl da sana da aşk bahçesinin kapısını açalım.. Sen, su gibisin, fakat çukurda kalmışsın, mahpussun.
Kendine bir yol aç da bize katıl, çünkü biz Hakk’a doğru akan bir seliz, sel!



“Sen değerinle ve düşüncenle iki aleme bedelsin.
Ama ne yapayım ki kendi değerini bilmiyorsun.
Kendini ucuza satma, çünkü değerin yüksektir.”


Ey Hakk’ın kitabının kopyası olan sen
Ey padişahın güzelliğine ayna olan sen,
Alemde senin dışında olan bir şey yoktur.
Ne istiyorsan kendinden iste, kendinden ara...
Ne arıyorsan sensin, sen..


Şefkat-u Merhamette Güneş Gibi Ol.
Başkalarının Kusurunu Örtmekte Gece Gibi Ol.
Sehavet-u Cömertlikte Akarsu Gibi Ol.
Hiddet-u Asabiyette Ölü Gibi Ol.
Tevazu-u Mahviyette Toprak Gibi Ol.
Ya Olduğun Gibi Görün Ya Göründüğün Gibi Ol...



Her şey zıddı ile belirir ve ortaya çıkar.

Yüce Allah insanların içinde her fitrata sahip olanın belli olması için, insanda melekle, hayvanlığı bir araya getirmiştir.

Çünkü eşya zıddı ile belli olur; sıcaklık-soğukluk, yükseklik-alçaklık gibi ve zıddı olmayan bir şeyi târif etmek imkânsızlaşır.

Meselâ; Adem’in karşısında İblîs, Mûsâ’nınkin de Firavun, İbrahim’in karşısında Nemrut, Mustafa’nınkinde Ebu Cehil’in olması gibi.

Emir, emre muhatap olanın, hoşlanmadığı bir şeyi yapmasını istemektir.

Yoksa aç bir kimseye ‘Helva ve şeker ye’ demek emir değil ikram olur. Yasaklama da insanın yapmak istediği şeye yöneliktir, hoşlanmadığı şeye değil.

Meselâ; insana taş ve diken yeme! denmesi doğru olmaz.
Dense bile bu bir yasaklama olmaz.
Bir hayrın işlenmesi veya bir kötülükten sakındırılması için öncelikle kötülüğe meyleden bir nefsin bulunması gerekir.





Birinci sınıf varlık türü, sırf akıldan ibaret olan meleklerdir ki,
onların yaratılışı ibadet ve itaati gerektirir.

İkincisi, hayvanlar sınıfıdır ki bunlar sırf şehvettir.
Kendilerini kötülükten alıkoyacak akılları yoktur, dolayısıyla sorumlulukları da yoktur.

Üçüncü olarak akıl ve şehvetten oluşan zavallı insan kalır.
Yarısı melek, yarısı hayvan; yarısı yılan, yarısı balıktır.
Balık olan kısmı onu suya doğru çekiyor,
yılan olan tarafı ise toprağa.
Bunlar birbirleriyle keşmekeş içinde kavga etmektedirler.

Aklı, şehvetine galip gelen, meleklerden daha yüksek;
Şehveti, aklına galip olanlar ise hayvanlardan daha aşağıdır.



Mesnevi; Ab-ı hayattı 200’li yılların susuz insanlarına…

Mesnevi; Eminlikti. Kendini hiçlikler içerisinde iğreti hisseden insanlara…

Mesnevi; Işıktı karanlıklarda kaybolanlara...

Mesnevi; Ümitti yarınlara solgun bakanlara...

Mesnevi Gıda idi; sevgisiz kalıp zayıf düşen naiflere.




“Bana zayıf maneviyatınla bakma.
Sana gece olan bana gündüz.
Sana zindan olan, bana bağ bahçe.
Sana matem olan benim için düğün ve davuldur”







Ölümümüzden sonra bizi yerde arama;
Bizim mezarımız, ariflerin gönüllerindedir..

semazen.net'ten derlemedir, resimler de netten
__________________
“Dilin salavat getiriyor durmadan..Ama, Mustafa’nın temizliğinden ne haber?"


http://yurekyanginlari.blogcu.com/
eski 10.12.2007, 02:40 monaroza isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #1
monaroza isimli üye'ye teşekkür eden 8 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:53 .