Bayrak
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
2 Recep 1429
05 Temmuz 2008, Cumartesi
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 56 (11 Kayıtlı ve 45 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Almula, DeRCan, hafsa, HAvF & ReCa, okyanus, Sakallı, sevva, siyahsancaktar, tayyibe monaroza


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
boun
Şeref Üyesi
(Konuyu Başlatan)
 
boun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Nerden: istanbul
Mesajlar: 747


 
Yarışma Puanı: 160
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 164 konuda 342 kere
boun - AİM üzeri Mesaj gönder boun - MSN üzeri Mesaj gönder boun - YAHOO üzeri Mesaj gönder
ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE GÜVENSİZLİK VE HAFİYELER



Öldürülme ve düşürülme korkusu nedeniyle yönetimde kimselere güvenemeyişinden dolayı her işi doğrudan Abdülhamid yapmaya kalkınca Saray'ın etkisi çoğalmış, Abdülhamid'in yaşadığı ev olan Yıldız sarayı, herkesin her iş için başvurduğu küçük büyük her işin görüldüğü bir yer olup çıkmıştı. Her iş doğrudan doğruya Abdülhamid'in evi olan Yıldız sarayında görülüyor ve Abdülhamid'in Yıldız sarayından verdiği yasaya uymaz keyfi buyruklar çarçabuk yerine getiriliyordu.Abdülhamid, devlet görevlilerine güvenmediği gibi halka da güvenmiyor, bir evde ya da gezinti yerinde üç dört kişinin toplanmasına dahi kötü amaçlar yüklenerek yönetimle hiç ilgisi olmayan halk katmanlarından bir çok kimseler salt bir kaçı bir yerde buluştular diye tutuklanıyor, sürgüne gönderiliyor; dahası bir aralık tekkelerde zikir ve ibadetin yasaklanması bile söz konusu oluyordu. Abdülhamid’in korkuları, takıntıları arttıkça halkı daha çok düşman gördü ve herkesin en küçük davranışına varıncaya dek araştırılması için gizli bir polis gücü örgütledik.Abdülhamid'in güvensizlik duygusu yakınlarına dek u-zanmış, kendi oğullarını dahi çok sıkı bir biçimde gözetim altında bulundurduğu gibi, oğullarıyla ilişki kurmak şöyle dursun yolda onlara selam vermek ya da dairelerde bilmeyerek bir İki söz söylemek en acıtıcı cezalara çarptırılmaya yetecek bir suç sayılmaya başlanmıştı. Casusluk Abdülhamid döneminde en kazançlı iş olunca, yaradılışça temiz, doğru, çekingen olan kimseler bile bu yola sapmışlardı. Jurnalciler, usa düşe gelmez gerçeğe aykırı karaçalmalar ve kötülemeler yapsalar dahi ceza görmediklerinden ve yaptıkları gammazlamaların önem ve değerine göre büyük parasal ödüller aldıkları görüldüğünden, bu gönüllü hafiyelerin sayıları ve etkinlikleri amaçlandığının çok ötesinde artmıştır. Bunların kötülüğünden halk birbirine iki söz etmekten çekindiği gibi sıradan işlere ilişkin söylenen sözler dahi haince yorumlarla çarpıtılıp aktarılarak söyleyenlerin başına büyük büyük dertler açılmış ve kardeşin kardeşi, oğulun babayı gammazlayıp tutuklatarak sürgüne göndertip bu yoldan gelir sağladığı çok görülmüştür. Bu durum, diğer İllere dahi bulaşarak Osmanlı toprağında gönüllü hafiye bulunmadık tek yer dahi kalmamıştır.Hafiyeliğin kuralı görevini gizlemek olmasına karşın bu gönüllü hafiyeler kendilerini gizlemeksizin herkesin içinde atıp tutarak, şu olayı yada bu kişiyi padişaha ben gammazladım gibi böbürlenmelere koyulup utanmazlıkları, alçaklıkları ve ocaklar söndürmekteki becerileriyle, haklı olarak toplumun tiksintisini ve lanetini üstlerine çekmişlerdir.Abdülhamid'in otuz iki yıllık yönetimi boyunca bu gönüllü hafiyelerin, bu jurnalcilerin, kırmızı fesleri ve özel davranışlarıyla toplum içinde ayrı bir katman oluşturarak, kötülükleriyle ülkeye ve topluma ne büyük zararlar verdiği, açıklanması dahi gerekmeyecek denli herkesçe bilinen apaçık bir gerçektir. Abdülhamid'in hafiyelerinin kötülüklerinden dolayı bütün millet dilsizliğe ya da gerçek düşündüklerinin tam tersini söylemeye, eşdeyişle yalancılığa zorunlu kalarak buna alışmış ve soylu ümmetimizde güzel erdem ahlak kökünden sarsılmıştır.
eski 12.09.2006, 18:48 boun isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #2
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:46 .