| ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE EĞİTİM VE BASIN Bilimle doğrular ve gerçekler ortaya çıkarıldığından, Abdülhamid, eğitimi ve basını kendi baskıcı yönetiminin en büyük düşmanı saymıştır. "Toplumu daha kolay güdebilmek için onu bilgisiz cahil bırakmak gerekir" anlayışıyla halkı bilgiden uzak tutmayı en yüce amaç edinen Abdülhamid, okullardaki bilimsel dersleri bin türlü baskı ve kısıtlama ile sınırlandırmış; ders programları toplumu cahil bırakma anlayışla düzenlendiği gibi, Abdülhamid döneminde Tarih gibi dersler tümüyle ders programlarından çıkartılmıştır. Öğretmenlerin dersliklerdeki konuşmalarına varıncaya dek her davranışları sansür altına alınmış; ağızlarından kaçan söz çoğunlukla kasıtsız olduğu durumlarda bile kötüye çekilerek işlerinden atılıp sürgüne gönderilen öğretmenler çok görülmüştür.Ders aralarında dinlenme yerlerinde öğrencilerin kendi aralarında söyleşmeleri bile denetim altında bulundurulup şu sözü söyledi diye nice öğrenciler Irak ve Fizan çöllerine sürülerek ortadan kaldırılmıştır...
Öğretmenlerin, öğrencilerin, kitapların, özetle bütün bir milletin "Dilsizler Toplumu"na döndüğü Abdülhamid döneminde, Osmanlılar Tanrı'nın kişisoyuna en büyük armağanı olan konuşma yetisinden pek az yararlanabilmişlerdir. Abdülhamid döneminde en büyük sıkıntıyı beyin geliştirici, düşünce ve duygu eğitimiyle ilgili kitaplar ve basın çekmiştir.
Tarih kitapları, öykü ve bilim kitapları şöyle dursun, din ve şeriat kitaplarına varıncaya dek sansüre uğratılmış, din kitaplarından kimileri bir takım yapraklar ve konular kaldırılarak sansür görevlilerinin acımasız ellerinden kurtulabilmişse de, büyük bir bölümü kitapçılardan, kütüphanelerden, evlerden karşılığında bir yazılı belge dahi verilmeksizin toplanıp ya sandıklar içinde çürütülmüş ya da ateşte yakılmıştır. Haşiye-i İbn-i Abidin ve Şerh-i Mevakıf gibi önem verilen şeriat kitapları Abdülhamid'çe yasaklanmış, yerli basının (suya sabuna dokunmayan) dili herkesçe bilinirken yine de yeterli görülmeyip bir sözde bir dizgici yanlışından dolayı gazeteler çeşitli sürelerle kapatılmıştır. Yabancı basına gelince, bunlar ülkeye sokulmaz, yayımlandıkları kentlerde denetlenmeleri için ve zararlı olanları yasaklamak ya da gelecek bir zararı def için görevliler bulundurulur ve gerek bu görevlilere gerekse yabancı gazetecilere birçok paralar ve armağanlar verilirdi.Abdülhamid yönetiminde yasaklanmış gazete okumak yüzünden tutuklanan ya da sürgün edilen kişilerin sayısını Tanrıdan başka kimse bilmez. |