11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 47,71%
yaz: 16,51%
sonbahar: 25,69%
kış: 10,09%
Katılımcı sayısı: 109. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 41 (1 Kayıtlı ve 40 Misafir) bulunmaktadır.

Online  dilerim


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
Hak-dilaram
Hakkperest
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 4.873


 
Teşekkür etti: 10.549
Teşekkür aldı: 4.038 konuda 18.102 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
BİR BAŞKA AÇIDAN TASAVVUF

Zaten o tasavvuf ki Asr-ı saadette adı yoktu yaşantısı vardı; şimdilerse ise adı çokça anılır oldu, yaşantısından kırıntılar kaldı... Şimdiki meşayıh dahi iman kurtarmak babında vesile olmaklık için ellerinden ne geliyorsa onu yapar oldular...
Şimdilerin tasavvufu...
Beş vakit namazı tâdil-i erkana riayet ederek kamilen kılmak,
Doğru, dürüst, hilesiz rızk peşinde olmak,
Yalandan sakınmak,
Büyük günahlardan şiddetle kaçınmak... oldu.
Bunun adı eğer bugün tasavvuf olarak anılıyorsa ki artık bu böyle; hepimiz birer ehli Tasavvuf değil miyiz?....
Bakmayınız siz vesile hadisesindeki cahil sofî ile sofî olmayan ahî'nin birbirlerinden alıp veremediği, kendilerinin dahi kamilen manasının idrakında olmadığı mevzulara.... Neden? Zira bilse; ah bir bilse, ne o onu kınayabilir, ne de diğeri ondan nefret edebilir....
Hani ayağımız kaysa, yere düşsek arkadaşımıza tut elimden lütfen, ne olur yardım eder misin deki yardımın asıl Allah'tan (celle celaluhu) olduğunda hiç şüphesi olmayanın; nasıl olur da bütün icad ve imdad kanunlarını elinde bulunduran Allah Teala'ya şirk koşması beklenebilir?
Nasıl yani bulut mudur yağmur yağdıran, aspirin midir baştaki ağrıyı dindiren?.. Nedir bunlar? Vesile mi? Öyle ya.. Sanki 'aspirin içtim başımın ağrısı geçti' diyenin Eş Şâfî olan Ma'budu inkar ettiğini mi söyleyeceğiz durduk yerde? Söyleseniz ona, belki sizi tekme tokat mekanından atar; eğer tasavvuf terbiyesi bile yoksa onda, Azizim söz nereye dayanır, kime kadar uzanır dikkat etmek lazım...
Ne yani İmam Rabbani gibi, Şah-ı Nakşibendi gibi, Muhammed Bâbâ Semmâsî gibi zevatın imanlarından mı şüphe eder olduk... Kim soktu bu şirk sözünü bizim beynimize?!!...
Veya hangi birimiz yanında sürekli kendini doğruya, hakka, hoş olana çağıran birini arzulamaz? E bu ortak arzu ise neden o zaman rabıtaya sitem?... Rabıtada asıl bu azizim... Geride anlatılan ya manaya ifade bulamamanın çaresizliği; ya da gereksiz kelimelerle yoldan kalmama telaşesinin alameti... inan ki başka değil.. Ve unutma her Müslüman en az yekdiğeri kadar şeref sahibidir, öyle şirk, küfür sözlerine yüreği hele hele bazılarının çok titrer, o ithamlarda bulunanlar için dahi Yaradan'dan istikamet, hidayet ister.... Üstünlük Takvadadır.
Allah aşkına;
Rabb’imiz bir,
Kitabımız bir,
Peygamberimiz bir,
Maksadımız bir;
İila-i kelimetillahi hiyel ulyâ
Öyleyse tefrika ne için?
Nifaksız cemaat olalım...
Müslüman hangi meşrebde,
Hangi ırkta,
Hangi görüşte olursa olsun,
Olduğu gibi safa gelmeli ve bir tek can olmalıdır.
Milli bütünlük...
eski 27.08.2006, 15:00 Hak-dilaram isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #16
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:46 .