Bayrak
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 70 (5 Kayıtlı ve 65 Misafir) bulunmaktadır.

Online  dilerim, garib_yolcu, HAvF & ReCa, muhakematçı


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
ashqi
Tecrübeli Üye
(Konuyu Başlatan)
 
ashqi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 260


 
Yarışma Puanı: 660
Teşekkür etti: 122
Teşekkür aldı: 237 konuda 1.026 kere
ashqi - MSN üzeri Mesaj gönder
sin Efendim, ...sin Efendim

Toplantılara katılan, Medine-i Münevvereli sâdâttan Seyyid Yâsin Hâşim diye kaside okuyan bir zat vardı. Sesi çok yanıktı. O gelirdi. Resulullah sallallahu aleyhi ve selleme dair naatler okurdu. Zikrin kıymet ve meziyetlerini anlatan zikir kasideleri okurdu.

Şıh Efendi bir gün fakire:

"Arapça kasideler dinledik; bir de Türkçe kaside dinlesek..." dedi. Kendisi Arapça, Farsça, Urduca ve Afganca bilir, Türkçe bilmezdi.

Şeyh Gâlib'in,

Sultân-ı Rusül şâh-ı mümeccedsin efendim
Bîçârelere devlet-i sermedsin efendim
Dîvân-ı İlâhî'de ser-âmedsin efendim
Menşûr-i "Leamrük"le müeyyedsin efendim

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammed'sin efendim
Hak'dan bize sultân-ı müeyyedsin efendim

Hutben okunur minber-i iklîmi bekâda
Hükmün tutulur mahkeme-i rûz-i cezâda

Gülbang-i kudûmün çekilir arş-ı Hüdâ'da
Esmâ-i Şerîfin anılır arz-u semâda

Sen Ahmed ü Mahmûd ü Muhammed'sin efendim
Hak'dan bize sultân-ı müeyyedsin efendim

diye, meşhur naatini okudum. Çok hoşuna gitti. Naati ezberledi. Her sohbette, "...sin efendim, ...sin efendim" diye bu naati okumamı ister, kendisi de söylerdi.

Bir sohbette, Medine-i Münevvere'de oturan Şarkî Türkistanlı Âlim Şeyh İbrahim Hotenî de gelmişti. Onun huzurunda da "...sin efendim" kasidesini istediler. O zamanda elli sene evvel gençlik var. Belki sesim de var idi. Naati okudum. Şıh İbrahim Hotenî tabiî Türkçe biliyordu. Dedi ki:

"Efendim, benim ömrüm dört lisanda naat ve kaside dinlemekle geçti. Çok kasideler bilirim. Bu kaside bir şaheserdir."

Onbeş Sene Hatimle Teheccüd

1947 yılının Ramazan-ı Şerifi geldi. Şıh Abdulğafur Efendi her Ramazan'ın son on gününde itikafa girerlerdi. Eskdien Mescid-i Saadet'te, itikafa girenlerin çadırları olurdu. Herkes kendine mahsus küçük bir çadır kurardı. Talebeleri, dervişleri olan bazı kimselerin çadırları büyük olurdu. Şeyh Efendi'nin çadırı Bâbulmecîdî ile Baburrahme arasında büyük bir çadırdı.

Ramazan'ın ondokuzunda, itikaf çadırında, ziyaretlerine gittim. Buyurdular ki:

" Evlâdım, yarın bana bir teheccüd kıldırabilir misin? Teheccüdde bir hatim yapsak..."

" İnşaAllah efendim." dedim.

" Kur'an-ı Kerim'i yakından dinlemek istiyorum... Çadırda kalmak ve itikafta bir hatim yapmak istiyorum..."

" Pekâlâ efendim." dedim. Hatimle teheccüdlere başladık. Şeyh Efendi'nin 1963'deki vefatına kadar, on beş sene, bu hatim böyle devam etti. Her Ramazan geldi mi, son on gününde hatimle teheccüd kılar idik. Mustafa Runyun Bey'in pederi de gelirdi.

Ben okurken arkamda Hâfız Memduh Efendi'nin pederi "demir hâfız" Süleyman Efendi dururdu. Kendisi Konyalıydı. Felsefe Muallimi Mahmud Cevdet Bey de teheccüdlere katılırdı.

Şeyh Efendi'nin Manevi Dünyası

...
..
.

sayfa 61 - 62 - 63
eski 08.01.2008, 23:14 ashqi isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #9
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:36 .