Bayrak
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
3 Recep 1429
06 Temmuz 2008, Pazar
Ayet
Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısına göre ayların sayısı on ikidir.Bunlardan dördü haram aylardır.İşte bu, Allah’ın dosdoğru kanunudur.Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin.
Tevbe-36
hadis
Recebin 1.gününde oruç tutmak üç senelik, 2.günü oruçlu olmak iki senelik ve yine 3.günü oruçlu bulunmak bir senelik küçük günahlara kefaret olur. Bunlardan sonra her günü bir aylık küçük günahların af ve mağfiretine vesile olur.
Camiu-s sağir

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 74 (7 Kayıtlı ve 67 Misafir) bulunmaktadır.

Online  dilerim, garib_yolcu, HAvF & ReCa, muhakematçı, okyanus root


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
boun
Şeref Üyesi
 
boun - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Nerden: istanbul
Mesajlar: 747


 
Yarışma Puanı: 160
Teşekkür etti: 23
Teşekkür aldı: 164 konuda 343 kere
boun - AİM üzeri Mesaj gönder boun - MSN üzeri Mesaj gönder boun - YAHOO üzeri Mesaj gönder
haaaaa bide nedir efendimizin tavsiyeleri diyorsanız onuda ekleyeyim....



İşte bu ilaçlardan.

1. Şeytandan Allah’a sığınmak.

Süleyman b. Süred dedi ki: Peygamber (s.a.v.) ile birlikte oturuyorduk. İki adam görünüyordu; birinin yüzü kızarmıştı, boyun damarları kabarmıştı. Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki:

“Ben bir kelime biliyorum eğer (bu adam) onu söylese o hali (öfkesi) ondan gider. “Şeytandan Allah’a sığınırım dese içinde bulunduğu halden kurtulur.”

Peygamber (s.a.v.): “Kişi öfkelendiğinde, ‘Allah’a sığındım’ dese, öfkesi durur.” buyurdular.

2. Susmak.

Peygamber (s.a.v.): “Biriniz öfkelendiğinde, sussun.”buyurdular. Genellikle kızgınlık kendini kaybetmek ve şuurunu yitirmekten olur. Böylece küfür sözler ağzından çıkabilir, lanet ya da evi yıkan boşama kelimesi ya da küfür eder, söverek başkalarının düşmanlığını üzerine çekmeye sebep olan şeyler telaffuz eder. Bunların tümünü telafi etmek için temel çözüm susmaktan geçer.

3. Sakin olmak (oturmak).

Peygamber (s.a.v.): “Biriniz öfkelendiğinde ayakta ise otursun. Eğer öfkesi geçmediyse yere yatsın.” buyurdular. Ebu Zer (r.a.) bu hadisin ravisidir. Bu hususta bana bir kıssa anlattı. “Ebu Zer (r.a.) bir leğende suluyordu bir grup geldi. Dedi ki: Kim Ebu Zerri yakalayıp başından saç tellerini çekecek.” Bir adam dedi ki ben yaparım. Adam gelip leğeni kırdı. Ebu Zer (r.a.) ayaktaydı sonra oturdu, daha sonra yere yattı. Ona denildi ki. Ey Ebu Zer niçin oturdun sonra yere yattın? Dedi ki: Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki ve hadis-i şerifi okudu. Diğer bir rivayette: “Ebu Zer (r.a.) bir leğende suluyordu, bir adam onu öfkelendirdi ve o da oturdu...”

Bu nebevi yönlendirmenin faydalarından biri de öfkeli dikkatsiz hareketlerden menetmektir. Çünkü O (o esnada) dövebilir, eziyet edebilir, vs. Bu sebeple oturduğu vakit bu heyecan ve isyandan uzak olmuş olur. Yere yattığında ise eziyet veren fiillerden, tutarsız davranışlardan daha da uzaklaşmış olur. Allame: el-Hattabi- rahmetullah-i aleyh- Ebu Davud’un şerhinde diyor ki: “Ayakta olan hareket ve şiddete oturandan daha elverişlidir. Oturan ayakta olandan bu manada daha aşağıdır. Yatan ise bunları yapamaz zaten. Peygamber (s.a.v.)’in onu yatmak ve oturmakla emretmesi olabilir ki ayakta iken ondan bir şey sadır olmasın. Oturduktan sonra pişmanlığı daha yakındır. Allah daha iyi bilir.”

4. Peygamber (s.a.v.) Vasiyetini Korumak.

Peygamber (s.a.v.)’in nasihatını muhafaza etmek. Ebu Hureyre (r.a) Bir adam Peygamber (s.a.v.) dedi ki: “Bana nasihat et.” Buyurdular (s.a.v.) “kızma”, bunu bir kaç defa tekrar ettiyse de dedi ki (s.a.v.): kızma.”

Diğer bir rivayette: “Bir adam dedi ki: Peygamber (s.a.v.) bunu söylediği zaman düşündüm ki; öfke şerrin tümünü kapsıyor.”

5. Öfkelenme! Sana Cennet var.

Allahû Teâlâ’nın öfke sebeplerinden korunan ve nefislerini zaptederek onu reddeden muttakiler (Allah’tan hakkıyla korkanlar) için hazırladığını düşünmek öfkenin ateşini söndürmede yardımcı en büyük etkendir. Buna varid olan, büyük ecir (sevap) Peygamber (s.a.v.): “Kim öfkesine hakim olursa ki istese öfkesini devam ettirebilir. Allahû Teâlâ kıyamet gününde kalbini kendinden razı olmasıyla doldurur.” Diğer büyük ecir ise Peygamber (s.a.v.)’ın şu hadisinde: “Öfkesinin gereğini yerine getirebilecek güçte olduğu halde öfkesini tutan kimseyi, Allahû Teâlâ, kıyamet günü, mahlukatın başları üsten davet eder: Tâ ki (onlardan önce) dilediği huriyi kendine seçsin.” diğer bir nushada “tâ ki hurilerden istediği kadar seçsin.”

6. Nefsine hakim olan için önce geçen özellikler ve yüce dereceler vardır.

Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki: “Kuvvetli kimse (güreşte rakibini yenen) pehlivan değildir. Hakiki kuvvetli, öfkelendiği zaman nefsini yenen kimsedir.” Nefsin her etkilenmesinde öfkesi şiddetlendikçe, öfkesine hakim olan en yüksek rutbeye (dereceye) yükselir. Peygamber (s.a.v.) buyurdular ki: “Tümüyle pehlivan olan o kimsedir ki; öfkelenir, öfkesi şiddetlenir, yüzü kızarır, tüyleri diken diken olduğu halde öfkesini yenendir.” Peygamber (s.a.v.) sahabenin önünde meydana gelen bir olayı, bu meseleyi daha iyi açıklamak için fırsat bilerek Enes (r.a.) rivayet edilen hadiste: “Güreşen bir topluluğun yanından geçti. Buyurdular ki:

“Bu nedir?” Dediler ki:

“Filan Pehlivandır, kimse bırakmadı geriye, onun karşısına çıkacak yoktur. Buyurdular ki:

“Kim ondan daha kuvvetlidir size bildireyim mi? Bir adam var kendisine bir adam zulüm ediyor, öfkesine hakim oluyor böylece ona galip geliyor, şeytanına da, ve arkadaşının şeytanına da galip geliyor.”

7. Peygamber (s.a.v.)’in Gösterdiği Yolda Teselli Bulmak.

Peygamber (s.a.v.) gösterdiği yol onun ahlakının alametidir. O, bizim örnek ve modelimizdir. Bu birçok hadis-i şerifte apaçık ortadadır. Bu hadislerin en barizi: Enes (r.a.)’tan: Dedi ki: Peygamber (s.a.v.) ile beraber yürüyordum. Üzerinde kaba dikişli Necran cübbesi vardı. Bir arabi ona ulaştı ve şiddetli bir şekilde cübbesini çekti. Peygamber (s.a.v.)’in omuzunun üst kısmına baktım cübbenin dikişlerinin izi görünüyordu. Sonra dedi ki:

“Ey Muhammed: Benim için Allah’ın senin yanındaki maldan bana verilmesi için talimat ver.” Peygamber (s.a.v.) ona döndü ve güldü. Sonra ona mal verimesi için emretti.” Peygamber (s.a.v.)’e uymanın ve onda teselli bulmanın bir yolu da, Allah’ın haramları çiğnendiği vakit, Allah için kızmak. Bu övülmüş bir kızmadır. Peygamber (s.a.v.) kendisine namazda uzun sureler okuyup milleti namazdan nefret ettiren imam haber verildiğinde çok kızdı. Aynı şekilde Hz. Aişe (r.a.) evinde canlı fotoğrafları bulunan bir örtü görünce kızdı. Hırsızlık yapan “Mahzumiye” hakkında Usame (r.a.) aracılık yapmak istemesine ve bunun için Peygamber (s.a.v.) ile konuşmak istediğinde; Peygamber (s.a.v.) Allah’ın koyduğu hadlerde (cezalarda) mı şefaatçi oluyorsun? Kerih (hoş olmayan) şeyler hakkında soru sorulduğunda kızardı. Kızması her zaman Allah içindi.


Konu boun tarafından (15.09.2006 Saat 12:40 ) değiştirilmiştir..
eski 15.09.2006, 12:38 boun isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #17
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:29 .