| Mürted olduklarında öldürülmeyenler BİSMİHİ TEALA METİN
= Mürted olduklarında öldürülmeyenler = Bilmiş ol ki, mürted olan Müslüman tevbe edip İslâmiyet'e geri dönmezse muhakkak öldürülür. Ancak şu kimseler öldürülmeyip hapsedilir ve Müslüman olmaları için cebrolunur: Kadın, hünsâ, Müslümanlığı tebaiyetle olan kimse, Müslüman olan kâfir bir çocuk, zorla Müslümanlığı kabul eden kimse, iki erkeğin şahitlikleriyle Müslümanlığı sâbit olup sonra o iki erkek, şâhidliklerinden dönseler böyle Müslümanlığı şahitlikle sâbit olan kimse; Eşbâh sahibi, bir erkek ile iki kadının şâhidlikleriyle Müslümanlığı sâbit olan kimseyi de ziyade etmiştir. İki Hıristiyan erkek bir Hıristiyan erkeğin Müslüman olduğuna şahitlik edip o da Müslüman olduğunu inkâr etse şahitlikleri kabul edilmez. Bazılarına göre kabul edilir. İşte böyle Müslüman olduğuna şahitlik edilen kimse, eğer iki Hıristiyan erkek bir Hıristiyan kadının Müslüman olduğuna şahitlik etseler, şahitlikleri ittifakla kabul edilir. Bu bahsin tamamı Dürer'in Kerahiyet bahsinin sonundadır. Böyle mürted olan bir kadının İslâm memleketinde doğurmuş olduğu çocuk mürted olarak bâliğ olduğunda yahut sarhoş olan bir kimse Müslüman olduğunda aklı eren çocuk gibi kabul edilir. Buluntu çocuk da böyledir. Müslümanlığı hükmî olup hakiki değildir. Haniyye'de ve diğer fıkıh kitaplarında : "Yukarıda geçen zorla Müslümanlığı kabul eden kimsenin harbi (Müslümanlar ile aralarında anlaşma bulunmayan gayri Müslimlere aid ülke ahalisinden) olması lâzımdır." diye kayıdlanmıştır. Zimmî (İslâm devleti tebaasından olup İslâm ülkesinde oturan gayrı Müslim) ile müste'men (kendisine emân verilen gayrı Müslim) zorla Müslümanlığı kabul etseler, Müslümanlıkları sahih olmaz. Fakat musannıf: "İkrâh (zorlama) bahsinde, kıyasa göre zimminin zorla Müslümanlığı kabul etmesi sahih değildir." demiştir. İstihsana göre, zimmînin zorla Müslümanlığı kabul etmesi sahihdir. Buna göre mürted olduklarında öldürülmeyen kimseler on dört olmuş olur. Birkaç kimse bir şahsın mürted olduğuna şâhidlik edip, o da inkâr etse, adâletli olan şâhidleri yalanlamak için değil, onun inkârı tevbe ve mürtedlikten dönme sayılacağı için kendisine dokunulmaz. Yani mürtedliği tevbesi kabul edilen şeyler ile olmuşsa amelinin sevâbından mahrum olması, vakfının bâtıl olması, karısı ile arasında ayrılık vâki olması gibi, mürteddin diğer hükümleri sâbit olur. Fakat kendisi tevbe edip Müslümanlığa geri dönmüş olduğu için öldürülmez. Eğer mürtedliği -hâşâ- Peygamber (Sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimize dil uzatma gibi tevbesi kabul edilmeyen şeyle olmuşsa, tevbesi kabul edilmeyip öldürülür. Nitekim yukarıda geçmiştir. Eşbâh. Bahır'da: "Bazıları: Bir Müslüman'ın mürted olması ve mürtedliğin diğer hükümleri hakkında şâhidlik asla kabul edilmez; diyerek yanılmışlardır." diye zikredilmiştir. Musannıf da bunu ikrar etmiştir. Böylece mürted olduklarında öldürülmeyenler on beş olmuş olur. Şürunbulâlî'nin Vehbâniyye şerhinde zikredilmiştir ki; mürtedliğin ittifakla küfür olan suretlerinde amel ve nikâh batıl olur. Hemen mürtedlikten tevbe edip İslâmiyet'e dönmez ve nikahı yenilemezse çocukları veledi zina olur. Mürtedliğin küfür olmasında ihtilal bulunan suretlerinde istiğfar tevbe ve nikahı yenilemekle emrolunur. |