12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
12 Şevval 1429
12 Ekim 2008, Pazar
Ayet
Muhakkak O (kur’ân), arşın sâhibi (Allah katında) yüksek mevkiye sâhip, çok şerefli, güçlü bir elçinin (Cebrâil’in, Allah’tan) getirdiği sözdür.
(Tekvir 19-20 )
hadis
Resullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, rızkının Allah tarafından genişletilmesini, ecelinin uzatılmasını isterse sıla-i rahim yapsın.
(Buhari, Edeb 12)

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap

Online Üye

Şuan Forumda: 47 (14 Kayıtlı ve 33 Misafir) bulunmaktadır.

Online   by_tezgel, Efraiil, ilayda, K.SERDAR, mselim, Mukarrebun, mustafaorhan, okyanus, Sakallı, siyahsancaktar, turab, ZiNNiRe Dagistan, mesutizm
Tekil Mesaj gösterimi
fzehra
Şeref Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28.08.2006
Mesajlar: 112




Teşekkür etti: 25
Teşekkür aldı: 41 konuda 108 kere
kucult  büyük
Ibâdette Ihlâs

bu konu burayamı açmam gerekti bilmiyorum ama yerini bulamadım zannımca

İBÂDETTE İHLÂS

Yapılan şeyin Allâh Teâlâ yanında ibâdet olabilmesinin iki şartı vardır.

1- Allâh rızâsı için yapmak ki o ihlâstır.

2- Dîni ölçülere uygun olmasıdır.


İhlâs ibâdetin rûhudur. İbâdet ederken Allâh’ın rızâsını kazanıp, ona yaklaşmayı düşünüp makam, mevki, menfaat ve halka iyi görünmek gibi şeyleri asla düşünmemektir. İhlâs, Allâh ile kulu arasında bir sırdır. Onu melek bilmez ki yazsın, şeytan bilmez ki bozsun. Onu yalnız insanın nefsi bozar.

Cenâb-ı Hak; meâlen “Halbuki onlar ancak dinde ihlâs sâhipleri ve müvahhidler olarak ibâdet etsinler ve namazı dosdoğru kılsınlar ve zekâtı versinler diye emrolundular. Ve işte en doğru dîn budur” (Süre-i Beyyine, âyet 5). ve
“Kim Rabbinin huzur-ı mânevîsine ulaşmak (rızâsını kazanmak) isterse salih (ihlâslı) amel işleyip, Rabbi’nin ibâdetine başkasını ortak etmesin”
(Kehf Sûre’si, âyet: 10) buyurdu.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de şöyle buyurmuşlardır; “Amelinizi (ibâdetlerinizi) ihlaslı yapın.” (FH-24

Çünkü Allâhü Teâlâ ancak ihlâslı yapılan ameli kabul eder. “İhlâslı ol! (o zaman) az amel sana yeterli olur. Ameller niyete bağlıdır. Herkes için niyet ettiği şeyin karşılığı vardır.” buyurmuşlardır.

Hakîki ihlâsın alâmeti üçtür:

1- İnsanların medh etmesine sevinmez, zem edip kötülemesine üzülmez.

2- Yaptığı ibâdetleri unutup günâhları unutmaz, ibâdetlerine güvenmez, devamlı günâhlarına üzülür.

3- Muhabbet sarayı olan gönlünden Allâh sevgisi ile Allâh için sevdiklerinden başkasının sevgisini çıkarıp atmak. (FH-25)
eski 29.08.2006, 08:27 fzehra isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
fzehra isimli üye'ye teşekkür eden 2 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 20:26 .