11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
11 Cemaziye'l-Evvel 1429
16 Mayıs 2008, Cuma
Ayet
Kadınlar,oğullar,yük yük altın ve gümüş,salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi.Bunlar dünya hayatının geçimliğidir.Oysa asıl varılacak güzel yer ancak Allah’ın katındadır.
Âl-i İmrân-14
hadis
Akrabaların gösterdiği yakınlığa karşılık veren kimse,tam anlamıyla akrabalık haklarını gözetiyor sayılmaz.Akrabalık haklarını tam anlamıyla gözeten kimse;yakınları akrabalık bağlarını ondan kestikleri halde,o onlardan alaka ve yardımını kesmeyen kimsedir.
Muslim

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:



...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Anket

hangi mevsimi seviyorsunuz????
ilkbahar: 47,75%
yaz: 16,22%
sonbahar: 25,23%
kış: 10,81%
Katılımcı sayısı: 111. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Online Üye

Şuan Forumda: 44 (8 Kayıtlı ve 36 Misafir) bulunmaktadır.

Online  acizbiryolcu83, cimnot, dahilek, DeRCan, kardem, mutasyon, Sakallı, tayyibe


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye

Üye Albümlerinden

Üye albümlerinden en son eklenen resimler:

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

MUTASYON
mutasyon isimli üyenin, MUTASYON Albümünden

İncİler Maİl Grubu


Tekil Mesaj gösterimi
garib_yolcu
Tecrübeli Üye
 
garib_yolcu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 12.12.2007
Mesajlar: 171


 
Teşekkür etti: 878
Teşekkür aldı: 165 konuda 740 kere
...
...
...

Yillardan 1890'dir. Fransiz akademisi uyelerinden Marki de
Bonnier, "Muhammed" adli bir dram yazarak Comedie Francais'e teslim
etmistir ve alinan haberlere gore oyunun provalari baslamak
uzeredir. Sahnede bir aktor Hz. Peygamber rolune cikacaktir. Oyunun
Efendimiz'in manevi sahsiyetini, dolayisiyla Islam dinini ve
Muslumanlari kucuk dusuren hakaretamiz bolumler ihtiva ettigi
haberleri Abdulhamid'i "Halife-i Muslimin" sorumluluguyla derhal
harekete gecirecek ve yalniz o tiyatroda degil, butun Fransa'da
sahnelenmesini engelleyecektir oyunun. Nasil mi? Fransa
Cumhurbaskani Sadi Carnot'ya Paris Sefiri Salih Munir Pasa eliyle
haber ucurarak. Tabii Carnot Cenaplarina, Islamiyet'e yaptigi bu
muhim hizmet karsiliginda bir Nisan-i Imtiyaz takdim edildigini
soylememe gerek yok.

Ancak de Bonnier de isin pesini birakmaya niyetli degildir. Bu defa
eserini Abdulhamid'in dis geciremeyecegini tahmin ettigi, devrin
ABD'si olan Ingiltere'de oynatmak icin girisimde bulunur. Ne var ki,
Irving adli bir aktorle anlasmis olmasina, bir nevi devlet tiyatrosu
olan Lyceum Kraliyet Tiyatrosu'nda oynanmasi kararlastirilmasina
ragmen, Abdulhamid'in mudahalesinden kurtulamaz. Bu defa diplomatik
kanallardan bizzat Ingiltere'nin ilimli Disisleri Bakani Lord
Salisbury devreye sokularak piyesin yalniz o tiyatroda degil, butun
Ingiltere'de oynanmasi yasaklanir.

Marki de Bonnier-Sultan Abdulhamid kovalamacasinin boylece
noktalanmis oldugunu saniyorsaniz aldaniyorsunuz. Cunku bu isin bir
de ucuncu raundu var.

Devir degismis, Lord Salisbury gitmis, yerine bir baska Lord,
Islamiyet'e daha mesafeli duran Roserbery gecmistir. Bunun uzerine
Marki de Bonnier yeniden ataga kalkar ve bir baska Londra
tiyatrosuyla anlasir. Ancak bu defa da eserini sahneye koydurmayi
basaramayacaktir. Velhasil Abdulhamid'in mahir diplomasisi, bu
mel'anetin icrasina musaade etmeyecektir. Nitekim 1900 yilinda
Paris'te oynanmak istenen Muhammed'in Cenneti adli bir baska piyesin
ancak ismi ve muhtevasi degistirilerek sahneye konulur hale
getirilmesi de onun ince diplomatik girisimlerinin eseridir.

Keza Roma'da oynatilmak istenen Fatih Sultan Mehmed uzerine bir
piyes de, Osmanogullarinin kucuk dusurulecegi gerekcesiyle
yasaklatilmistir. Isin ilginc yani, kendi gucunun yetmedigi durumda
yakin dostu Alman Imparatoru Wilhelm'i devreye sokarak bunu
basarmasidir. Yasaklama olayini haber veren 15 Nisan 1890 tarihli
bir Italyan gazetesi (Capitan Fracassa) aynen sunlari
yazmaktaydi: "Bu dramin sahnelenecegi haberi uzerine, Sultan
[Abdulhamid], kendisine, bir Rus filosunun Bogazici'ne dogru hareket
halinde bulundugu bildirilmis gibi, heyecana kapildi. Imparator
Wilhelm de ilgilenmis gorundu."

Abdulhamid Han'in sevgili Peygamberine, Islamiyet'e ve ecdadina
yonelik kucuk dusurucu tavirlara karsi, guclu Batili devletleri
karsisina alma pahasina, musamahasiz, tavizsiz ve kararli tutumu
kisa surede etkisini gostermis ve tiyatrolar Islamiyet'le ilgili
eserleri daha bir titizlikle secer olmuslardir. Sonucta gerek
Fransa'da, gerekse Ingiltere ve Italya'da, hatta Ingiliz isgali
altinda bulunan Hindistan'da Peygamber Efendimiz ve Osmanli
padisahlarina yonelik bu tur hakaret iceren eserlerin sahnelenmemesi
yolunda bir gelenek olusmustur. Nitekim Avrupali burokratlarin
Osmanli'nin hassasiyetini nazar-i dikkate aldiklarini ve basini da
zaman zaman uyardiklarini goruyoruz. Bu da Abdulhamid'in iktidar ve
nufuzunun sadece iceride ve sadece Islam aleminde degil, Avrupa'da
da oldukca yuksek oldugunu gosteriyor.

Bir piyes icin koca Alman Imparatoru II. Wilhelm'i bile devreye
soktuguna bakilirsa onun bu isleri ne kadar ciddiye aldigi ve
aldirdigi rahatlikla anlasilir. Aleyhteki propagandasina son vermek
icin bir ara Ingiltere'nin unlu "The Times" gazetesini satin almaya
dahi kalkistigi soylenir Sultan'in. Neden vazgectigini bilmiyorum.
Ama hic de yabana atilacak bir fikir degil bence.
Dusunsenize, "Times" gazetesi bizim olsaydi...

Mabeyn katiplerinden Tahsin Pasa'nin yalancisiyim. Sultan Hamid her
sabah "Times", "Temps", "Kolnische Zeitung", "Tribune", "Standard"
gibi Ingilizce, Fransizca ve Almanca gazetelerin siyasi makalelerini
gunu gunune tercume ettirip inceler, tepki verilmesi veya
duzeltilmesi gereken haber ve yazilari isaretler ve bazi unlu yerli
ve yabanci yazarlara cevaplar yazdirarak o gazetelerde
yayinlatirmis. Bununla da yetinmeyen propaganda ustadi Abdulhamid,
Avrupa gazetelerinin temsilcilerini saraya cagirir, onlara
iltifatlar edip hediyeler takdim ettikten sonra, cikan haberlerin
duzeltilmesini rica edermis. Itiraz etmek ne mumkun! Birkac gun
sonra bakarmissiniz ki, o muhabirler ayni gazetede bu defa Osmanli
lehine haberler yazmislar.
...
...
...

Mustafa Armagan
eski 24.01.2008, 23:14 garib_yolcu isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alıntı ile Cevapla   #2
garib_yolcu isimli üye'ye teşekkür eden 5 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:52 .