| ittihad-ı İslam ve Bediüzzaman2 - Bediüzzaman Hazretleri'nin tarif ettiği ittihad:
Üstad Bediüzzaman Müslümanlar arası ittifaka büyük önem vermiş, hayatında yaptığı faaliyetlerle ve eserleriyle daima bu ittifakı gerçekleştirmeye çalışmıştır. Hayal ettiği İslam birliğini şöyle tarif eder: Tarif ettiğim ve dahil olduğum ittihad-ı Muhammedi'nin (asm) tarifi şudur ki: İttihad-ı Muhammedi; şarktan garba, cenuptan şimale uzanan bir sisile-i nurani ile bağlı bir dairedir. Dahil olanlar da; bu zamanda üç yüz milyondan ziyadedir.(Bu sözlerin 1910 yılında söylendiği unutulmmalıdır) Bu ittihadın cihetü'l- vahdeti ve irtibatı; tevhid-i İlahidir. Peyman-ahd- ve yemini; imandır. Müntesipleri; kaalu beladan dahil olan umum müminlerdir.
(Cemaatimize her bir mümin manen müntesibtir. Sureten intisap ise, sünnet-i Nebeviyyeyi kendi aleminde ihyaya kesin karar iledir.) Defter-i esmaları da; Levh-i mahfuzdur. Bu ittihadın nâşir-i efkârı -fikirleri neşreden, yayan-; umum kütüb-ü İslamiyedir. Günlük gazeteleri de; î'â-i kelimetullahı hedef-i maksat eden umum dini gazetelerdir. Kulüb ve encümenleri; cami ve mescidleer, dini medreseler ve zikirhanelerdir. Merkezi de; Haremeyn-i Şerifeyn'dir. Böyle cemiyetin reisi; Fahr-i Alem aleyhisselatü vesselamdır. Ve mesleği;
herkes kendi nefsiyle mücadele,
yani ahlak-ı Ahmediyye(asm) ile tahalluk (ahlaklanmak)
ve sünnet-i Nebeviyyeyi ihya
ve başkalara da muhabbet
ve -eğer zarar etmezse- nasihat etmektir. Bu ittihadın nizamnamesi;
sünnet-i Nebeviyye ve kanunnamesi
emirler ve şeri nehiylerdir. Ve kılıçları da; berahin-i katıadır- Şeksiz ve şüphesiz olan kat'i deliller-.
Zira medenilere galebe çalmak ikna iledir, icbar ile değildir.
Taharri-i hakikat -hakikatin araştırılması-, muhabbet iledir.
Husumet ise vahşet ve taasuba karşı idi. Hedef ve maksatları da; İlay-i kelimetullahtır.
Şeriat da, yüzde doksan dokuz ahlak, ibadet, ahiret, fazilete aittir.
Yüzde bir nisbetinde siyasete mütealliktir;
onu da ulul emrilerimiz düşünsünler. Şimdi maksadımız; o silsile-i nuraniyi ihtizaza -harekete- getirmekle, herkesi bir şevk ve hahiş-i vicdaniye -vicdani isteyiş ve arzu- ile
tarik-i terakkide kabe-i kemalata sevk etmektir. Zira ilay-ı kelimetullahın bu zamanda bir büyük sebebi,
maddeten terakki etmektir.
İşte ben bu ittihadın efradındanım.
ve bu ittihadın tezahürüne teşebbüs edenlerdenim.
Yoksa, sebeb-i iftirak olan fırkalardan, partilerden değilim. |