Bayrak
22 Recep 1429
25 Temmuz 2008, Cuma
22 Recep 1429
25 Temmuz 2008, Cuma
Ayet
Ey Rabbimiz! Unutur veya bilmeden hata yaparsak bizi sorgulama!Ey Rabbimiz!Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme!Ey Rabbimiz!Güç yetiremeyeceğ imiz yükleri bize taşıtma!Ve günahlarımızı affet,bizi bağışla ve rahmetini yağdır üstümüze!
Bakara-286
hadis
Birbirinize buğz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz.
Buhari

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 62 (4 Kayıtlı ve 58 Misafir) bulunmaktadır.

Online  DeRCan, sofizade, yaralıyurek mesutizm


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
azadeyim
fey-i zeval
 
azadeyim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 23.06.2008
Mesajlar: 1.742


 
Yarışma Puanı: 300
Teşekkür etti: 453
Teşekkür aldı: 262 konuda 1.128 kere
Merhume Musafaha için okuyalım inş...

kabri nurlandırdığını biliyorum anlamı ile birlikte eklemek istedim
herkes bir tane okusun inş.. ablamızın ruhuna

562

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ


تَبَارَكَ الَّذِي بِيَدِهِ الْمُلْكُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ {1} الَّذِي خَلَقَ

الْمَوْتَ وَالْحَيَاةَ لِيَبْلُوَكُمْ أَيُّكُمْ أَحْسَنُ عَمَلاً وَهُوَ الْعَزِيزُ الْغَفُورُ {2}

الَّذِي خَلَقَ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقاً مَّا تَرَى فِي خَلْقِ الرَّحْمَنِ مِن

تَفَاوُتٍ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَى مِن فُطُورٍ {3} ثُمَّ ارْجِعِ الْبَصَرَ كَرَّتَيْنِ

يَنقَلِبْ إِلَيْكَ الْبَصَرُ خَاسِأً وَهُوَ حَسِيرٌ {4} وَلَقَدْ زَيَّنَّا السَّمَاء

الدُّنْيَا بِمَصَابِيحَ وَجَعَلْنَاهَا رُجُوماً لِّلشَّيَاطِينِ وَأَعْتَدْنَا لَهُمْ عَذَابَ

السَّعِيرِ {5} وَلِلَّذِينَ كَفَرُوا بِرَبِّهِمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَبِئْسَ الْمَصِيرُ

{6} إِذَا أُلْقُوا فِيهَا سَمِعُوا لَهَا شَهِيقاً وَهِيَ تَفُورُ {7} تَكَادُ تَمَيَّزُ

مِنَ الْغَيْظِ كُلَّمَا أُلْقِيَ فِيهَا فَوْجٌ سَأَلَهُمْ خَزَنَتُهَا أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَذِيرٌ {8}

قَالُوا بَلَى قَدْ جَاءنَا نَذِيرٌ فَكَذَّبْنَا وَقُلْنَا مَا نَزَّلَ اللَّهُ مِن شَيْءٍ إِنْ أَنتُمْ

إِلَّا فِي ضَلَالٍ كَبِيرٍ {9} وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ أَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا فِي أَصْحَابِ

السَّعِيرِ {10} فَاعْتَرَفُوا بِذَنبِهِمْ فَسُحْقاً لِّأَصْحَابِ السَّعِيرِ {11}

إِنَّ الَّذِينَ يَخْشَوْنَ رَبَّهُم بِالْغَيْبِ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَأَجْرٌ كَبِيرٌ {12}

وَأَسِرُّوا قَوْلَكُمْ أَوِ اجْهَرُوا بِهِ إِنَّهُ عَلِيمٌ بِذَاتِ الصُّدُورِ {13} أَلَا

يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ {14} هُوَ الَّذِي جَعَلَ لَكُمُ

الْأَرْضَ ذَلُولاً فَامْشُوا فِي مَنَاكِبِهَا وَكُلُوا مِن رِّزْقِهِ وَإِلَيْهِ النُّشُورُ

{15} أَأَمِنتُم مَّن فِي السَّمَاء أَن يَخْسِفَ بِكُمُ الأَرْضَ فَإِذَا هِيَ

تَمُورُ {16} أَمْ أَمِنتُم مَّن فِي السَّمَاء أَن يُرْسِلَ عَلَيْكُمْ حَاصِباً

فَسَتَعْلَمُونَ كَيْفَ نَذِيرِ {17} وَلَقَدْ كَذَّبَ الَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَكَيْفَ

كَانَ نَكِيرِ {18} أَوَلَمْ يَرَوْا إِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَ مَا

يُمْسِكُهُنَّ إِلَّا الرَّحْمَنُ إِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَصِيرٌ {19} أَمَّنْ هَذَا الَّذِي

هُوَ جُندٌ لَّكُمْ يَنصُرُكُم مِّن دُونِ الرَّحْمَنِ إِنِ الْكَافِرُونَ إِلَّا فِي غُرُورٍ

{20} أَمَّنْ هَذَا الَّذِي يَرْزُقُكُمْ إِنْ أَمْسَكَ رِزْقَهُ بَل لَّجُّوا فِي عُتُوٍّ

وَنُفُورٍ {21} أَفَمَن يَمْشِي مُكِبّاً عَلَى وَجْهِهِ أَهْدَى أَمَّن يَمْشِي سَوِيّاً

عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ {22} قُلْ هُوَ الَّذِي أَنشَأَكُمْ وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ

وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ قَلِيلاً مَّا تَشْكُرُونَ {23} قُلْ هُوَ الَّذِي ذَرَأَكُمْ

فِي الْأَرْضِ وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ {24} وَيَقُولُونَ مَتَى هَذَا الْوَعْدُ إِن كُنتُمْ

صَادِقِينَ {25} قُلْ إِنَّمَا الْعِلْمُ عِندَ اللَّهِ وَإِنَّمَا أَنَا نَذِيرٌ مُّبِينٌ {26}

سورة الملك (67) ص 564

فَلَمَّا رَأَوْهُ زُلْفَةً سِيئَتْ وُجُوهُ الَّذِينَ كَفَرُوا وَقِيلَ هَذَا الَّذِي

كُنتُم بِهِ تَدَّعُونَ {27} قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَهْلَكَنِيَ اللَّهُ وَمَن مَّعِيَ

أَوْ رَحِمَنَا فَمَن يُجِيرُ الْكَافِرِينَ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ {28} قُلْ هُوَ

الرَّحْمَنُ آمَنَّا بِهِ وَعَلَيْهِ تَوَكَّلْنَا فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ هُوَ فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ

{29} قُلْ أَرَأَيْتُمْ إِنْ أَصْبَحَ مَاؤُكُمْ غَوْراً فَمَن يَأْتِيكُم بِمَاء مَّعِينٍ {30}

Bismi’llâh’ir-Rahmân’ir-Rahîm

(1) Tebârekelleziy biyedihil mülkü ve hüve alâ külli sey’in kadiyrün (2) elleziy halekal mevte vel hayate liyeblüveküm eyyüküm ahsenü amela ve hüvel aziyzül gafur (3) elleziy haleka seba semavatin tibakan ma tera fiy halkir rahmani min tefavüt ferciil basare hel tera min füturin (4) sümmerciil basare kerreteyni yenkalib ileykel besarü hasien ve hüve hasiyr (5) ve lekad zeyyennes semaed dünya bimesabiyha ve cealnaha rücûmen lisseyatiyni ve a’tedna lehüm azâbes seiyr (6) ve lilleziyne keferu birabbihim azabü cehenneme ve bi’selmasiyr (7) izâ ülku fiyha semiu leha sehiykan ve hiye tefurü (8) tekadü temeyyezü minelgayzi küllema ülkiye fiyha fevcün seelehüm hazenetüha elem ye’tiküm neziyr (9) kalu belâ kad câena neziyrün fekezzebna ve kulna ma nezzelellahü min sey’in in entüm illâ fiy dalâlin kebiyr (10) ve kalu lev künna nesmeu ev na’kilü ma künna fiy ashabis seiyr (11) fa’terefu bizenbihim fesuhkan liashabis seiyr (12) innelleziyne yahsevne rabbehüm bilgaybi lehüm magfiretün ve ecrün kebiyr. (13) ve esirru kavleküm evicheru bihî innehu aliymün bizatissudur (14) elâ yalemü men halâk ve hüvel latiyfül habiyr (15) hüvelleziy ceâle lekümül’arda zelûlen femsu fiy menâkibiha ve külu min rizkihî ve ileyhinnüsur (16) eemintüm men fiyssemâi en yahsife bikümül’arda feizâ hiye temur (17) em emintüm men fiyssemâi en yürsile aleyküm hasiba feseta’lemune keyfe neziyr (18) ve lekad kezzebelleziyne min kablihim fekeyfe kâne nekiyr (19) evelem yerev ilettayri fevkahüm saffatin ve yakbidne ma yümsikühünne iller rahmân innehu bikülli sey’in basiyr (20) emmen hâzelleziy hüve cündün lekum yansurukum min dunir rahmân inilkâfirune illâ fiy gurur (21) emmen hâzelleziy yerzükuküm in emseke rizkah bel leccû fiy utüvvin ve nüfur (22) efemen yemsiy mükibben alâ vechihi ehda emmen yemsiy seviyyen alâ siratin müstekiym (23) kul hüveleziy enseeküm ve ceale lekümüssem’a vel’ebsâre vel’ef’ideh kaliylen ma teskürun (24) kul hüvelleziy zereeküm fiyl’ardi ve ileyhi tuhserûn (25) ve yekûlune meta hazelvadü in küntüm sadikiyn (26) kul innemel ilmü indallah ve innema ene neziyrün mübiyn (27) felemma reevhü zülfeten si'yet vücuhülleziyne keferu ve kiyle hazelleziy küntüm bihî teddeun (28) kul ereeytüm in ehlekeniyallahü ve men maiye ev rahimena femen yüciyrül kafiriyne min azabin eliym (29) kul hüver rahmân amenna bihî ve aleyhi tevekkelnu feseta’lemune men hüve fiy dalâlin mübiyn (30) kul ereeytüm in asbeha maüküm gavren femen ye’tiyküm bimâin meiyn (Allâh-u Rabbül Alemin)

Anlami:
1. Hükümrânlik elinde olan mukaddes ve mubarektir; ve her seye gücü yeter.

2. Hanginizin daha iyi is isledigini belirtmek için hayati ve ölümsonrasini yaratan O’dur. Azîz ve Gafûrdur.

3. Gökleri yedi tabaka halinde yaratan O’dur. Rahman’in bu yarattiginda bir düzensizlik asla göremezsin. Gözünü çevir bak, bir kere daha bak, bakalim bir düzensizlik görecek misin?..

4. Sonra tekrar tekrar çevir bak gözünü, ama asla göremiyecek aradigini ve yorgun, bitkin dönecek gene kendine!..

5. And olsun ki, gögü yildizlarla bezedik ve bazilariyla seytanlarin taslanmasini sagladik: onlara yalin ates azabini hazirladik.

6. Rablari gerçegini örtenlere cehennem azabi vardir; o ne berbat sonuçtur!..

7. Bunlar cehenneme atildiklari zaman, gümbür gümbür gürültüsünü duyarlar; kaynama sesidir bu!..

8. Ve cehennem (ehli) hiddetinden parçalanacak gibi olurlar. Her bir bölük atildikça sorarlar cehennem melekleri: Sizi uyarici gelmemis miydi!..

9. Onlarda cevablarlar: Evet, bize uyarici geldi, ama onu yalanlamistik!.. Allâh hiç bir sey inzâl etmemistir, siz aldanmissiniz, demistik.

10. Ve derler; eger söz dinleyip aklimizi kullansaydik bu çilgin atesli cehennemde olmazdik.

11. Böylece yaptiklarini itirâf ederler. Uzak olsun bu cehennemlikler.

12. Gaybin kendisi olan Rablerine karsi hasyet duyanlar bagislanmayi ve büyük mükafaatlari hakkedenlerdir!..13. Sözünüzü ister içinizde tutun, ister açiklayin; hep birdir. Suûrunuzdakini O bilir!..

14. Hiç bilmez mi onu yaratan?.. O lâtîf olarak haberdardir herseyden.

15. Yeryüzünü yasiyacaginiz biçimde altiniza seren O’dur. Yeryüzünde gezin, dolasin, ihsan ettigi riziktan faydalanin ve O’na döneceginizi bilin!..

16. Göktekinin sizi yerin dibine geçirmesine karsi güvencede misiniz?.. O durumda yer harekete geçer;

17. Yoksa göktekinin basiniza tas yagdirmasina karsi mi güvencedesiniz?.. Anliyacaksiniz bu uyarinin manâsini.

18. Andolsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamislardi. Inkârlarinin sonucu dehsetti!..

19. Üzerlerine kanat çirpan dizi dizi kuslari görmezler mi. Onlari uçuran Rahman’dir!.. Süphesiz ki O, seyin bizatihi kendisi olarak görür her seyi!..

20. Rahman’a karsi size yardim edecek ordulariniz mi var!.. Gerçegi örtenler aldanmistir ve aptalca bir gurur içindedirler.

21. Ya, Allâh rizkinizi keserse, kim verecek size onun kestigini?.. Onlar, nefret ve azginlik halinde ileri gidenlerdir.

22. Yüzüstü kapanip sürünen mi yoksa ayakta önünü görerek yürüyen mi dogru yol üzeredir?..

23. De ki: Sizi yaratan, size kulak, göz ve kalp veren O’dur. Ne kadar az sükrediyorsunuz?..

24. De ki: sizi yeryüzünde çogaltan O’dur ve O’nun indinde hep bir araya toplanacaksiniz.

25. Derler ki; Tehdidiniz dogru ise, ne zaman gerçeklesecek?..

26. De ki; Bunun bilgisi Allâh’a aittir!.. Ben sadece apaçik uyariciyim.

27. Tehdit edildikleri seyin yaklastigini gördüklerinde, inkârcilarin yüzleri kararacak, kendilerine, iste arayip sordugunuz buydu, denilecektir!..

28. De ki; Allâh, beni ve benimle olanlari helâk edecek ya da rahmetine erdirecek olsa; acaba inanmayanlari elim azaptan kim koruyabilir?..

29. De ki; O Rahmandir, O’na imanliyiz ve O’na güveniyoruz. Bileceksiniz elbet apaçik gerçekten sapmis olan kimmis.

30. De ki, suyunuz çekilecek olsa yerin dibine, kim size bir pinar verebilir?.. (Allâh-u rabbül âlemiyn)



Bilgi:

Seyyîdimiz, Resûlümüz, Muhammed Mustafa efendimiz salla’llâhu aleyhi ve sellem buyurmustur ki; Mülk sûresi için:-O bir maniâdir; O bir müncie (kurtarici)dir. Kisiyi kâbir azabindan korur ve kurtarir.’

Biliyoruz ki, ölüp yokolmak, ya da ölüp derin bir yoklukta beklemek asla sözkonusu degil.

Ölümü tadacagiz!..

Yani, bu beden kullanilmaz hale gelip elimizden alinacak ve onun yerine hemen o anda yeni bir bedenle yasamimiza kâbir âleminde, kâbir içinde, canli canli, diri diri; akli, suûru yerinde olarak; zihinsel faaliyetleri aynen eskisi gibi bir halde devam edegidecegiz.

Iste "ölümü tadmak" diye Kur’ân-i Kerîm’de târif edilen; suûrlu bir biçimde kâbir yasantisina intikâl durumunda, hazir olmayanlar için su anda akillarin kavrayamiyacagi kadar büyük azablar sözkonusudur.Bu sebebledir ki, Efendimiz hazreti Rasûlullah salla’llâhu aleyhi ve sellem, kâbir azabina karsi tedbir almak üzere, bize bu sûreyi çokça okumamizi tavsiye ediyor. Bakin ne buyuruyor:

"Kur’ân’da otuz âyetlik bir sûre vardir ki, bu bir adama sefâat etti; ve o nihayet bagislandi: o, Tebarekelleziy biyed’ihil mülk (sûresi)dir."

Abdullah b. Mes’ûd radiya’llahu anh bakin Rasûlullah aleyhi’s-selâm’in kabir haliyle ilgili uyarisini nasil naklediyor:

"Kisi kabre konulunca, azab melekleri ayaklari tarafindan gelir. Mülk sûresinin vazifelileri karsi çikar; benim yönümden size yol yoktur çünkü o hayatinda mülk sûresi okurdu, der. Sonra azab melekleri gögsü veya karni cihetinden gelir; gene meleklerin, benim cihetimden size yol yoktur, o Mülk sûresi okurdu, cevabiyla karsilasir. Daha sonra, basi istikâmetinden yaklasmak isterler azab melekleri; gene ayni güç ve ayni cevabla karsilasirlar. Mülk sûresi men edicidir. Kabir azabini men eder. Kim onu gece okursa, çok sevab kazanmis ve çok iyi bir is yapmis olur."
__________________
Neylesin can âlemde yok ise canan...

Konu azadeyim tarafından (03.02.2008 Saat 00:53 ) değiştirilmiştir..
eski 03.02.2008, 00:51 azadeyim isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #1
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:07 .