| Kabz ve bast halinde ne yapmalıyız? Hz Üstad r.aleyh Kastamonu Lahikasında, kabz ve bast ile sabır ve şükre alıştırıldığımızı şöyle anlatır:
" Ruhi elemler, sabra, mücadeleye alıştırmak için Rabbani bir kamçıdır.
Çünkü emniyyet ve ümitsizliğin vartasına düşmemek hikmetiyle,
havf ve reca muvazenesinde
sabır ve şükürde bulunmak için
kabz-bast haletleri celal ve cemal tecellisinden intibah ehline gelmesi,
ehl-i hakikatçe medar-ı terakki bir dustur-u meşhurdur." Bizler kabz halinde kıvranırken,
beklediği fırsatı eline geçiren nefsimizin,
isyana ve taate futura olan iştahını, İlahi emirlere uymakta sabır göstermede.. günahlara girmemek üzere sabır göstermede ve musibetlere karşı sabır göstermede istikamette olup,
kursağında bırakmalıyız. Ruhumuz bast ile lezzet aldığında ise, gurur ve ucb uçurumlarını hatırlayıp,
" İyiliği Allah'tan, kötülüğü ise nefsinden bil!"
"Zahmet rahatta, rahat zahmettedir."
diyerek şahlanmış cesaretimizle yeni ve taze çalışmalara aşkla şevkle teşebbüs ederek, hakiki şükrümüzü Rabbimize arz etmeliyiz.
Kalbimiz ne kabz halinden ne de bast halinden kabre girene dek kurtulacak değildir nasılsa.. |