Bayrak
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
21 Recep 1429
24 Temmuz 2008, Perşembe
Ayet
Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.
Hucurat-12
hadis
Kim ki yanında Müslüman kardeşinin gıybeti yapıldığı halde, gücü yeterken ona yardım etmezse, Allah onu dünya ve ahirette zelil kılar.
Camiu’s-Sağîr

GİrİŞ Yap

Kullanıcı ismi:
Şifreniz:

Beni hatırla

...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz? Hemen Üye Olun

Arama


Gelişmiş arama yap
Hak-dilaram Sözlük

Yürek Yangınları

Online Üye

Şuan Forumda: 28 (2 Kayıtlı ve 26 Misafir) bulunmaktadır.

Online  Ubeydetullah


Admin :: S.Mod :: Mod :: Yazarlar :: İmtiyazlı Üye
eee
Tekil Mesaj gösterimi
Hak-dilaram
Hakkperest
(Konuyu Başlatan)
 
Hak-dilaram - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.229


1 Albümü var
 
Teşekkür etti: 10.873
Teşekkür aldı: 4.485 konuda 21.322 kere
Blog-Yazıları: 2
Hak-dilaram - MSN üzeri Mesaj gönder
Silahla cihaddan maksad ve amaç, uhrevi saadetleri kazanmak, Müslümanların dünyadaki huzurlarını temin etmek, gayri İslami örf ve adetleri berteraf etmektir.
Bu amaç ve gayenin kalplerde esaslaşması nisbetinde Cihad meşru ve sevaplı olur. Gerek ilmen fikirle, gerek mal ile, gerek teknik ve silahla Cihad üstün olduğu kadar, mücahidlerde sair Müslüman tabakalarından üstünlük hakkını kazanmaktadırlar.

Cihaddan maksat, servetleri elde etmek, kanları heder etmek, toprağı ve ırkları korumak değildir. Allah yolunda Cihad, Allah Tealanın dininin yücelmesi için yapılan çeşitli hizmetler ve silahla cihaddır.

Cihad kelimesi, İslama nazarah bir binanın çatısı gibidir.

Binanın hiçbir cüzü çatısının dışında olmadığı gibi, İslami faaliyetlerden hiç biri cihadın şemsiyesi altından hariç olamaz.

Müslim ve Buharinin tahriç ettikleri bir hadiste Ebu Musa el Eş’ari hazretleri şöyle anlatmıştır.

Bir adam peygambere gelerek

“Ey Allahın Rasulu! Bir adam, ganimeti ele geçirmek için savaşır; Bir adam, şöhreti kazanmak için savaşır; bir adam, yerini görmek için yani riyaseti ele geçirmek için savaşır; bir adam kavim ve aşiretini korumak için savaşır. Bunlardan hangisi Allah yolundadır?” diye sordu.Bunun üzerine Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

“Kim, yalnız Allahın kelimesi yücelsin diye savaşırsa, işte o Allah yolundadır” diye cevap buyurdu.

Allah’ın kelimesinden murad, en geniş manasıyla , la ilahe illallah’tır.

Yani Allah’tan başka bütün tapınaklara tapınılmasını yok etmek, Allah’ın dininin nizamını kılmak, doğrusu İslam kelimesinin yücelmesidir. İşte bunun için halisane, fikren, ilmen, mal ile, silah ile savaşan, Allahın yolundadır, Bunun dışında bütün kavga, çarpışma ve çarpışmalar, hederdir, yani dinle alakası yoktur.

Şarttır cümlesinin cezau-ş-şartının fehuve= işte o, zamiriyle gelmesi, cihadın sebilillah = Allah yoluna tahsisi ifade etmektedir.

Binaenaleyh dünyevi herhangi bir gaye ile çarpışmak Cihad sayılmaz. Ve bu yolda çarpışanlar sevap kazanmaz. Fakat uhrevi bir gaye için mesela cehennemden kurtulmak için yahut cennet nimetlerini kazanmayı gaye edinerek Cihad eden sevap kazanır
Mücahit gayesi nisbetinde mahrum olur,veya sevap kazanır.

Bundan cihadın şartı dahi anlaşılmıştır. Cihadın şartı, İslam, erginlik=akıl buluğ, hürriyet, erkeklik, mazeretlerden –körlük topallık gibi-hali olmak ve Cihad masrafının temin edilmesinde iktidar olmak üzere beştir.

Kendilerinde bu beş şart mevcud olan, cihadla mükelleftir. Nitekim Allah teala Et-Tevbe suresinin:

“Allah ve O’nun Rasulune nasihat etmeleri şartıyla, zayıflara, hastalara,harçlık bulamayanlara (cihaddan geri kalmaktan dolayı) bir günah yoktur. İhsan ehline muaheze yoktur. Allah çok yarlıgayıcıdır, çok esirgeyicidir.” Mealindeki 91. ayeti kerimesinde, mazaret sahiplerinin, nasihat etmeleri şartıyla cihaddan geri kalmalarında vebal olmayacağı tasrih buyurmaktadır.

Allah ve O’nun rasulune nasihattan murad, memleketlerinde yalan haberler neşrine ve fitneye meydan vermemek, muharebeye giden mücahidlerin ailelerine karşı daima iyilik etmek, yani mücahidlerin geride bırakmış oldukları mallarını ve namuslarını korumak, iyallerinin işlerini görvermek, imanlarında ve amellerinde ihlası bırakmamak, Rasulullahi aleyhi ve sellemin sünnetine yani emr ve yasaklarına uymaktır.

Demek ıstılahi olan nasihat kelimesi Türkçemizdeki nasihat manasında değildir.
Çünkü ıstılahi nasihat: nasihat edilene, en geniş manayla her hayrı dilemektir. Bu suretle nasihat eden ihsana ehil olmuş olur. Dolayısıyla kendisinden gerek dünyadaki kınama ve gerekse ahretteki azap kalkmış olur.

OrhanGazi, ölüm yatağında yatan babasına 726 senesinde Koyunhisar kal’asının fethi müjdesini verirken, Osman Gazi oğluna bazı şeyleri tavsiye etmiş; onun için şayanı dikkat dört beytini buraya almayı münasip gördüm:

Asker ve mağrur olma
Şeriat bilginlerini uzaklaştırma
Üzüntü ve keyfin mayası şeriattır
Şeriata muhalif işe heves etme
Bizim amacımız Yaratıcı olan Allahın dinidir.
Mesleğimiz Allahın yolunda yürümektir.
Yoksa mücerred kavga yapmak, halkın huzurunu kaçırma değil
Aynı zamanda cihana hükümdar olmak davasıda amacımız değildir.

üstaz ismail bin mahfuz rahimehullah
__________________
İslam Su İnsan Balık; Suya Gir, Kurtul!

Buraya Baktınız mı? Tıklayın
eski 04.02.2008, 19:51 Hak-dilaram isimli Üyemiz şuan sistemimize bağlı değildir. (Offline)  
Alıntı ile Cevapla   #63
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 3 üye:
 


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:06 .