| Ayetlerin Lafzi Tahlili
(Essiyâmu): Lugatta savm kelimesi, herhangi bir seyden cekinmek, onu yapmamak ve terketmek anlamindadir. Râgib'a gore savm, yemek, konusmak ve yurumekten uzak durmak manasina dir.
Seriatta savm. fecr-i sadiktan gunes batincaya kadar niyet edersek yeme. icme ve cinsî munasebet yapmayi terketmektir. Orucun kemâli Ise. sariatin mahzurlu gordugunden kacinmak, haram kildigi seylerden de uzak durmaktir.
(Feiddetun): Râgib; «iddet kelimesi, sayilacak herhangi bir sey demektir. Mudessir suresinin 31. âyetinde de sayilacak sey manasinda kullanilmistir. Bu kelimenin bulundugu cumlenin icmali anla*mi sudur: «Bir kimse icin, Ramazan ayinda ozur-hastalik ve seferilik hali gibi ozrunden dolayi oruc tutamadigi gunler sayisinca, diger gunlerde tut*masi farzdir» [204] der.
Kurtubi ise, «Fa'let vezninde «add» kokunden tureyen iddet kelimesi, sayilacak sey anlamindadir» [205] demektedir.
(Uhare): Uhrâ'nin cogulu olan uhare kelimesi, digeri manasindadir.
(Yutîgûnehu): «Oruc tutmakta mesakkat ve zorluk cekenler.» «Lisanu'l Arap» kitabi yazari «Itakat kelimesi, bir seye guc yetir*menin en son siniri anlamindadir» [206] der.
(Fidyetun): Fidye kelimesi, bir kimsenin sahsi icin feda ettigi sey manasinadir. Seriatta ise. gucunun yetmedigi bir ibâdeti terk eden kimsenin, onun karsiligi olarak verdigi mala denir. Fidye, bazi yon*leriyle de kefaretlere benzer.
(Sehru): Ay demektir (Ramazâne): Râgib. bu kelimeyle ilgili olarak soyle der: «Ramazan kelimesi, «remd» kokunden turemistir. Gunesin yakici si*cakligi anlamindadir. Oruc ayina bu ismin verilmesi, atesin herhangi bir seyi yakip bitirmesi gibi, orucun da insanlarin gunahini yok ettigi icin*dir.» [207] Zemahserî ise; «Araplar, aylarin isimlerini yeni adlarla degistirdikleri zaman, her ayin ismini o ayin bulundugu mevsime uygun olarak koyar*lardi. Bu degisikligi yaptiklari sirada oruc, sicagin en siddetli mevsimi*ne rastgeldiginden ona Ramazan adini vermislerdir» [208] demektedir
(Akifune): I'tikâf kelimesi, bir yerde durup ayrilmamak manasinadir. «Onlar ise: Biz demislerdi. Musa bize donup gelinceye kinlar o (buzagi) ya (tapmakta) kaim ve daim olmaktan katiyyen ayrilmayacagiz» (Tâ, hâ: 91) âyetinde de bu anlamda gelmistir. Seriatta Itikaf; Allah (cc) icin ibâdet maksadiyla bir camide durmaya denir.
(Hudûdullâhi): Had kelimesinin cogulu olan hudud kelimesi, menetmek anlamindadir. Zeccâc; «Allah (cc), tayin ettigi siniri asip, tecavuz etmeyi menetmistir.» [210] der. [211] [204] Ragip el Isfahani - El-Mufredâlu'l - Kuran, S 325
[205] Kurtubi - age - C. 2. S. 261
[206] Lisanu'l Arab. Duk maddesi
[207] Ragip el Isfahani - age - S. 203
[208] Zemahseri - Kessaf Tefsiri - C. 1, S. 171. Ibn-i Cevzi - age C. 1, S 187 Mecmaul-Beyân C. 1. S. 275
[210] Zeccac - age -
[211] Muhammed Ali Sabuni, Ahkâm Tefsiri, Samil Yayinlari: 1/153-155. |