| Hakkperest (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.208
1 Albümü var
Teşekkür etti: 10.910
Teşekkür aldı: 4.459 konuda 21.127 kere
| İbnu Abbas radıyallahu anhumâ'dan mürsel olarak gelen bir rivayette Muâz bin Cebel radıyallahu anh:
"Kim kırk gün Allah'ın yasaklarından kurtulmuş olduğu halde Kur'an ve hadislerin emrine uygun amel ettiği, şübheden sakındığı halde helal yemekle amelini saflaştırırsa, hikmetin çeşmeleri kalbinden fışkırır, dili üzerinde akar." buyurmuştur.
Bu hadis-i şeriften faydalanmak için
a- Helal yemek,
b- Şübhelilerden sakınmak,
c- Kur'an'ın emrini yapmak ve yasaklarını terk etmek olmak üzere üç şart vardır.
Nitekim Ebû Zerr radıyallahu anh'tan gelen bir rivayette Rasûlullah Sallallâhu aleyhi ve sellem: "Kim iman için kalbini saflaştırmış ve kalbini her türlü şübheden sâlim kılmış- paklamış, dilini doğru ve dürüst tutmuş, ruhunu sukûnete erdirmiş, huyunu istikamet üzerinde bulundurmuş ve kulaklarını kabul edip dinleyici, gözlerini ibret almak için bakıcı kılmış ise, şüphesiz umduğuna ulaşmış, korktuğundan kurtulmuştur. Kulağa gelince, o hunidir = hak batıl sözleri birden dimağa ulaştırandır. Göz ise, kalbin bellemiş olduğu şeyler sebebiyle karargâh = sözleri sabitleştiren kütüktür. Ve şüphesiz kalbini İlâhî buyruklarına kab kılan, umduğuna ulaşmış, korktuğundan kurtulmakla felah bulmuştur." buyrulmuştur.
Yani İhlas: Menfaati veren, zararı veren, nimeti veren ve vermeyen, hidayet eden ve saptıranın, Allah'tan başkası olmadığına kesin hükümle şahadet etmekten ibaret Tevhîdin kalbde yerleşmesiyle beraber, azaları haram olan şeylerden, kalbi de bütün muhaliflerden temizlemektir.
Nitekim Zeyd bin Erkam'dan gelen bir rivayette Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellem :
"Kim kalbini, mahlukun övgülerinden ve kınamalarından arındırmış oludğu halde ' Lâ ilâhe İllallâh ' derse cennete girmiştir." buyurunca: "İhlası nedir?" diye soruldu; "Onu bütün haramlardan koruyup engellemendir." buyurdu.
Ebû Umâme'den bir rivayette bir adam Hazreti Rasûl-u Ekrem'den şöyle sordu: "Bir kimse hem dünyada nam kazansın, hem de cihad yapmaya devam etsin diye niyetlense hakkında ne buyurursunuz?"
Rasûlullah ona : "Hiçbir şey ona yoktur." buyurdu. Bunun üzerine o zat üç kere sorusunu tekrar etmiş; Rasûl-u Muhterem de her üç defasında da sükût etmiştir. Sonra cevaben: "Gerçekte Allah teâlâ Kendisi için hâlis olan amel ve bu amel sebebiyle rızası taleb edilenden başkasını asla kabul etmez." buyurdu. Yani Zât-ı Şerîfi'ne tahsîs edilen maksaddan başkasını reddeder. Zira cihadda bile yalnız ve yalnız Allah için olmayan, kabul edilmez. Binaenaleyh Allah gayretlidir, kulunun kalbinde gayrını kabul etmez, demektir.
Allah'ın rızası dışında kalan şöhret ve benzerleri dünyadır. Dünyanın menfaatlerinden hangi birisi olursa olsun, Allah'ın gazabının gelmesine sebeb olur. Onun için rızası dışında hareket edenlere lanet gelmiştir. İnsanı Allah'tan uzaklaştıracak her şey dünyadır. iktibas: Tek Çare sayfa: 85 - 88 Dilara Yayınları neşr |

09.02.2008, 15:55
| |
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 4 üye:
| |