8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
8 Ramazan 1429
08 Eylül 2008, Pazartesi
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Bakara-184
Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder.
Taberani
GİrİŞ Yap
Kullanıcı ismi:
Şifreniz:
Beni hatırla
...........................................
Şifrenizi mi unuttunuz
yoksa hâlâ üye değil misiniz?
Hemen Üye Olun
Arama
Konu gösterimi
Mesaj gösterimi
Gelişmiş arama yap
Online Üye
Şuan Forumda: 34 (10 Kayıtlı ve 24 Misafir) bulunmaktadır.
Online
Almula
,
beyza
,
DeRCan
,
dilerim
,
HamS
,
menekşe
,
ta-ha
Dagistan
,
monaroza
,
Konu
:
iLiM NASIL ÖĞRENiLİR?
Tekil Mesaj gösterimi
Hak-dilaram
Hademe
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.463
Teşekkür etti: 10.822
Teşekkür aldı: 4.718 konuda 23.429 kere
iLiM NASIL ÖĞRENiLİR?
Bir şeyin bir yere yerleşmesi için o yerin boş olması lazımdır. Su dolusu bir bardağın içine birşeyin girebilmesi için önceden bardağın sudan boşaltılmış olması lazımdır.
Böylece dimağın müdrike aynasının da, günlük zaruri ihtiyaçlar yani yemek, içmek, istirahat etmek ve ilmi suretlerden başka her türlü çalışmalardan boşalması gerekir. Binaenaleyh bir ilmi öğrenmek isteyen öğrenci;
1 -
'' Gerçekte kulak,göz,kalb bunların hepsi;tek tek herbiri sorulmaktadır,'' (el-isra suresi ayet 36) ayetini göz önünde bulundup yolda, çarşıda, pazarda, dolaştığı yerlerde suretlerin zihninde yer almamaları için sağa sola dikkatle bakmamak ve özellkle zamanımızın belesı televizyona, müstehcen neşriyata bakmamakla ilmi öğrenmeye çalışır.
Zira işitilen seslerin, bakılan cisimlerin suretleri müdrikenin aynasında yani yani dimağın alım şeridinde yerleşince, ilmi meselelere yer kalmaz; unutkanlık da bir çok seslerin dinlenmesi yahud cisimlere bakılmasından kaynaklanır.
2 -Bir ilmi öğrenmek isteyen öğrencinin; öğretmenini samimiyetle sevmesiyle, tevazu' ile kendisine zillet kanadını yere germesiyle ilmi öğrenmesi mümkündür; aksi takdirde ilmin öğrenilmesi zorlaşır. Bundan böyle hadis-i şerifte :
'' İlmi öğrenin insanlara öğretin. İlmi öğrenmek ve öğretmek için de vakarı sükunet içersinde her türlü hayali konuşmalardan zihni boşaltıp dingin olmayı öğrenin; size öğretene, öğretmesi esnasında tam tevazu'yla teslim olun.
Kendisine ilim öğrettiğiniz öğrenciye lutf'u merhametle tevazu' kanatlarını yere gerin, kucaklayın. Sakın ha! tepeden bakan, cebbar ulemadan olmayın; aksi takdirde ilminiz, cehaletinizden daha hafif gelecektir.''
diğer bir hadis-i şerifte:
''Her türlü hayali konuşmalardan ilmi boşaltıp dinginliği öğrenin. Sonra öğretmeninize söz ve harekette yumuşak davranmayı öğrenin, sonra öğretmeninizin size öğrettiği ilmi öğrenin, sonra da öğrendiğiniz ilimle amel etmeyi öğrenin, sonra öğrendiğiniz ilim ve ameli yayın.''
diye buyrulmaktadır.
3-
Bir ilmi öğrenmek isteyen öğrenci malayani konuşmakla vakit öldüren arkadaşları bırakması şartıyla
''tecrübeli ve hayırlı büyüklerle yahud zahirive batıni ilimleri birleştirenle düşüp kalkın. İlmi ile amel edenden dini sorun. İlim ve ameli birleştiren hukemayla buluşup görüşün.''
hadis-i şerifini göz önünde bulundurarak ilmin kazanılmasına vesile olan arkadaşla dşüp kalkmasıyla ilmi öğrenir. Bundan böyle İsa aleyhisselam havariyyunlara sık sık :
'Görülmesi size ahireti hatırlatan, konuşması ilminizi çoğaltan, ameli size ahireti isteten kimselerle düşüp kalkın'
diye tavsiye ederdi.
4-
Yemek, içmek lezzetlerini giyim kuşam süsünü bırakması şartıyla bir ilmi öğrenmek isteyen öğrencinin,
''Gerçek mü'minler onlardır ki söz dinlerler ve sözün en iyisine uyarlar...''
(ez-zümer suresi ayet 18) ayeti kerimesinde ve
''İyiden iyiye dinleyip bizden bir hadisi işiten, başkasına tebliğ ve talim için zabteden kimseyi Allah yeşertsin. Nİce fıkhı taşıyanlar vardır; kendilerinden daha iyi anlayan kimselere fıkhı taşırlar ve nice kimseler, iyiden iyiye anlamadıkları halde fıkhı taşımaktadır.''
hadis-i şerifinde buyurulduğu üzere iyiden iyiye öğretmeninin sözünü dinlemesi ve takririni zabtetmezi gerekir. Eserlerde:
''İlmi kitabla kaydedin.''
''Kur'an'ı ezberleyerek öğrendiğiniz gibi arabi ilimleri de ezberleyerek öğrenin.''
diye varid olduğu üzere ilmi zabtetmekte,
a - Yazıyla kaydetmek,
b - Temel meselelerden başlayıp metinleri ezberlemek,
c - müzakere etmek,
d - öğretmenin sükutu zamanında sözünü zihinde tekrarlamakla gerçekleşir.
Nitekim Hazreti Ömer, Ebu Musa-l-Eş'ari raduyallahu teala anhuma'ya yazdığı mektubta:
''Bundan sonra sünnette yani dinde iyiden iyiye anlayarak ilmi öğrenin;iyiden iyiye anlayarak arabi ilimleri öğrenin ve şivenizden Kur'an'ı arındırıp netleştirin, zira Kur'an halis arapçadır ve yemek içmekte lezzete, giyim kuşamda süse ehemmiyet vermeksizin kesin kararla dininizde sebat edin, çünkü siz Ma'd oğulları'sınız.'' diye buyurmuştur.
Ma'd oğulları İbrahim peygamberden kendilerine intikal eden dinde kesin kararla sebat ederlerdi, yemek içmekte lezzete, giyim kuşamda süse asla ehemmiyet vermezlerdi, demek istenilmektedir.
5-
Bir ilmi öğrenmek isteyen öğrenci kendinden aşağıda olan talebeleri tahkir etmemesi daha ileride olanları kıskanmaması şartıyla öğretmenin can-ı gönülden hizmetine koşması, ğıyabında şerefini korumasıyla ilmi öğrenebilir.
6-
Bir ilmi öğrenmek isteyen öğrencinin dini ilimleri takva sahibi, cemaatle namaz kılan, zikir ve ibadete ehemmiyet veren zevatlardan öğrenmesi gerekir. İmam İbnu Sirin rahimehullahu Teala sık sık talebelerine :
''Gerçekte bu ilim = ayet, hadis ve tefsirleri = dindir; sizden birisi dinini kimden öğrendiğine iyiden iyiye dikkat etsin.'' diye tavsiye ederdi. Yine Hazreti Ömer radıyallahu Teala anhu komutanlarına sık sık:
''Dinden iyiden iyiye anlayarak ilmi öğrenin. Gerçek şu ki kendisine hak gösterilen bir batıla tabi' olmakta hiçbir kimse özürlü sayılmaz. Aynı zamanda batıl gösterilen hiçbir hak ve gerçek asla terkedilemez. '' diye yazardı.
7-
Yoksa onlar yeryüzünde ibret almak için dolaşmadılar mı? Dolaşıp ibret alsalardı, onunla iyiden iyiye bilecek kalbleri, işitecek kulakları olacaktı. Gerçek şu ki gözler kör olmazlar, lakin göğüsteki kalblar kör olurlar.''
(el-hacc suresi ayet 36) ayeti kerimesinde işaret edildiği üzere eskiyi güzelce bilmeksizin gelen nesle yol göstermek muhaldir; ashab, tabiin, tebe'-i tabiini tanımaksızın İslamın güzelliğini görmek muhaldir; bundan böyle hayatta olan ulemanın memleketlerine kadar sefer edip ilimlerini almakla, ashab, tabiin ve tebe'i tabiinin menkıbelerini okuyarak yahud dinleyerek hayatlarından ibret almakla ilmin öğrenilmesi kolaylaşır.
''Cehennem bekçilerinin cehennemlilerden: ''Size hak ve gerçeği anlatan korkutucu peygamberler gelmedi mi ki?''diye sormaları üzerine cehenneme atılanlar:
''Teslim ve dinginlikle hak ve gerçeği dinleseydik yahud düşünseydik, cehennemliklerden olmazdık, derler.''
(el-mülk suresi ayet 10) ayet-i kerimesinde işaret edildiği üzere ilmiyle amel eden ulemaya değer vermemek, sözlerini dinlememek, onları eleştirmek, mucize ve kerametini inkar etmek, Mü'minin zihnini körleştirir, kalb gözünü karartır, faideli ilmin öğrenilmesini engeller. Hadis-i şerifte :
''Gözü kör olan kimse ama değildir; lakin ama basireti kör olan kimsedir.''
buyrulmaktadır.
Ali radıyallahu Teala anhu da ilmi tahsil edenlere sık sık:
''Dikkat edin! Şu ilimn birçok faziletleri vardır: İlmin başı, kendisinden ilim öğrenilen kimseye zillet kanadını yere germekle tevazu'dur. İlmin gözü, kıskançlıktan temizlenmektir. Kulağı iyiden iyiye dinleyip anlamaktır. Dili doğruluktur. Koruyucusu araştırmaktır. Kalbi güzel niyettir. Aklı farz ve vacip olan şeyleri ve yasakları tanıyıp bilmektir. Elleri rahm-u şefkattir. Ayakları ilmiyle amel eden alimleri ziyaret etmektir. Gayreti günahtan paklıktır. Hikmeti takvadır. Karargahı vakarla kurtuluştur. Sürücüsü, sıhhat ve afiyettir. Bineği vakarla dinginliktir. Silahı yumuşak söz söylemektir. Kılıcı razı olmaktır. Yayı hoşgörmek, hoşgörülmektir. Askerleri ilmiyle gereğince amel eden alimlerle beraberliktir. Sermayesi edebdir. Azığı barınağı, hududunu korumaktır. Yol göstericisi hidayettir. Arkadaşı iyilerle buluşup görüşmektir.'' diye tavsiye ederdi...
üstaz fakih İsmail Çetin rahimehullah, Dilara yayınları 'Gencim Nereye'
neşr
__________________
İslam
Su
İnsan
Balık
;
Suya
Gir
,
Kurtul
!
Buraya Baktınız mı? Tıklayın
09.02.2008, 18:16
#
1
Hak-dilaram isimli üye'ye teşekkür eden 15 üye:
#cahid#
,
dilara92
,
dilaram
,
dilerim
,
diyarbekrî
,
Ergul
,
hafsa
,
HamS
,
koylu
,
monaroza
,
mustafa
,
nesimi
,
semire
Hak-dilaram
Açık Profil bilgileri
Hak-dilaram - Özel Mesaj gönder
Hak-dilaram´nin Web Sitesini ziyaret edin
Hak-dilaram - Daha fazla Mesajını bul
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat:
00:53
.
-- Deutsch (Sie)
-- Türkçe
İletişim
-
Hak-dilaram
-
Arşiv
-
Yukarı git
Powered by: vBulletin Version 3.7.2 (Türkçe)
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bazaar Desings
Page generated in
0,26293
seconds with
14
queries