| Hakkperest (Konuyu Başlatan)
Üyelik tarihi: 27.08.2006
Mesajlar: 5.173
1 Albümü var
Teşekkür etti: 10.845
Teşekkür aldı: 4.411 konuda 20.720 kere
| ALLAH TEALA’NIN SIFATLARININ ALAKADARLIĞI Mahluka ilgi ve alakadarlık bakımından Allah Teala’nın sıfatları dört kısımdır: 1-Vacib’e, mümküne ve muhal olanlara alakadar sıfatlar; ilim ve kelam’dır. Mesela İlmullah’ın Vacib’e, Kendi Zatı’nı bilmesidir. Mümkün’e bağlılığı, tesir etmeksizin eşyayı hakikati üzere bilmesidir. Muhal olana bağlılığı, muhalin muhal oluşunu bilmesidir. Hasılı İlmi ; tesbit bakımından Vacib’e, mümküne ve müstahile alakadardır. Kelam sıfatı ise, delil, beyan, emr, nehiy bakımından bütün eşyaya alakadardır. Bu cihetle Allah Teala’nın kelamı, Vacib’den, mümkünden ve müstahilden haber vermektedir. 2- İrade ve Kudret sıfatı, sadece mümküne alakadardır. Yani İrade ve Kudretin, Vacib ve müstahile alakadarlığı söz konusu değildir. Evvelden izah ettiğimiz gibi İrade ; tesir cihetiyle bir şeyi mesela maddeyi, bir şeye mesela icad ve idamdan birine, tercihen tahsis etmesi... Kudret ; bilmubaşere İradeyi fiile geçirmesi, yani halk etmesinden ibarettir. Vacib’in idamı, müstahilin icadı muhal olduğundan, bu iki sıfat , Vacib ve muhala bağlanmaz. Çünkü Vacib ‘in idamı, bekasını engellemekle Vacib’i vaciblikten çıkarması bakımından muhaldır. Böylece varlığı muhal olanı var etmesi de muhaldır. Çünkü bu takdirde yokluk ve varlık gibi iki zıddın aynı anda bulunması gerekir. Her akıl sahibi bunu idrak eder. Binaenaleyh İrade ve Kudretin mümkünden başkasına bağlanmaması, acizlik ve noksanlıktan değildir; o şey, acizlik ve noksanlıktan değildir; o şeyin tabiatindendir. İşte burada şeytanlar, mü’minlerin imanını sarsmak için şöyle soruyorlar: ”Allah Teala benzerini yaratabilir mi?.. Tabii ki bunda mü’mini şaşırtır. Mü’min “yaratamaz” dese; “o zaman acizdir” der. ”Yaratabilir” dese; “o zaman ona değil buna inanırım” der. Hasılı bundan, acizlik sıfatını Allah’a isnad etmeyi kastederler. Daha ileri giden mülhidler: ”Allah kaldıramayacağı kadar bir taşı yaratabilir mi?” diye sorarlar. İşte hezeyan!... Bu beyinsizler, İrade ve Kudret sıfatlarının tabiatlerini idrak edemediklerinden dolayı böyle sorarlar. Eğer küçük bir çocuk bunu sorarsa: ”Allah Teala her şeye kadirdir, amma Allah Teala’nın ortağı yoktur. Muhal, bir şey değildir ki yaratsın.” dersin. Şayet akıl sahibi bir şeytan sorarsa ona da, kendisinin Vacib-ul Vücud’un ve müstahilin manasını bilmediğini; zıdların bir araya gelmesini iddia ettiğini ve cehaletini bildirirsin. Mesela şöyle sorabilirsin:” Şimdi benim, senin karşında olduğum halde görülmemem mümkün mü, değil mi?” Tabii ki bu sorunun cevabında şaşar. Yada İrade ve Kudretin tabiatini itiraf eder. 3- Üçüncü kısım, Semii ve Basar sıfatlarının, sadece mevcud olana bağlı olmalarıdır; İster o mevcud Vacib olsun ve ister mümkün olsun... İrade ve Kudret hakkında şeytanların sorusu, burada da olabilir. Ancak mühim olan, sıfatların tabiatini bilmek; Vacib ve mümkünün manalarını idrak etmektir. Semi’ ve Basar sıfatlarının, ma’dum yani hiç olana bağlanışı, tabiatinden değildir. Şu kadar ki, mevcud olabileceğe bağlılığı mümkündür. Mesela şerik-i barinin görülmesi mümkün değildir. Amma kainatın, olmadan önce de görülmesi mümkün olabilir. Fakat hiçbir akıllı;” mevcud olmayan bir gülü gördüm, görürüm, kokusunu işitirim, tadını alırım” diye iddia edemez . 4- Hayat sıfatı ise, hiçbir şeye bağlı değildir .Mahlukun hayatına benzemez, sadece Kendisi’ne mahsus bir sıfattır; Zat’ıyla kaimdir. EHLİ SÜNNETİN NAZARI İ’TİKADIN ÖLÇÜSÜDÜR Dilara Yayınları üstaz Fakih Şeyh İsmail Çetin rahimehullah |