İ'lem Eyyühel - Aziz! ( Ey Aziz Kardeşim Bil Ki!)
Bâzı duâlar icâbete iktiran etmez, diye iddiada bulunma. Çünki dua bir ibâdettir.
İbâdetin semeresi âhirette görünür.
Dünyevî maksadlar ise, namaz vakitleri gibi, duâlar ibâdeti için birer vakittirler.
Duâların semeresi değillerdir.
Meselâ; Şemsin tutluması küsuf namazına, yağmursuzluk yağmur namazına birer vakittir. Ve keza, zâlimlerin tasllutu ve belâların nüzulü, bâzı hususî duâlara vakittir.
Bu vakitler bâki kaldıkça, o namazlar, o duâlar yapılır.
Eğer bu vakitlerde dünyevî maksadlar hâsıl olursa, zâten nurun alâ nur.
Ve illâ, icabet duâya iktiran etmedi, diyemezsin.
Ancak, henüz vakit inkıza etmemiş, duaya devâm lâzımdır, diyebilirsin. Çünki o maksadlar duâların mukaddemesidir, neticesi değillerdir.
Cenâb-ı Hakkın duâların icâbetine vaadetmesi ise, icâbet ayn-ı kabul değildir. Yâni, icâbet kabulü istilzam etmez. Duâya her halde cevap verirlir. Cevapsız bırakılmaz.
Matluba olan is'af ise, Mucibin hikmetine tâbidir.
Meselâ; Doktoru çağırdığın zaman, her halde : "Ne istersin" diye cevap verir.
Fakat : "Bu yemeği veya bu ilâcı bana ver" dediğin vakit, bâzan verir, bazan hastalığına, mizacına mülâyim olmadığından vermez. Adem-i kabul esbabından biri de, duâyı ibâdet kusdiyle yapmayıp, matlbun tahsiline tahsis ettiğinden aksülâmel olur. O duâ ibâdetinde ihlâs kırılır, makbul olmaz.
__________________
"...Ve Ancak Rabbine Rağbet Et "
"aşk yazılmamış olsa bile adımın üzerine
adımı aşkın üzerine kendim yazarım."
İsmet Özel |